İZ BIRAKANLAR OSMAN ATTİLA – Kocatepe Gazetesi

İZ BIRAKANLAR OSMAN ATTİLA – Kocatepe Gazetesi

Hasan Özpunar 20 Nisan 2011 Çarşamba 03:00:00
  Edebiyat dünyamızda Memleket Şairi olarak bilinen Osman Attila, 1922 yılında Afyonkarahisar’da doğdu. Babası 1. Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi’nde savaşmış ve savaş dönüşü cam, teneke işleriyle uğraşan Cafer Çavuş, annesi Yolpazoğlu Hacı Mehmet Efendi’nin kızı Emine Hanım’dır.
Çocukluk yaşlarında iken babası Cafer Çavuş’un vefatı ile annesi ve 3 kardeşi yalnız başına kaldı. Anne Emine Hanım, geçim sıkıntısı çekmelerine rağmen kendi ailesinin desteği ve büyük oğlu Celal’in çalışması ile diğer çocuklarını okutmaya gayret etti. Attila, çocukluk yıllarına özlemini yıllar sonra şöyle dile getirir;
‘’Ak sakallı, yeşil sarıklı dedem,
Ellerimi yıllar var ki bıraktı,
Ne testim var artık, ne kuşlara yem,
Bu gece şadırvan içime aktı.
Osman Attila ilköğrenimini İmaret Camii’nin arkasındaki meydanda bulunan ve 1950 yılında yıkılan Gedik Ahmet Paşa Mektebi’nde gördü. Orta ve Lise öğrenimine Afyon Lisesi’nde devam etti.
Şairlik hevesi bu yıllarda ortaya çıkmış olsa da aslında baba tarafından da eski halk şairlerimizden ‘’Harabati’’ mahlaslı Deli Bekir ile akrabalık bağı bulunmaktadır. Bu yönüyle şairliği ırsi sayılabilir.
Okula devam ettiği yıllarda ağabeyi Celal, Afyonkarahisar’da yayınlanan ‘’Haber’’ gazetesinin başmürettipliğini yapmaktadır. Ağabeyinin yanında matbaada harfleri dizer, gazete ve dergi mizanpajı, dizgisi, baskısı gibi aşamalarla yakından ilgilenir ve bilgi sahibi olur. Bu bilgisi sayesinde ileriki yıllarda bir matbaanın müdür yardımcılığını yapar. Bir yazısında şöyle der,
‘’Bugüne kadar, hayatımın gereği olarak, ekmek paramı gözlerimle kazanmaya çalıştım. İlkokul sıralarından şu satırların yazıldığı dakikaya kadar geçen ömrüm; matbaaların irili ufaklı hurufatı, iğneyle kuyu kazarcasına beyaz kağıt üstünde göz nuru dökmekle sürüp geldi. Gözlerimi mesleğim zayıflattı.’’( Kocatepe Gazetesi,11 Şubat 1970)
Basın yayına ilgisi sayesinde okul kendi çabası ile okulun duvar gazetelerini hazırlar.
Bilinenin aksine basında yayınlanan ilk yazısı 1934 yılında Afyonkarahisar folkloru ile ilgili bir inceleme yazısıdır. Bu yazısını yine ilimizde yayınlanan ‘’Son Posta’’ gazetesindeki düzenli yazıları ve Afyon Halkevi’nin yayın organı ‘’Taşpınar’’ dergisinde ki yazıları takip eder.
İçindeki yazma aşkı ortaya çıkan Osman Attila yalnızca Afyonkarahisar’da ki gazete ve dergilerle sınırlı kalmaz; O günlerde Ankara’da ünlü şairimiz Ahmet Kutsi Tecer’in yayınladığı ‘’Ülkü’’, Hıfzı Oğuz Bekata’nın çıkardığı ‘’Çığır’’, Yücel, Bozkurt, Görüşler gibi çeşitli dergilerde de makale ve şiirlerini yayınlanmaya başlar. Aynı zamanda Sivas’ta yayınlanan Ülke gazetesi, Yayla ve Dört Eylül dergilerinde de şiirleri görülür.
1930’lu yılların sonlarına gelindiğinde Osman Attila, Afyon Halkevi’nin yayın ko-lunda çalışmakta ve Taşpınar Dergisi’ni yayınlamaktadır.
1939 yılında Ankara’ya giderek Zirai Kombina’larda memuriyete başlar. Bu vesile ile edebi çevresi daha da genişler. Sohbeti ile beğenilen ve aranan genç bir şairdir artık.
Bir süre bu görevde çalıştıktan sonra Maden Tetkik Arama Enstitüsü’ne geçer. O günlerde şair Ahmet Kutsi Tecer, Ülkü Dergisi’ne müdür olunca Attila’yı da yardımcı olarak yanına alır.
Askerlik sonrası tekrar Afyonkarahisar’a dönen Attila, Taşpınar Dergisi’nin yayın ve yönetimi ile ilgilenir.
İlk eserini bu yıllarda 1945’te yayınlar. “İnaz Köyü Eğitmeni Hasan Koçak’ın Türküsü’’ isimli bu eserinde o yıllarda öğretmenlik yaptığı bu köyde muhtarın yanlış uygulamalarına karşı çıkması sebebiyle muhtarın yeğenince öldürülen Eğitmen Hasan Koçak anlatılır.
1946 yılında Tarım Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü’nde çalışmaya başlar. Daha sonra Bakanlığın Yayın Müdürlüğü’ne geçer. Sonrasında Ankara Üniversitesi Basımevi Müdür Yardımcılığını yapar.
1965 yılında siyasete atılır ve Adalet Partisi’nden Afyonkarahisar Milletvekili olarak meclise girer. Görev yaptığı 1965-1969 arasında Afyonkarahisar’da Kız Öğretmen Okulu, Ziraat Okulu, Kütüphane Binasının yapımı,TMO binası yapımı gibi konularla ilgilenir yapılmalarını sağlar. Amacı Afyonkarahisar’a yeni eğitim kurumları kazandırmaktır. Kooperatifçilik Kanunu’nun çıkartılması için büyük gayret gösterir.
Milletvekilliği sona erince Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı Basın Müşavirliği görevine getirilir. 1970-1976 yılları arasında bu görevde çalıştıktan sonra Kültür Bakanlığı Basın Müşavirliği’ne tayin edilir.
Bakanlıktaki bürosu o yıllarda Ankara’ya gelen Afyonkarahisar’lıların uğrak mekanıdır. Bir çok kurumdaki tanıdıkları vasıtasıyla gelen her hemşehrisine yardımcı olmaya çalışır.
İlk eşiyle 6 yıl süren evliliği boşanmayla sonuçlanır. Yakın dostlarına söylediğine göre artık evlenmeyi düşünmemektedir. Uzun yıllar bekar yaşar. Ahmet Kutsi Tecer’in bekar odasında yalnız yaşayan bir kişinin ölümünü anlattığı şiiriyle hüzünlenir. 1972 yılında 50 yaşında iken Bursa’da tanıştığı Şadiye Görme adlı hanım’la evlenir. Şair dostları takılır ‘’şiirlerini yengemize yazıyorsun‘’ derler.
‘’Can canayız, yan yanayız,
Ayırmasın Tanrı bizi,
Yıldızız, güneşiz, ayız,
Kıskanırlar ikimizi.’’
Dizeleriyle cevap verir.
Kitaplığında ki 5000 civarında kitabı 30 Aralık 1975’te Gedikahmet Paşa İl Halk Kütüphanesi’ne bağışlar. Behçet Kemal Çağlar, Peyami Safa, Ahmet Kutsi Tecer, Reşat Ekrem Koçu, Cahit Sıtkı ve daha pek çok şair ve yazarın Attila’ya imzaladığı kitaplar, kütüphanede adına düzenlenen bir odada herkesin okumasına açılır.
Burada yaptığı konuşmada şöyle der;
‘’Gedik Ahmet Paşa’nın ölümsüz adını taşıyan okulunda okudum, bahçesinde hayal dolaştım. Kütüphanesinde feyz aldım. Gelecek kuşakların faydalanması için düşündüm; bütün kitaplığımı 500 yıllık geçmişi olan buraya emanet etmeye karar verdim.’’
O günlerde birkaç kez yüksek tansiyon sebebiyle kriz geçirir. Bir seferinde asıl mesleği doktorluk olan Sanayi Bakanı müdahale eder. Sarılık teşhisiyle yatırıldığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 20 Nisan 1978 günü vefat eder. Cenazesi Afyonkarahisar’da defnedilir. Artık;
‘’Belki çoğunuz beni Ankara’lar da sanır,
Afyon’da bir dam çökse yüreğim parçalanır’’
Mısralarının şairi memleketine kavuşmuştur.
Osman Attila bir memleket şairidir. Doğup büyüdüğü şehrin dışında yurdun gittiği gördüğü pek çok köşesi hakkında şiirler yazar. Bir derleme olan Memleket Şiirleri isimli kitabında böyle yazılmış birçok şiiri vardır. Şiirlerinde yaşayan Türkçe’nin en güzel örneklerini bulmak mümkündür. Halk dilinde var olan birçok kelime ve deyime şiirlerinde rastlanabilir.
Milli duyguları çok kuvvetlidir. Özellikle aşağıda verdiğimiz şiiri Onun bu yönünü anlatmaya yeter.
DUMLUPINAR’DA ŞEHÎT
ASKER’ İN MEZARI BAŞINDA
Bu kabarmış toprağa yüzünü sür, kucakla,
Elbette bağı vardır “olmuş”un “olacak”la.
***
Dudağa değer gibi şimdi alnı her erin,
Bu havada ruhları dolaşır şehitlerin.
***
Biz, bu kutsî havanın içinde var olmuşuz,
Biz, bununla yoğrulmuş, biz bununla dolmuşuz.
***
Zamanın kahramanlar gelebilir hakkından,
Bize sesler geliyor uzaklardan, yakından.
***
Duyuldu mu bir kere “-Haydin silâh başına!”
Yeniden girişiriz istiklâl savaşına
***
Ödü varsa düşmanın, meydan açık, hazırız:
Bu toprakta biz doğduk, biz yaşadık, biz varız!
***
Kından sıyrılmış kılıç, top ağzında mermiyiz,
Dumlu çocuklarıyız, hiç yoldan döner miyiz?!
***
Söz verip baş koymuşuz: İstiklâl bize haktır,
Buna göz diken düşman çıksın, kahrolacaktır!..
***
Sâdece döğünmedik “Vatan! İstiklâl!” diye,
Sakarya boylarından çıktık Kocatepe’ye;
***
Bu yol ki hürriyetin, kurtuluşun yoludur,
Zincirsiz yaşamanın tek çıkar yolu budur,
***
Bir daha nikaylıydık sevgili hürriyete;
Kahramanlık Tanrı’dan vergidir bu millete
***
Bir damla asîl kanda bir mucize saklıdır,
Bu topraklar Türklüğe inanmakta haklıdır.
***
Akdeniz’e tank gibi koştu bütün kağnılar,
Ey sevgili istiklâl, ey güzel Dumlupınar!
***
Elbet yiğit olanlar lâyık böyle toprağa;
Selâm şanlı orduya, selâm şanlı bayrağa,
***
Selâm ey Başkumandan, Mustafa Kemal selâm; Emânetin yaşıyor, güven, imânımız tam:
***
Omuzlarımız hisar, başlarımız burç yurda,
Can vermeğe and içtik hepimiz tek uğurda!..
***
Bir târihten gelinir, bir târihe gidilir;
Yaşamak istiyenler savaşmasını bilir.
Şiir Kitapları
İnaz Köyü Eğitmeni Hasan Koçak’ın Türküsü (1945)
Sabahleyin (1950)
Güpegündüz (1956)
Baştanbaşa (1959)
Gözlerimin Söylettiği (1975)
Antolojileri
Memleket Şiirleri (1950)
Afyon Karahisar Türküleri (1957)
Türk Kahramanlık Şiirleri (1967)
Atatürk ve Büyük Zafer (1972
Osman Attila’nın daha önceden yayınlanan ve şimdilerde bulunmayan kitaplarından bazıları geçtiğimiz yıllarda yeniden basıldı. Memleket Şiirleri Antolojisi ve Gözlerimin Söylettiği bu kitaplardan bir kaçı. Yine Onun hakkında en son yayınlanan eserlerden birisi de Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Abdullah Şengül tarafından hazırlanan ‘’Kerpiç Evin Şairi Osman Attila’’ isimli kitap. Osman Attila’nın hayatı, şiirleri ve şiir incelemelerini içeren kitap Onun hakkında bugüne kadar yazılmış en kapsamlı eser.
Kaynaklar
1-Karınca Dergisi -1978
2-Abdullah Şengül ‘’ Kerpiç Evin Şairi Osman Attila’’.Alp Yayınevi 2008

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi