HALK PARTİSİ’NDE ÖZELEŞTİRİ SÜRECİ BAŞLAR MI?

HALK PARTİSİ’NDE ÖZELEŞTİRİ SÜRECİ BAŞLAR MI?

Aslında bir partinin kongresini bu köşede yazdığımda, diğer partilere haksızlık etmiş gibi hissederim kendimi. Çünkü her partide ayrı bir emek vardır, her partinin kendi şartları ayrıdır. Afyonkarahisar’daki her partinin memleket için çalıştığına inanıyorum, dolayısıyla her partinin projelerini de yansıtmak gerekir.
Bugün Halk Partisi’nin 36’ncı İl Kongresi üzerinde durmak istiyorum. İl Kongresi’nde yaşanan olayları okudunuz, hatta yorumladınız. Tek adayla girilen bir seçimde bu denli sorunların çıkması, partide ciddi bir özeleştiri zamanının geldiğine işaret.
Halk Partisi’ndeki özeleştiri süreci, önce kendi koyduğu kurallara uymamanın sorgulanması ile sağlanabilir.
Halk Partisi, 26 Şubat 2012’de Olağanüstü Kurultay toplayarak Tüzük değişikliğine gitti. Bu değişikliğin bana göre en önemli yanı, seçimlerde “çarşaf” liste uygulamasıydı.
“Çarşaf” listenin amacı, seçimlerde 1’den fazla aday çıksa bile delegeye “Başkan” dışındaki tüm Yönetim Kurulu Üyeleri’ni ayrı ayrı seçme imkanı vermek; bu imkanın kullanılmasından sonra oluşacak Yönetim Kurulu’nda da “birlikte çalışma” olgusunu güçlendirmekti.
Bu Tüzük değişikliği kâğıt üzerinde kaldı elbette.
5 yıldır gerçekleştirilen her Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez Kurultayı, İl ve İlçe Kongreleri’nde “çarşaf” liste yöntemi uygulanmadı.
Tüzük’ün “Gündemin çalışma raporu ve görüşmeler maddesine geçilmeden önce, kongre üyelerinin onda birinin yazılı önerisi ve kongreye katılan üyelerin salt çoğunluğuyla yapılacak oylama sonucunda blok liste usulü ile seçimlerin yapılmasına karar verilebilir” cümlesiyle açık kapı bıraktığı “blok liste”, her seçimde önerildi ve kabul edildi.
Çarşaf listede her Başkan adayının hazırladığı listeden en az 1 kişinin yeni Yönetim Kurulu’nda yer alması hedeflenirken, blok listede Başkan’ı seçen, Başkan’ın adamlarını da seçmiş oldu.
Dolayısıyla Halk Partisi’nde seçim sonuçları açıklandıktan sonra “birlikte çalışma” olgusu yerine “benlik” duygusu ön plana çıktı.
Halk Partisi, özeleştirisine “Neden çarşaf liste ile seçimleri gerçekleştiremiyoruz” sorusu ile başlamalı.
Özeleştirinin ikinci unsuru da ekipler olmalı.
Birçok kez şahit olduğumuz gibi Halk Partisi’nin 36’ncı İl Kongresi’nde de gördük ki parti içinde ekipler var, bu ekipler birbirileri ile yarışıyor. Yarışın temsilcileri kürsüye çıktıklarında “En çok bağıran, maçı alır” havasıyla bağırdıkça bağırıyorlar.
Oysa Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Sakin Güç” olarak nitelendiriliyor.
Ekipler, birbirileri ile yarışı husumete döndürmüşler. Ekip liderleri başta olmak üzere, ekip mensuplarının birbirilerini görecek gözü yok.
Böyle bir parti, halkın sorunlarını dile getirip iktidar olma yolunda ilerleyebilir mi?
Ya da soruyu şöyle soralım: Her defasında tartışma yerine gürültü izlenimi bırakan bir parti, iktidara geleceğine kendisi inanır mı, vatandaşı inandırabilir mi?
Dikkat ederseniz, kişiler üzerinden bir yazı yazmıyorum.
Olgular üzerinde durmaya gayret gösteriyorum.
Çünkü gördük ki nice kişiler geldi geçti, sorunlar aynı kaldı.
Hatta üye iken mevcut durumu eleştiren pek çok kişi, yönetici olunca aynı hatalara düştü.
Halk Partisi’nin özeleştirisindeki 3’üncü unsur ise, mutlaka Genel Merkez Yöneticileri ve politikaları olmalı. Genel Merkez Yöneticileri’nin pek çoğunun Tunceli ve çevresinden seçilmesi, seçtirilmesi, “Türkiye Partisi” olma hüviyetinden uzaklaştırıyor Halk Partisi’ni.
Yazımı şu saptama ile bitireyim:
Halk Partisi’nin 36’ncı İl Kongresi’nde Genel Merkez düzeyinde sadece Parti Meclisi üyesi Gülizar Biçer Karaca vardı. Genel Başkan, Genel Başkan Yardımcıları, Grup Başkanvekilleri yoktu. Bu, Afyonkarahisar’daki Halk Partisi teşkilatı için bir eksi.
Belki bundandır, Kongre’ye katılan misafirler ve mesaj gönderen yöneticiler okunurken, en çok alkışı İyi Parti İl Başkanı Erdal Gümüş aldı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi