EYLÜL’E DAİR DÜŞÜNCELER

EYLÜL’E DAİR DÜŞÜNCELER

Eylül ayı genelde hüzün ayıdır. Yaz bitmek üzeredir. Doğa yeşilden kahverengiye dönerken birçoğumuz garip bir hüzün hissederiz.
Duygusal şarkılar Eylül ayında daha bir dokunur.
Edebiyatımızda da birçok şiir bu konuyu işlemiştir.
Günlerin kısalması kışı haber verir. Sonbahar kapıdadır.
Yaz mevsiminin bir çırpıda geçip gitmesine hep şaşırır insan.
Öğrenciler okullarına, tatile giden çalışanlar işlerine dönmüştür.
Yaz için yapılan planlar hep eksik kalmıştır. Gönlümüzce geçmeyen yazlara bir yenisi daha eklenmiştir.
Kış bitmek bilmeyecek gibi gelir, ama biter yine de.
Bizlere düşen uğurladığımız her yeni yazın ardından bir sonraki için umutlar biriktirmektir.
Alpay’ın Eylülde Gel isimli şarkısı Eylül ayının o sinsi hüznünü güzel anlatır. Yazın bu şarkıyı dinleseniz belki çok hüzünlü gelmez. Ama Eylül ayında evinizin penceresinden dışarıyı izlerken bu şarkı çalmaya başlarsa size o yarım kalmışlıkları anımsatır ve ruhunuzu kahverengiye boyar. Yapraklarını döken ağaçlar, yavaş yavaş soğumaya başlayan geceler, sokakların tenhalaşması hep hüzün nedenleridir.
Günler kısaldı… Kanlıca’nın ihtiyarları
Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharları.
*
Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa…
Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa…
*
İçtik bu nâdir içki’yi yıllarca kanmadık…
Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor, yazık!
*
Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;
Lâkin vatandan ayrılışın ıstırâbı zor.
*
Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sâhile,
Bitmez bir özleyiştir, ölümden beter bile.
Yahya Kemal, ‘Eylül Sonu’ isimli şiirinde Eylül hüznünü böyle dile getirmiştir.
Bu sene Eylül ayı sıcaklar sürdüğü için adeta Ağustos edasıyla geldi. Ama yine de garip bir hüzün hissediliyor.
Okula giderken Eylül ayı oyunlara, boş zamanlara veda etmek demek olduğundan hiç gelmesini istemediğim bir aydı. Şimdi de o yerleşmiş hüzün farklı gerekçelerle devam ediyor.
Öğrenciyken Pazar günlerini ve Eylül ayını hiç sevemedim. Ama şimdi o eski Eylülleri özlüyorum. Zaman geçtikçe insan geçmişte mutluymuş gibi hissediyor nedense.
İnsan hafızası oldukça tuhaf.
Eylül mutluluklar ve umut getirsin.
Ataol Behramoğlu’nun dizeleriyle veda edelim.

Eylül sabahının serinliğini
Yaprakların serinliğini
Ciğerlerime dolduruyorum
Sessizlik ve serinlik
Birleşiyor
Yıkanmış güvercinler
Ve çok uzakta bir tren sesi
Her zaman yeniden başlamak duygusu
Doğuyor içimde
Her uyanışımda
Düşmanlarımı bağışlıyorum
Daha çok seviyorum dostlarımı
Her uyanışımda
Eylül sabahının serinliğini
Yaprakların serinliğini
Yüreğime dolduruyorum.

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi