Gavur İzmir (!) kadar olamıyoruz

Gavur İzmir (!) kadar olamıyoruz

Onur Bayram 29 Ekim 2010 Cuma 03:00:00
  Bugün 29 Ekim, Cumhuriyet’in Bayramı. Gerçi hala cumhuriyet düşmanlılarının, hilafet yanlılarının olduğu, insanlarının inançlarının siyasete alet edile-rek, demokrasinin hedefe varılınca inilecek bir araç olarak görüldüğü bir ortamda vatan, millet ve bayraktan bahsetmek ne kadar etkili olur bilmiyorum ama ben hala bayrağın ve vatanın en kutsal değer olduğuna inanan insanların var olduğuna inanıyorum. Bu inançla ikisi de Kurtuluş Savaşı’nda önemli yer tutan iki şehir arasında gördüğüm bariz farkı üzülerek anlatmak istiyorum.
Biri Cumhuriyet’in kazanıldığı, Kurtuluş Savaşı’nın başladığı ve kazanıldığı Afyonkarahisar, diğeri düşmanın denize döküldüğü İzmir. Her ikisi de dönemin acılarını, düşmanın zulmünü en çok çeken şehirler. Gerçi bugün siyasi yapısı ve yaşam tarzı nedeniyle bazı çevreler Türkiye’nin en güzel şehirlerinden biri olan İzmir’i “gavur” diye tanımlasa da gördüğüm kadarıyla İzmirliler bundan şikayetçi değil. Hatta, “Atatürk’e, Türk Bayrağı’na sahip çıkmak, Cumhuriyet’e ve kazanımlarına sıkı sıkıya bağlanmak, laik ve modern olmak, ulusal değerleri hayatınızın her anında en değerli varlığımız olarak görmek gavurluksa evet gavuruz” diyen İzmirliler bile gördüm.
Bir süredir kişisel işlerim dolayısıyla her hafta sonunu İzmir’de geçiriyorum. Siyasi görüş ve hayata bakışları bir yana gerçekten bu şehrin insanları Cumhuriyet ve Kurtuluş Savaşı döne-mine o kadar bağlı ki, bu bağlılığı şehrin her yerindeki kent mobilyalarında bile görmek mümkün oluyor. İzmir’e ilk ziyaretlerimden birinde yanımdaki İzmirli arkadaşım, “Belkahve’den Atatürk’le (heykelini kastediyorlar) İzmir’i izleyelim mi?” diye sormuştu. Ne kadar güzel bir duygudur bu. Size bu güzellikleri sağlayan insana o yanınızdaymış gibi düşünerek, o anı birlikte paylaştığınızı hissederek teşekkür etmek. Bir heykelden ibaret görmemek, bir fikri anlayabilmek sanırım gerçek sevgi.
Sonra İzmir’e bir de dev bir Atatürk maskı yaptılar. Buca İlçesi’ne yaklaşan herkesin görebildiği müthiş bir Atatürk yüzü. Bu hafta başı İzmir’den Afyonkarahisar’a gelmeden önce bindiğim servis otogardan önce yine Buca’dan geçti. Atatürk maskının önünden geçerken düşündüm, Afyonkarahisar’ımız niye bu konuda çok yetersiz. Bir düşünün Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı planlarını sok kez gözden geçirdiği, savaşı başlattığı ve yönettiği hatta zaferin kazanıldığı şehirdeyiz. Peki ilimizde kaç tane Atatürk heykeli var. BİR. O da çelenklerin sunulduğu Kocatepe Parkı’ndaki. Hadi Kocatepe ve Büyük Taarruz Şehitliği’ni de sayarsak ki onlar kent merkezinde değil sayı 3-4 geçmez.
İzmirliler’den Kütahyalılar’a kadar herkesi kıskandıracak Polatlı’ya yapılan dev Türk Askeri kadar bir Atatürk’ün Kocatepe’deki heykeli olsaydı ilimizde diye hayal kurmuşumdur hep. Tüm çevre yollarından görünecek ve 365 gece boyu ışıklandırılacak dev bir Atatürk, ne çok yakışırdı Cumhuriyet’in kazanıldığı topraklara. Gerçi ben Büyük Taarruz Şehitliği’ndeki Atatürk heykelinin de 365 gün ışıklandırılmasına razıyım. Hiç olmasa Antalya ve İzmir yolunu kullananlar görür ama sanırım bu dönemde bu tür milli ve ulusal duygular kimsenin umurunda olmayacağından bu ışıklandırma önerisi de dikkate bile alınmaz.
Bugün Cumhuriyet Bayramı kutlayacağız. Belki yağmur nedeniyle kutlamalar Atatürk Spor Salonu’nda olur. Ama ben eminim salonda da olsa, statta da olsa elinde bayrak olanların sayısı 3-5’i geçmez. Oysa İstanbul’un, İzmir’in kutlamalarını kıskanarak izlerim ben. Çocukların, yaşlıların bayraklarını kapıp kutlamalara koşmalarını. Peki biz nerede yanlış yaptık. Cumhuriyet’in kanla kazanıldığı, Kurtuluş Savaşı’nda neredeyse en çok şehidin çıktığı Afyonkarahisar nasıl oldu da milli duyguları bu kadar önemsemez oldu.
İzmir’in Aliağa ilçesinin belediyesi bugün ticaret odasıyla birlikte 1,5 metre boyunda üzerinde Atatürk’ün kalpaklı resminin olduğu 6 bin bayrak dağıtacak. Ben Aliağa’daki arkadaşıma benim için de bir tane al dedim. Peki bizim kurumlarımız bu bayram ne yapacak. Ben bayrama giderken de dönerken de bakacağım evlerin camlarında balkonlarında yine bayrak göremeyeceğim. Valilik ve Belediyemiz dün belediye hopörlerinden evlere ve iş yerlerine bayrak asılmasını istedi. Ancak ne kadar etkili olur bilmiyorum
Bayrağa sahip çıkma konusun “gavur” denen İzmir kadar olamıyoruz, bir millet bile olmayan ABDliler kadar olalım desek o da yok. Amerikalılar’ın her filminde bayrakları en az bir kez görünüyor. Ya biz bayrağımıza, rengini şehit kanından alan bayrağa ne kadar sahip çıkıyoruz. Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı, şehit cenazesinde kimsenin elinde bayrak yoktu diye isyan ederken acaba haksız mı?
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı çalınınca bayrağa bakılır, bayrağa doğru durulur diye bilirim. Ama insanlar bunu da unutmuş herkes protokole, protokol de önüne bakıyor. Ama bu başka bir konu. Bu bayram hiç olmasa evlerimizi, dükkanlarımızı hatta arabalarımızı bayrağımızla süslesek. Hiç olmasa bu bayramı gerçekten Cumhuriyet Bayramı’nın ruhunu anlayarak yaşasak olmaz mı? Örneğin biz de biraz “gavur” olsak çok mu kötü olur.
Bayramınız kutlu olsun.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi