Kemal DEMİRKIRKAN
Kemal  DEMİRKIRKAN
kemaldemirkirkan@kocatepegazetesi.com
FAŞİZM KONUŞMA YASAĞI DEĞİL, SÖYLEME MECBURİYETİDİR
  • 0
  • 996
  • 02 Haziran 2020 Salı
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Bir süreden beri CHP’yi “darbeci, faşist zihniyet” söylemleriyle doğrudan hedef alan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan partisinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısında
“Meydanı …..muvazenesini kaybetmiş bu faşist zihniyete bırakmayacağız.” diyerek yine CHP’yi eleştirdi. Ardından da “CHP’nin başını çektiği medyanın azımsanmayacak alıcısı var; hamlelerini boşa çıkarmak görevimiz” diye ekledi.
“Faşizm” nedir? Kimlere “Faşist” denir? Faşizm kısaca, devleti yöneten liderin demokratik anlayış yerine aşırı bir ulusçu anlayışla, baskı düzeni kurmayı amaçlayan, totaliter siyaseti savunan bir görüştür. “Faşizm ulusun bireyden daha önemli olduğu, çoğu zaman, ırkçılık ya da dinsel eğilimlerin ön plana çıktığı, ulusun başında bir diktatörün bulunduğu, baskıcı bir hükûmet tarafından temsil edilmektedir. Hükûmete karşı her türlü muhalefet korku ve gözdağıyla, zor kullanılarak bastırılır.” Faşizm deyince ilk akla gelenler 2. Dünya savaşı arasında Avrupa’da boy gösteren Almanya’da Hitler, İtalya’da Mussolin ve İspanya’da Franko oluyor elbette. Bir yazar Hitleri ve Faşizm’i “Faşizm, toplumların alt üst oluşlardan, büyük ekonomik krizlerden, toprak kaybından ya da çeşitli biçimlerde “küçülme”den ve güçten düşmeden, dış dünyadan kendilerine yöneldiği düşünülen çoğu kez farazi bir hor görüden ve tehdit algısından beslenen, eksiklik halinin karşısına uygun idealler çıkararak bir nevi tamlık vaat eder. Söz gelişi bu tamlık ideali Nazi Almanya’sı bakımından tek ırk, tek devlet, tek lider (ein folk, ein reich, ein führer) sloganı etrafında örgütlenmişti.” diye anlatıyor.
***
Cumhurbaşkanının açıklamasının hemen ardından sosyal medya ile ilgili yasa tasarısı konuşulmaya başlandı. Ardından twetter’da “MilliHesaplarYanyana” kampanyası ile Twetter’da bulunan tüm AKP yanlılarının birleşmesi ve ortak hareket etmeleri sağlanmaya çalışılıyor. Böylece iktidar tarafından belirlenen propaganda ve eleştiri malzemeleri tek elden çıkıp yaygınlaştırılacak.
İnsan gayri ihtiyari düşünüyor, TRT ve Anadolu Ajansı gibi devlet kurumları, İhlas Haber Ajansı, Demirören Haber Ajansı gibi ülkenin tüm büyük haber ajanslarını yöneten iktidar daha ne istiyor.
2019 itibarıyla, medya sektöründe 2.474 gazete, 3650 dergi, 899 radyo istasyonu ve 108 televizyon kanalının kontorlü iktidardayken,
Ülkenin en büyük 40 medya kuruluşu ve sanayi ve ticaret alanlarında faaliyet gösteren, reklam veren özel ve resmi kurumlar iktidar tarafından kontrol edilirken, yani yazılı ve görsel medyanın neredeyse %90 iktidarın kontrolündeyken,
Bunlar yetmiyormuş gibi RTÜK eliyle muhalif yayın yapan Halk TV, Tele1, Fox TV, KRT gibi kanallara sudan sebeplerle sürekli olarak yayın durdurma ve para cezaları veren, ancak darbe girişimi olması halinde “müdahale edilecekler listem hazır” diyerek komşularına ölüm listesi yaptığını açıklayan, “bizim aile 50 kişiyi götürür” diyen Sevda Noyan için “Darbeyi övenleri sevindirecek bir ceza vermemiz söz konusu olamaz” diyerek savunan RTÜK başkanına sahipken,
Yargı eliyle muhalif gazeteciler yıllarca demir parmaklıklar ardına hapsedilirken,
İktidar daha ne istiyor olabilir?
Bütün bunlar size yetmiyor mu? İlla bütün ülke sizin gibi düşünmek, yazar çizerler sizin için yazmak zorunda mı?
Medya, insanları manipüle etmek ve bir olayın gerçekliğine inandırmak için kullanılan en güçlü araçtır. Faşist iktidarlar medyayı kontrol altında tutmak, medyayı kullanarak insanlarda algı yönlendirmesi yapmak ister. Daha ne olsun. Her şey sonsuza kadar iktidar için!
Son Söz; “Faşizm konuşma yasağı değil, söyleme mecburiyetidir.” Roland Barthes

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM