İBRAHİM’İN MİLLETİ

İBRAHİM’İN MİLLETİ

Kur’an-ı Kerimde En’am suresi 161 ve Bakara suresi 130. ayetlerde geçen “Millete İbrahim” bazılarının zannettiği gibi günümüzde kullanılan “Bazı prensipler halinde toplanmış insan kitlesi, millet ve ulus manalarında değildir. Burada ifade edilen İbrahim Aleyhisselamın “HANİFLİK” dinidir.
En’am suresi 161. Bakara suresi 130. ayetlere bakılırsa buradaki “Millete İbrahime hanifen” kavramının din anlamında olduğu açıkça görülür:
“Gul innenî hedênî rabbî ilê sırâtın müstegîm(in). Dînen gıyamen millete ibrâhime Hanîfe(n). Ve mâ kâne minel müşrikîn(e) (En’am 6 /161)
“De ki: Rabbim, beni doğru yola iletti. Dosdoğru dine, Allah’ı birleyen İbrahim’in dinine. O, ortak koşanlardan değildi.” (En’am 6/161)
“Ve men yerğab an milleti ibrahime illâ men sefiha nefsehû…” (Bakara 130)
“Kendini bilmeyenden başka kim ibrahimin dininden döner…”
Milleti İbrahim kavramını eğer bu günkü anlamda ulus ve millet manasında kabul eder ve Hazreti İbrahim’in soyundan gelenleri bir millet olarak kabul edersek o zaman İsrailoğullarının yani Yahudiler’in, Araplar’ın hatta Türklerin aynı millet olmaları gerekirdi. Çünkü bazı kaynaklarada Türklerin İbrahim aleyhisselamın soyundan geldikleri bazı kaynaklarda da İbrahim aleyhisselamın Türk olduğu anlatılır.
İBRAHİM ALEYHİSSELAM YAHUDİLER VE ARAPLAR
İbrâhim (a.s)’ın iki oğlu vardı. Birisi İshak (a.s) ki, onun soyundan Yakup (a.s), onun oğulları Yusuf (a.s) ve kardeşleri İsrâil oğulları diye adlandırılır. Süleyman, Dâvûd, Zekeriya, Yahya, Mûsâ, Îsâ (a.s)lar hep bu soydan İsrâil oğullarına peygamber olarak gönderilir. İbrâhim (a.s)’ın öteki oğlu İsmail (a.s)’ın soyundan da Rasûlullah efendimiz elçi olarak gelir ve Araplara da İsmail oğulları denir.
Dini kaynaklarda İshak aleyhisselamın İsrailoğullarının dolayısıyla Yahudilerin atası, İsmail aleyhisselamında Arapların atası olarak gösterilir. Halbuki bu bilgiler eksik ve yanlıştır. Bu bilgilerin doğru olduğunu kabul edecek olursak, Arapların ve Yahudilerin İbrahim aleyhisselamdan önce var olmadıklarını kabul etmiş oluruz ki bu yanlıştır ve bilime ters düşer.
Arap kaynaklarında İsmail aleyhisselamın Mekke’ye yerleştikten sonra Cürmihilerden bir kızla evlendiği ve onlardan Arapçayı öğrendiği anlatılır. Arapçayı sonradan ve Araplardan öğrenen birisinin Arapların atası olması mümkün değildir. İsmail aleyhisselam Arapların atası değil fakat Peygamberimizin atasıdır. Hz. İbrahim’in oğlu İsmail aleyhisselamın soyundan gelen ve sonradan Araplaşan topluluklara ARAB-I MÜSTA’RİBE denir. (bak. Sahihi Buhari Muhtasarı Tecridi Sarih Tercemesi ve Şerhi, 6. C. s:16, Diyanet yayını) Peygamber Efendimiz de asıl Arap olmayıp sonradan Araplaşmış “Arab-ı Müsta’ribe” dendir.
Arab-ı Müsta’ribe (veya Mütearribe): Aslen Arap olmayıp, sonradan Araplaşan kabilelerdir. Bunlara Hz. İsmail’in neslinden oldukları için İsmâîlîler; Hz.İsmail’in torunlarından Adnan’ın neslinden türedikleri için Adnânîler de denir. (Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı, sayfa:33,34, Prof. Dr. İbrahim Sarıçam, Ankara 2004, Türk Diyanet Vakfı Yayını) Kureyş kabilesi bu boydandır. Adnan Hz. Peygamberimizin yirmi birinci göbekten atasıdır.
Kur’an-ı Kerimde geçen “Milleti İbrahim” kavramı İbrahim aleyhisselamın dini manasına geldiği halde, sırf millet ve Türk milleti kavramına karşı olmak yüzünden bu kavramı aslından saptırarak “İbrahim aleyhisselamın milleti” gibi uydurma bir kavram ve millet üretmek ve zihinleri bulandırmak yanlıştır ve maksatlıdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi