Himmet Kasal
Himmet  Kasal
H.kasal@kocatepegazetesi.com
İSLAM RÖNESANSI VE 15 TEMMUZ
  • 0
  • 75
  • 14 Temmuz 2020 Salı
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Kendilerini İslam’a hizmet ediyoruz diye tanıtan ve kırk yıl boyunca bütün iktidarlardan korunma gören Fetullah Gülen ve onun hamiliğini yapan Amerika’nın ülkemiz üzerine oynadığı zalimane hareketin üzerinden tam 4 yıl geçmiştir.
Vatikan hayranlığı dile getiren, gözyaşları arasında gerçek niyetini kamufle eden, gizli kabalist bir yapılanma ile ülkenin Savunma, Emniyet, İçişleri, Dışişleri birimlerinde gücünü artıran bu teşkilatlanma nasıl olabilmiştir?
Türk Devlet geleneği kendisini koruyacak argümanlara daima sahip olmuştur. Binlerce yıllık tarihimizde onlarca yıllık deneyimimizde bunu gözlemleyebiliyoruz. Ne zaman Devletimiz tehlikeye düşse onun yerine daha güçlüsü ile devam etmişizdir. Selçuklu’nun hemen akabinde Osmanlı’nın kuruluşunda olduğu gibi…
15 Temmuz’da da Fitnecilerin kurdukları tuzak kendi başlarına patlamıştır. Yaptıkları zamanlama hataları, diğer yanlışlıkları bir kez daha ayaklarına dolanmış Devlet geleneğine sahip milletimizin sağduyusu devreye girerek bu kanlı saldırının önüne geçilmiştir.
Bir milletin askerine, polisine, meclisine kendi sivil vatandaşına devletin tankıyla, helikopteriyle saldıracak kadar mankurtlaştırılan bu gözü dönmüşler elbette hak ettikleri cezaları bulacaklardır.
Binlerce yaralımız, yüzlerce şehidimiz olmuştur. Canını siper eden başta Ömer Halisdemir olmak üzere bütün şehitlerimize rahmet, gazilerimize şükranlarımızı sunarız.
Netekim (Kenan Evren) Paşa’nın 12 Eylül Darbesinde sağ-sol-milliyetçi-dini taraflara dokunulup her birine eziyet yapılmışken Fetullah Gülen’e dokunulmaması oldukça manidardır.
Arı-Duru Güzel dinimiz ve ananelerimiz dururken bunlardan koparılma ve hassasiyetlerimizin azalması başımıza türlü belalar getirmiş ve getirmektedir.
İşte kendini çok uzun süre gizleyebilen bu hain yapı bir taraftan da insanların zaafları üzerine çalışırmış. İnsan başarılıysa zaafı üzerinden tehdit edilerek bu masonik zihniyete hizmet ettirildiğini 15 Temmuz davalarındaki ifadelerde anlıyoruz.
Zaafı olanı bir yakaladı mı; artık o, millete değil Fetö’ye hizmet eder hale gelir. Alt kanattan devşirmeye hazırladıkları kimselerde bunun bir HİZMET olduğunu yayar ve yaydırırlardı. Ne hazindir ki; bu hareket bütün iktidarlardan himaye görür halde büyüdükçe büyüdü ve nihayetinde canavarlaştı. Cefasını alttakiler çekti.
Millet düşmanlarının ihanetleri hiç bitmez. Dün o oyunu oynayanlar, bugün de başka oyunlar peşindedir.
Devletin bekası, milletin güçlülüğüyle, milletin güçlülüğü de ailenin güçlülüğüyle birebir ilgilidir. Türk-Aile yapısına büyük zararlar vererek İSTANBUL Sözleşmesi de yürürlükten kaldırılmayı bekleyen ağır bir yüktür.
15 Temmuz Barış ve özgürlük hareketinin, başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere Devletimiz nezdinde İslam Rönesansına kapı aralaması umut edilir.
İslam Rönesansını yönetebilecek tek devlet Türkiye Cumhuriyetidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM