Fedakârlığın İki Yüzü

Fedakârlığın İki Yüzü

Bir amaç uğruna veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi çıkarlarından vazgeçme, özverili olma… Başkaları için, gözünü budaktan esirgememe… Bazılarına göre ise sevginin şaşmaz tartısı. Sevgisi, dostluğu, sınanmak istenenin imtihanı… Emin olduğumuz ve daima yanımızda görmek istediğimiz dostlarımızın, yüzümüzü güldüren halleri. Ne zaman iyi biridir diye konuşmaya başlasak ağzımızı doldura doldura ilk sıraladığımız kahramanlık cümlelerinin yüklemi.
İyi insan olmanın, iyi dost, iyi evlat, iyi kardeş, iyi komşu olmanın kuşkusuz ilk önemli kuralı. Bir lokma ekmeğini düşünmeden, aç veya tok ne olursa olsun tanımadığı birine uzatabilecek kadar pamuk bir yüreğe sahip olanların, neyi verdiğinin, karşısındaki kişinin sıfatının, adının ne olduğunun önemi olmaksızın gönlünü uzatır gibi uzatarak avuçların içerisine bırakabilenlerin, ardına bile bakmayacak kadar emin olabilenlerin işidir fedakârlık.
Bu yüzden değerlimiz, kıymetlimiz, başımızın üzerinde taşıdığımız, sayılarını çoğaltsın Rabbim diye dua ettiklerimizdir, fedakârlığı ömürlerine tâç edenler. Farkında olmasalar da bize hayatı kolaylaştıran, “hayat yükümüzü hafifleten, dertlerimize bir yudum derman olabilen” güzel insanlardır fedakârlar.
İnsanoğlu kardeşlik, fedakârlık, sevgi duygularını taşıdığı gibi haset, bencillik, yalan, riya gibi duyguları da taşır. Bu duyguların hangisinin hayatına yön vereceği de kişinin kendi iradesine kalmıştır. Güzel duygular, kişinin hayatını kolaylaştıracak karakter gelişimini sağlar. Kişisel manevî gelişim, şahısların kendi duygu ve düşüncelerini daha geniş ve ferahlık içinde yaşamasına sebep olduğu gibi, toplumun dengesinin sağlanmasının da çekirdeğini oluşturur. Huzur ve refahın temelini bireylerin davranış ve düşüncelerinin oluşturduğu düşünüldüğünde bireylerin sağlıklı olması toplumun geleceği açısından da önemlidir.
Peki, gerçekten fedakârlıkta karşılıksız, çıkarsız, gönül zenginliği mi söz konusudur yoksa fedakârlık için psikologların yaptığı eleştirinin hükmü mü doğrudur? Yani kişinin içinden çıkamadığı vicdan muhasebelerinin bir sonucu; kendisini yetersiz ve mutsuz hisseden, yaşama amacını kaybetmiş birinin hayatı tutunma sebebi olduğu mudur? Ya da yapacağı fedakârlık sonunda duyacağı huzura muhtaç birisinin yalnızlığını ve içinde bulunduğu olumsuzlukları yok etme çabası mıdır? Kendisini iyi, başarılı huzurlu hissedebilmek; başkalarının, toplum içerisinde yükseltmesini alkışlamalarını duymak ve de bununla komplekslerimizden arınma hali midir? Kendimizi ispatlama ve güvende hissetmenin en kolay adresi mi? Böylesi bir eleştiri belki şahısların duygularını tanımalarında etkili olacaktır ama her ne söylenirse söylensin fedakârlıkta birey, başkalarının acılarını dindirmenin ve onlara faydalı olmanın huzuru ile kendi hayatındaki olumsuzlukları daha az görmeye başlayacaktır. Karşısındakilerle kurduğu gönül bağı merhamet duygusunu daha güçlendirmesi ile hayata ve diğer canlılara olan bakışı değişecek ve duyarlılığı artacaktır.
Birey, toplum içerisinde davranışları olumlu neticeler veren bir tavır içerisindedir. Kendisini iyi ve güçlü hissettiği gibi ikili ilişkileri açısından da olumlu bir tutum sergilemektedir. Kendine olan güveni, hayata bakışında olumlu bir ilerleme değişkenlik söz konusudur.
Toplum açısından, fedakârlık boyutunda yapılan yardımlar ve davranışlar, toplumu birleştiren ayrışma kutuplaşmaları yok eder ve sosyal anlamda toplumda dengenin sağlanmasının da adımını atar. Bu davranışla eşitliğin sağlanması ile daha ferah yaşamlar sunulur ve toplum birliği ve huzur sağlanmasında fayda sağlar.
Sonuç olarak, fedakârlığı egomuz için mi (olumsuz), kalbimiz için mi (olumlu) yaptığımızı bilen tek insan bizizdir. Nefsin zoruna gideceğini bilse de bütün vesveseleri susturup lal edebiliyorsak, “neden”ini sorsa da benliğin cevabını bile düşünmeden fedakârlık yoluna gidebiliyorsak bizi insan yapan erdem diye sayıkladığımız güzel huyların en güzeline yaklaşmışızdır.
Çünkü fedakârlık yani özveri, bireyin kendini anlama ve tanımasında hatta duygularını olumlu ve olumsuzluk adına dengelemesinde ve netice itibari ile olgun ve duyarlı bir karakter sahibi olmasında güçlü ve ciddi bir basamaktır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi