HIDIR ELLEZ – Kocatepe Gazetesi

HIDIR ELLEZ – Kocatepe Gazetesi

Galip Leblebicioğlu 6 Mayıs 2017 Cumartesi 11:16:42
 

Halkımız her yıl baharın gelişini 6 Mayıs’ta HIDIRELLEZ olarak kutlar. Bu havaların ısınmaya, çiçeklerin meyveye dönüşmeye başladığı, yeryüzünün yemyeşil olduğu bir mevsimdir.
6 Mayıs Hıdır’la, İlyas aleyhisselâmın bir araya geldiği gün olarak bilinir. Bu yönüyle de kutsallık vasfı kazanmıştır.
Geleneklerimize göre; 5 Mayıs gecesi balkonlara kimi beşik, salıncak kor evlat ister. Kimi araba resmi yapar, kimi minyatür ev durdurur. Bazıları zarf içinde, para, altın, değerli şeyler koyar. Hızır-İlyas’ın bunları kamçılayacağına, dileğin bir yıl içinde Hz. Allah (c.c.) tarafından kabul edileceğine inanılır. Çoğu kez gerçekleştiği de görülür. Yüce Mevlâ, iyi niyet, temiz kalpli Salih kullarının isteğine niye cevap vermesin…
Hıdırellez sabahı erken kalkılır. Genç kızlar başlarında büyükleri kaleye çıkarlar.
–    “Ahdim, bahdım, evlenecek vakdım” diye bağırırlar. Evlenme çağının geçmemesini dilerler. Kale gibi yüksek bir yerden, bu seslenişin daha çok duyulacağı inancı vardır.
Karahisar’ın (Kale’nin) eteğinde Deve dedeye (Yukarı Pazar Camii karşı köşesi) Horoz Dedeye Kırklar Makamı’na (Ballıpınar yakınında) Mürdümek Sultana, (Türbe’de) Sultan Divani’ye, (Sanat Okulu bahçesinde) Cenkçi Dedeye, (Kurtuluş Caddesinde) Devrane Sultana; (Gazlıgöl Caddesinde) Demiryalayan’a, Mısri Sultan’a ziyarette bulunulur. Okunur üflenir. Afyon’u şereflendiren bu zatlara dua edilir.
Bu muhterem zatlar hürmetine Yüce Yaradan’dan dileklerde bulunulur. Bugün bir nevi dilek-istek günüdür.
Yiyecekler hazırlanır. Kırlara, bağa-bahçeye gidilir. Gelinlik kızlar için kuzu gönderilir. Ya da pişirilir ailece davet edilir. Yenilir-içilir. Gülüş çığrış, büyük –küçük neşeli, eğlenceli bir gün geçirilir.
Bazı din alimlerine göre; Sebe melikesinin tahtını Hz. Süleyman’a getiren Hızır Aleyhisselam’dır.
Bir kısım alimler de İlyas-Hızır ölümsüzlüğe ermiştir derler. Bir kısmına göre ise, Hızır da, İlyas da görevini yapmış, her fani gibi ölmüşlerdir.
Kur’an-ı Kerim Enbiya Suresinde;
“Ey Muhammed, Biz senden evvel de dünyada hiçbir insana ebedilik vermedik” buyuruluyor.
Yine Hz. Peygamber Bedir Savaşında, Ellerini açarak;
–  “Ya Rab eğer şu küçük grupta yok olursa, bundan sonra, yer yüzünde sana hakkıyla kulluk eden kalmayacak” diye yalvardığında, en ufak şeyden medet umarken ne Hızır ne de İlyas ortada yoktu.
Al-i İmran Suresinde (81. Ayet)
“Allah bütün peygamberlerden şayet zamanına yetişirlerse Hz. Muhammed’e ve dinine yardım etmeleri hususunda söz almıştır.” buyruluyor.
Eğer Hızır ve İlyas sağ olsalardı. Gelir Hz. Peygambere iman eder, son nefeslerine kadar ömürlerini bu uğurda tüketirlerdi.
Öyle anlaşılıyor ki; halkımız arasında Hızır-İlyas isimleri sıkı sıkıya birbirine bağlıdır. Hıdırellez şekline dönüşmüştür.
İslamiyet öncesinden bu güne, folklor ve hikayeleri, destanların inanışlara karıştırıldığı anlaşılmaktadır.
Kanaatimizce Hızır ile İlyas’ın kardeş veya aynı kişi olması, belli günlerde bir arada olmaları birbirlerini traş etmeleri zem zem içmeleri, dua etmeleri, söylentiden ileri gitmez.
Hıdırellez kutlamaları yapılırken dikkat edilmeli, aşırılığa kaçmadan, eğlenceli hep bir arada neşeli gün geçirmeliyiz.
Bir Bahar Bayramı özelliği taşıyan bu günün dünyanın diğer ülkelerine, yeşile, suya, ağaca olan sevgimiz olarak göstermeliyiz.
Hâttâ Ormanları Yaşatma Bayramı şekline dönüştürebiliriz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi