İLİM TAHSİL ETMEK HER MÜSLÜMAN ERKEK VE KADINA FARZDIR

İLİM TAHSİL ETMEK HER MÜSLÜMAN ERKEK VE KADINA FARZDIR

Muharrem Günay 12 Temmuz 2010 Pazartesi 03:00:00
  İgra ’bismirabbikellezîhalag* Halegal insâne min alag*İ gra’ verabbükelekremüllezîallemebilgalem* allemelinsâne mâlemya’lem*
İslâm dini ilme, okumaya ve bilgiye büyük önem vermiştir. Hz Peygamber (sas)’e inen ilk vahiyde okumaktan, kalemden, eğitim ve öğretimden bahsedilir: “Oku, Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir alakadan yarattı Oku! İnsana kalemle yazı yazmayı öğretip ona bilmediklerin öğrenen Rabbin sonsuz lütûf sahibidir” (el-Alak, 96/1-5)
Bu ayetler, Kur’an-ı Kerim’in ilk nazil olan ayetleridir. Peygamberimiz Hira mağarasında iken nazil olmuştur. Peygamberimiz, kendisine Peygamberlik verilmeden önce Mekke’de bulunan Nur dağındaki Hira mağarasına gider, orada günlerce kalırdı. Peygamberimiz burada hem kendi varlığı hakkında hem de her çeşit değer ölçülerini yitirmiş olan ve sosyal yönden çok kötü durumda bulunan o günkü toplumun, bu durumdan nasıl kurtulacağı hakkında düşünürdü. İşte bir gün Peygamberimiz Hira mağarasında düşünceye daldığı sırada Cebrâil aleyhi’s-selam gelerek kendisine bu ayetleri getirmiş ve Peygamber olarak görevlendirilmiş olduğu müjdelemişti. İbn Kesir Tefsirinde bu ayetlerle ilgili olarak şöyle diyor: “Kur’an-ı Kerim’den ilk nazil olan bu mübarek âyetlerdir. Bunlar, Allah’ın biz kullarına ilk rahmeti ve ihsan ettiği ilk nimetidir.”(Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azîm, İbni Kesir, c. 4, s. 528.)
Bu âyetler “Oku” diye başlıyor, “Oku” emri Allah’ın biz kullarına ilk emridir. Âyet-i Kerime’de okuma emredilirken neyin okunacağı belirtilmemiştir. Kişinin kendisi, içinde yaşadığı toplum, hatta insanlık için yararlı olacak bütün ilimlerin okunup öğrenilmesi bu emrin kapsamı içindedir.
Ancak okumaya başlarken, Allah’ın adını anarak O’ndan yardım dileyerek başlanılması emrediliyor. Besmele, her işimizin başında bir anahtar görevi görür. “Bismillâhi’r-Rahmani’r-Rahim” demeden, Allah’ın adını anmadan başlanılan her hangi bir işte başarıya erişilemeyeceği Peygamberimiz tarafından bildirilmiştir. Onun için okumaya bizi yaratan Allah’ın adı ile başlamak gerekir.
Okumak, bizi yaratan Rabbimizin adıyla okumak, aynı zamanda Allah’ın varlığını, birliğini bilerek ve tanıyarak, O’na iman ederek okumak demektir.
Derviş Yunus’un dediği gibi:
“Okumaktan mana ne
Kişi Hakkı bilmektir
Çün okudun bilmezsin
Ha bir kuru emektir.”
Yunus Emre’nin de dediği gibi bilmek için okumak gerekir. Okuyan insanın da ilk önce kendi yaratanını bilmesi gerekir.
En Üstün Amel
“Hz. Peygamber’e amellerin hangisinin daha üstün ve efdal olduğu sorulduğunda, şöyle cevap verdi: ‘Allah’ı bilmek’. Ne tür bir bilgiyi kastettiği sorulduğunda, yine ‘Allah’ı bilmek’ diye cevap verdi. Ashab ‘Biz amelden soruyoruz, siz ise ilimden haber veriyorsunuz’ diye itiraz edince, Hz. Peygamber şöyle cevap verdi: ‘Allah’ı bilerek yapılan amel ne kadar az olursa olsun insana fayda verir. Allah’ı bilmeksizin yapılan ameller ise, insana bir fayda sağlamaz’.” (İbn Abdilberr (Enes’den)
Okur-yazar olmayan bir Peygambere inen ilk âyetlerde okumaktan ve kalemle yazmaktan söz ediliyor, “Rabbin insanoğluna kalemle yazmayı öğretmiştir.” deniliyor, kalem o gün olduğu gibi bugün de insan hayatında en etkili öğretim aracıdır.
İslâm, insanın yaratılışına uygun bir din olduğu için bütün Müslümanlara ilmi farz kılmıştır Her Müslüman’ın dinî görevlerini yerine getirecek, helâl ile haramı, hak ile batılı birbirinden ayırt edecek kadar bilgi sahibi olması farzdır Nitekim Hz Peygamber (sas): “İlim tahsil etmek her Müslüman erkek ve kadına farzdır” (İbn Mace, Mukaddime, 17) buyurmuştur İslâm’da ibadet dahil her şey, gösteriş ve riyadan uzak olarak Allah rızasını kazanmak için yapılır. İlmi de Allah rızasını kazanmak ve insanlara faydalı olmak için öğrenmek gerekir. Övünmek ve başkalarına karşı üstünlük taslamak için ilim öğrenmek mekruhtur
Allah, kendisinin bilinmesini arzu etmiş ve bu kâinatı yaratmıştır. O halde, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri bundan öğüt alır” (Zümer Süresi, 9) Ayet-i kertmesi ile murad edilen, insanoğlunun, yaradılışının sırrını, hikmetini bilmesidir. Yaradılışın sırrını bilmek için o yaradılışın ve yaratılmışların kanunlarını bilmek, ilim sahibi olmak, “müspet” denen ilimleri öğrenmek gerekir. Sevgili Peygamberimizin ifadesiyle: İlim Çin’de de olsa gidip aramak gerekir..

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi