FASIK VE BİDAT SAHİBİNİN ARKASINDA NAMAZ KILMAK

FASIK VE BİDAT SAHİBİNİN ARKASINDA NAMAZ KILMAK

Fâsıkın (açıkça haram işleyenin) ve bid’at sahibi olanın (din işlerinde dinde olmayan şeyleri karıştıranın) imameti tahrimen (harama yakın) mekruhtur. Çünkü fâsık din işlerinde saygılı bulunmaz. İmâm Muhammed ile İmâm Malik’e göre, bunlara uymak esasen caiz değildir. Bidad sahibine “Mübtedi” denir ki, inancı sünnet ve cemaat ehlinin inancına aykırı olan kimse demektir. Bid’ad sahibine uymanın kerahatle caiz olması, inancı küfre varmadığı takdirdedir. Eğer inancı küfrü gerektiriyorsa ona uymak bütün Hanefilerce de caiz olmaz. Şefaatı, kabir azabını ve hafaza meleklerini inkâr etmek gibi…(Ö.Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihali “İmâmlık ve Cemaat” bölümü, sayfa: 147)
“İmâmın günah işlemekten sakınan, cemaat tarafından sevilen, güzel ahlaklı bir kimse olması tercih edilir. Bu durumda birisi varken, büyük günah işleyen birisinin imam olması mekruhtur (İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 376; Mehmet Zihni Efendi, Nimet-i İslâm, 239).
Fasıkın imamlığının mekruh olduğuna dâir delil; İbni Mace’nin Câbir (r.a.)’den rivayet ettiği şu hadis-i şeriftir: “Kadın erkeğe, bedevi muhacire, fasık olan mümine imamlık etmesin, Ancak devlet başkanı kişiyi kılınç yahut kamçısı ile zorlarsa bu durum müstesnadır”
Fasık kişinin imamlığının sahih olmasının dayandığı delil şudur: Buhari ile Müslim’in rivayet ettiklerine göre, İbni Ömer Haccac’ın arkasında namaz kılardı. Yine rivayet edilen başka bir hadiste Hz. Peygamber (a.s.): “Takva sahibi yahut fasık herkesin arkasında namaz kılın” Buyurmuştur. (Vehbe Zuhayli, İslâm Fıkhı Ansiklopedisi, İmâm Olma ve İmâma Uyma, sayfa: 2/303)
Benzer bir hadisi şerif Sünen-i Ebu Davud’da da geçmektedir:
“…Ebû Hüreyre (r.a)’den; demiştir ki; Resülullah (sallellahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:
“Salih olsun,, fâcir olsun hatta büyük günah işlemiş de olsa her müslümanın arkasında farz namazı (cemaatle kılmak) vaciptir.” (Sadece Ebû Dâvûd rivayet etmiştir. Ayrıca bk. ed-Dârakutnî, sünen, II, 56. Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları: 2/440. Hadis no: 594)
Cafer b. Mübeşşir, Ca’fer b. Harb ve İmâm Malik gibi âlimler tercemesini sunduğumuz hadis-i şerifte sözü geçen ve arkalarında namazın kılınabileceği ifâde edilen fâsık kişilerden maksadın idareciler olduğunu, idarecilerin dışında fasıkların arkasına namaz kılmanın caiz olmadığı görüşündedirler. Hanbelî âlimleri de aynı görüştedirler. Hanefilerle Şâfiîlere göre fâsıkın imamlığı kerahetle caizdir. (Sünen-i Ebu Davud’da yukarıdaki 594 nolu hadisin açıklamasından; Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları: 2/440 )
Ebüssüud efendi fetvasında, (Salih ve facir [günahkâr, fitneci], arkasında namaz kılınız) hadis-i şerifi açıklanırken, (Bu hadis-i şerif cami imamları için değil, Cuma kıldıran emirler içindir. Bunlara uymak, itaat etmek gerektiğinden, fitne çıkarmamak için fâsık olan (açıktan günah işleyen) emirler arkasında namaz kılınır) buyuruyor.(http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=2853);http://www.mehmetalidemirbas.com/detay.asp?Aid=5051)
Nitekim İbni Mace’nin Câbir (r.a.)’den rivayet ettiği şu hadi şerifte de: “Kadın erkeğe, bedevi muhacire, fâsık olan mümine imamlık etmesin. Ancak devlet başkanı kişiyi kılıç yahut kamçısı ile zorlarsa da bu durum müstesnadır” buyrulmaktadır. (Vehbe Zuhayli, İslâm Fıkhı Ansiklopedisi, İmâm Olma ve İmâma Uyma, sayfa: 2/303)
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Her imamla namaz kıl, sevabı sana, yanlışı varsa vebali onadır. Her emirle cihad et, ecri sana, yanlış karar vermişse zararı onadır. Müslüman her ölünün cenaze namazını kıl, intihar etmiş olsa da…) (Deylemi)

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir
Önceki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi