İNSANLIĞI  KURTARANLAR

İNSANLIĞI KURTARANLAR

Sağlık her şeyin başında gelir. İnsanlık varoluşundan beri sağlık için araştırmalar yapmış, çareler aramıştır. Bugün birçok hastalıklardan korunuyorsak bunu bilim adamlarına borçluyuz. Şu anda yaşadığımız pandemi ile bu hayat kurtaran kahramanları tanıyıp hatırlayarak onlara saygılarımızı sunalım.
1- Antibiyotik çağı bir rastlantıyla başlamıştı. İngiliz bakteriyolog Alexander Fleming tatile çıkarken laboratuarında stafilokoklu bir bakteri kültürü unutur ve tatilden döndüğünde bakteri kültürü üzerinde bir penisilin küf mantarının yayıldığını ve mantar etrafındaki tüm bakterilerin ölmüş olduğunu görür. Fleming böylece ilk etkili penisilini yani antibiyotiği bulmuş oldu. Fleming’in deney tüpünde büyüyen küf mantarları elli yıl kadar önce dondurularak, kurutularak varlıkları günümüze kadar korumuştur. Bilim adamları Fleming’in mantarlarını hayata döndürdüler. Bu mantarları daha dayanıklı ve daha etkili antibiyotik bulma çalışmalarında kullanılmaya devam ediyorlar.
2- Hastalıkların mikroplardan kaynaklandığını araştırma ve denemeleriyle bulan ünlü bilim adamı Louis Pasteur’dur. Şarbon ve mayalanma ve diğer çalışmalarıyla insanlığa büyük hizmetleri olan milyonların hayatını kurtaran bu bilim insanını ölüm yıldönümünde saygıyla anıyoruz. Fransa’nın bir dağ köyünde doğan Louis dokuz yaşında çalıştığı demirci dükkanı sahibinin kuduz hastalığına yakalanıp ölmesini ömür boyunca unutamamıştır. 1822 yılında doğan Pasteur ilk gençlik yıllarında resim yeteneğini gözler önüne serdi. Ancak Pasteur’un ilgisi başka yerlerdeydi. Canlı organizmaları, mayalanmayı, fermentasyon olaylarını merak ediyordu. Alkol üretiminde mayalanma rolü üzerinde çalışmalar yaptı. Ateşli enfeksyonların gelişimini mayalanma ve bozulma ile benzerlik gösterdiğini ispatladı. Bu sürede canlı organizmalar ve mikropların varlığını düşünmeye başlamıştı. Pasteur kolera hastalığı için tavuklara az miktarda kolera bakterileri enjekte ederek bu hastalığı tedavi etti. Bütün enfeksyonlarda ve bulaşı hastalıklarda mikrop metodunu uyguladı. Pasteur bugün dünyada milyonlarca insanı kurtaran bir bilim adamıdır. Şarbon ve kolera gibi hastalıkların aşılama ve vücuda girmesini önlemesi(koruma) ile önlenebileceğini ispatladı. Bugün bağışık kazanmanın yani aşılamanın enfeksiyon hastalıkların korunduğu bilinmektedir. Şimdi önünde ölümcül kuduz hastalığı vardır. Kuduz belirtileri görüldükten sonra kurtulunması imkansız feci ölümle sonuçlanan lanet bir hastalıktı.
Pasteur yıldan yıla genişleyen ekibiyle kuduz aşısını önce hayvanlarda sonra insanlarda denedi. İlk hastası bir erkek çocuğuydu. Demirci ustasının feci ölümünü unutamıyordu. Aşı etkili olmuş çocuk kurtulmuştu. Bu başarısından sonra korkunç veba hastalığı, tifüs ve çocuk felci gibi birçok ölümcül hastalıklar için aşılar geliştirdi. Kısaca hastalıkların nedeninin şeytanlar olmadığını çözümün bilimde olduğu anlaşıldı. Pasteur bulduğu aşıları hastalara ücretsiz dağıtıyordu. Bu davranışından dolayı aynı zamanda bir halk kahramanı oldu.
Pasteur laboratuarın ağır koşullarında pis kokuların içinde çalıştığında sağlığını yitirdi. Çok çalışmasının sonucunda sol tarafını hayatı boyunca hiç kullanamadı. Buna rağmen çalışmalarının hızı hiç kesilmedi. Louis Pasteur 1895 yılında hayata gözlerini yumdu. Öldüğünde halk cenazeye akın etti. Gözyaşı döktü. Halk ona karşı vefasını göstermek için eşi benzeri olmayan bağışlarla Pasteur Enstitüsü kurulmasına katkıda bulundular. Bu enstitü bugün bile halk sağlığına büyük katkılar sunmaktadır.
Şimdide korona için bir aşı bulunmasını heyecanla bekliyoruz.
Bilim insanlığın ortak malıdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi