Eroğlu’na çocuk morali – Kocatepe Gazetesi

Eroğlu’na çocuk morali – Kocatepe Gazetesi

Onur Bayram 15 Nisan 2011 Cuma 03:00:00
  Gün gün seçime yaklaşıyoruz. Haber ajansı muhabiri olmanın en zor ama en keyifli günler yine başlıyor. Siyasi gezilerde yine ilçe, belde demeden hatta köy köy gezeceğimiz bir dönem… Bu dönemin yaklaştığının ilk emaresi de Bakan Eroğlu’nun geçen Salı akşamı başlayıp Çarşamba öğle biten Afyonkarahisar ziyareti oldu. Ama bu ziyaret diğerlerinden farklıydı. DSİ’de Genel Müdür olduğu dönemden beri hemen hemen her Afyonkarahisar ziyaretini hatta bazı Isparta, Burdur ve Antalya ziyaretlerini de takip ettiğim Bakan Eroğlu’nu ilk kez böyle gördüm. Hatta iddialı konuşayım, iktidar partisi ilimizde 5-0 yapsa bile Bakan Eroğlu’nun yüzü ancak bu kadar gülebilirdi.
Türkiye Eğitim Gönüllüleri (TEGV) Afyonkarahisar Eğitim Parkı bu yıl ilimizdeki 10’uncu yılını tamamladı. Dile kolay 10 yılda 21 bin üzerinde öğrenci, 5 bine yakın gönüllü… Çocukların eşitliği, birbiriyle dayanışmayı, hoşgörüyü, arkadaşlığı belki de en önemlisi kendine güvenmeyi öğrendiği ikinci bir okul TEGV. Üstelik çocuklar hayal kurmayı öğrenip, okuma yazmayı seviyor. Meslek seçimlerinde ilk adımı atıp; tiyat-ro, fotoğraf, bilgisayar gibi bir çok yeteneği yine TEGV’de kazanan çocuklar belki de bizim neslin aksine kendilerini çok daha iyi ifade ediyor. Bizim kuşağımız ilgisiz, hakkını aramaktan yoksun ve silik büyüdü. Oysa ben TEGV’de kendine güvenen, haksızlığa gelemeyen okulda aldığı öğrenimle TEGV’de aldığı iyi vatandaş eğitimini birleştiren çocukları görünce geleceğe çok daha umutla bakıyorum.
1930’ların sonunda kurulup, 1940’ların sonunda tüm yapısı bozulana kadar Türkiye’nin en parlak, en kaliteli eğitiminin verildiği; çağdaş Türkiye’nin mayasının tutmasını sağlayan gençlerin yetiştiği Köy Enstitüleri’ne benzetiyorum bazen TEGV’i. O dönemde de öğrenciler kendine güvenmeyi, iyi vatandaş olmayı, haksızlıkla mücadele ve hoşgörü duygularıyla eğitiliyordu. Köy Enstitüleri’nde tarım, marangozluk, sağlık gibi dersler veriliyordu. Eğitim gönüllülerinde ise okul derslerine katkı sağlayacak bilgisayar, tiyatro, kitap ve edebiyat sevgisi gibi dersler oyunların içine yedirilerek çocuklara veriliyor. Belki de bu nedenle TEGV’i modern Köy Enstitülerine benzetiyorum. Geleceğin güçlü, aydınlık, demokratik Türkiye’sinin, tüm sosyo ekonomik farklara rağmen eşit, çağdaş, bilinçli bireylerini yetiştiriyor. Belki de en önemlisi artık bir kurum öğretim değil gerçek eğitimi vermek için gönüllü olarak hizmet veriyor.
Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nu, benim Afyonkarahisar’a ilk geldiğim kendisinin DSİ Genel Müdürü olduğu yıllardan beri ajans muhabiri olarak hemen her programda takip ettim. Yanılmıyorsam ilimizde kendisinin sadece iki programına katılamadım. İlk milletvekilliği ve referandum sürecinde yerel gazetelerin ilçelerde takibi bıraktığı noktalarda Anadolu Ajansı Büro Müdürü Sait Karaduman’la birlikte Bakan Eroğlu’nun peşinden köy köy gezdik. Hatta çalıştığım haber ajansı zaman zaman beni Bakan Eroğlu’nun Burdur, Isparta ve Antalya’daki ziyaretlerinde de muhabir olarak görevlendiriyor. Ulusal haber ajansları başlarına her an bir şey gelebilir diye muhabirlerini bakan ya da siyasi parti liderlerinin peşinden gelen kişi o şehri terk edene kadar bir an ol-sun ayırmazlar. Kısacası özellikle bakan olacağına kesin gözüyle baktığımız milletvekilliği adaylığı sürecinden beri Bakan Eroğlu’nu biz de gölge gibi takip ediyoruz.
Bakan Prof. Dr. Eroğlu önceki gün TEGV’in Afyonkarahisar Eğitim Parkı’nı ziyaret etti. Park yöneticisi Filiz Burhan Bayındır’ın projesi olan “Dünün ve bugünün çocukları TEGV’de buluşuyor” etkinliğine katılan Bakan Eroğlu’nu ilk kez böyle gördük. Eroğlu’nun hemen hemen Afyonkarahisar’ın doğudan batıya 350 kilometreyi bulan coğrafyası içinde neredeyse her yerinde bir fotoğrafını çekmişimdir. Ancak böylelerini ilk kez çektik. TEGV’de ben Bakan Prof Dr Veysel Eroğlu’yu değil de dede, amca hatta baba Veysel Eroğlu’nu gördüm. Gazeteciler arasında farklı partileri destekleyen hatta iktidar partisinden nefret eden basın mensuplarının bile sempati duyduğu Bakan Eroğlu’nu, basın mensupları genellikle ‘çok mütevazi’ olarak tanımlar. Ancak sanırım Bakan Eroğlu, çevresinde her zaman önü ilikli ve hazır ol bekleyenlerden sıkılmış ki TEGV’de çocuklardan gördüğü aşırı ilgiye içtenlikle kayıtsız kalamadı.
Haberleri okumuş ya da izlemişsinizdir. TEGV’de çocuklara ebru yapan Bakan Eroğlu, küçük çocuklarla sohbet etmek için girdiği sınıfta bir anda kendini bir sevgi yumağı içinde buldu. Belki bir dakika gecikmeyle girdiğim salonda gözlerime inanamadım. Ortada herhangi bir yere girdiğinde herkesin önünü ilikleyip ayağa kalktığı Bakan, çevresinde kendisinin beline gelen 20 yakın çocuk. Eroğlu’na sanki yıllardır görmedikleri bir arkadaşlarına sarılır gibi sarılıyorlar. Belki ‘Bakan’ ne demek onu bile bilmiyorlar. Ama karşılarında kendile-rine gülerek sarılan, belki dedeleriyle yaşıt bu adama koşuyorlar. Bir iki kızın defter imzalatmasının ardından da hepsi ‘Bakan Amca’larının imzasını istiyor. Bence muhteşem bir manzaraydı. Hatta ne yalan söyleyeyim çok da kıskandım Bakan Eroğlu’nu.
Ne kadar güzel bir şey siyaset nedir, yaşam nedir, bu adam kimdir, ne iş yapar ya da hangi düşünceyi savunur diye düşünmeden; önemsemeden onu sevmek. Karşılıksız bir sevgi verebilmek ve sadece sevgi beklemek ne kadar hoş. Bu yüzden çok seviyorum çocukları. Onlar yalansız ve beklentisiz. Bakan Eroğlu’nun mutluluğunu görmeliydiniz. Ben bu meslekte bir siyasiden ilk kez gerçekten bu kadar sıcak ve içten bir gülüş gördüm. Sanırım bu da çocukların farkıydı. 12 Haziran’da Bakan Eroğlu ve partisi Afyonkarahisar’daki 5 milletvekilliğinin 5’ini de kazansa Bakan Veysel Eroğlu bu kadar içten bu kadar mutlulukla güler miydi bilmiyorum. Ama bu ziyaretin kendisine seçim turları için iyi bir moral olduğunu tahmin ediyorum. Belki bazen siyasetten kurtulmak gerekiyordur. Bazen çocukla çocuk olmak. Bakan Eroğlu, TEGV’de gönüllükle yapılan kendi değimiyle “müthiş işleri” görme fırsatı buldu. Burada özellikle üniversiteli gençler gönüllü olarak hizmet veriyor. Ne dersiniz Afyonkarahisarlılar; bu şehrin, bu toprağın çocuklarını eğitmek için gönüllü olan gençlere, bu kuruma destek olmak için biz neyi bekliyoruz?

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi