HAYATIN TA KENDİSİ – Kocatepe Gazetesi

HAYATIN TA KENDİSİ – Kocatepe Gazetesi

Mehmet PEHLİVAN 22 Ağustos 2017 Salı 13:12:12
 

Takvimler 1957’nin aralık ayını gösteriyordu.
Ayın yirmisiydi fakat kendi on yedisindeydi.
Düğün yapılacak pek de iyi bir mevsim değildi.
Afyon’un soğuğunu iliklerine kadar hissediyordu davetliler.
Kalbindeki aşk, tutku, falan filan adı her neyse…
Hissetmiyordu soğuğu.
Aslında görmemişti gelin adayını nikâha dek,
Şimdiki gibi değildi. Âdâp vardı.
Babası zaten hep derdi “Ahlaklı ol. En büyük zenginlik budur.”
Kızı istemeye, annesi ve babası gitti.
Gördüler, beğendiler, olur dediler.
Oldu.
İki sene nişanlı kaldılar.
Kız da öyle uzaktan biri değildi, teyzesinin torunuydu.
Ailesini tanıyorlardı. Huyunu, suyunu biliyorlardı.
Kendisinden bir yaş küçüktü. Münasipti.
Velhasıl evlendiler.
Marangozda çalışıyor, alnının teriyle kazanıyor, ailesine helal lokma yediriyordu.
Buzdan evleri, tuzdan aşları vardı.
İki tane aslan gibi yavruları oldu.
Birine Abdullah diğerine Kemal ismini koydular.
Borcu sevmezdi.
Eşini ve iki yavrusunu önce Allah’a, sonra anne babasına emanet edip vatan borcunu ödemeye gitti.
Sayılı gün çabuk geçer sözü vuku buldu, askerden döndü.
Babasının nasihati üzerine çocuklarını da ahlak üzere yetiştirmeye gayret etti.
Yıllar su misali hızla akıp geçti.
Hayat yolculuğunda oğulları büyümüş, evlenmiş, iş güç sahibi olmuşlardı.
İnsanın karşısına neyin ne zaman çıkacağı belli değildi.
Bir gün, büyük oğlu aniden kalp krizi geçirdi ve ebediyete göçtü.
Oğlunun ölümü o kadar koymuştu ki, böyle bir acının tarifi yoktu.
Oğlunun üzüntüsüne eşi de hastalandı ve yatağa düştü.
Bütün sıkıntılar üzerine gelmekteydi.
Diğer yarım, Allah’ın bana emaneti deyip karısına yıllarca baktı.
İlgilendi.
Vefakârdı.
Sevdi. Hep sevdi.
Ve bir gün diğer yarısı da O’nu bırakıp ebediyete göçtü.
İşte böyleydi hayatı kısaca. Bu anlattıklarım bir hikâye değil. Hayatın, yaşanmışlığın ta kendisi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi