EN KAHRAMAN KİM?

EN KAHRAMAN KİM?

15 Temmuz geldi geçti. 15 Temmuz Demokrasi meydanları aynı zamanda “samimiyet” meydanları olarak da dikkatlerimizi çekiyor artık. Samimi vatandaşların coşkusu da, şehitlerimiz için çektiği acı da gözlerinden hissediliyor.
Bir de “15 Temmuz”dan şahsi fayda umanlar var.
Meydanlara bakıyoruz, beyanatlara bakıyoruz, sosyal medyaya bakıyoruz, yazılan çizilenlere şöyle bir bakıyoruz.
Gülelim mi, ağlayalım mı bilemiyoruz.
Hem gazeteniz Kocatepe olarak, hem de şahsım olarak 15 Temmuz gecesi de meydandaydık, sonrasında da. Demokrasi nöbetlerinde de oradaydık. Kim neredeydi, kim milletin önündeydi, kim perde arkasından ortama bakıyordu, kim iç ilıntısındaydı, kim yurt dışındaydı, kim tatildeydi, kim dumanın dağılmasını bekliyordu? Kimler ortaya çıkıp poz vermek ya da sosyal medyadan kendine rütbe takmak için vakt-i zamanının gelmesini bekliyordu? Kimler de gerçek manada Vatan-Bayrak-Millet için oradaydı?
İlk andan itibaren gördük, yaşadık, biliyoruz. Bugün yazılan çizilen söylenenleri görünce hayret ediyoruz.
Birbirinden rol kapma yarışında olanları, sosyal medyadan “en kahraman benim” pozu verenleri…
FETÖ’cülerle kimlerin iş tuttuğunu, bir yerlere geldiğini, trilyonları kazandığını da bilenlerin varlığı unutuluyor galiba. Bugünkü yüzsüzlüğü görünce hatırlatma gereği duyuyoruz.
15 Temmuz 2016 gecesini kare kare fotoğrafladık. Öncesi de hafızalarımızda yine kare kare varlığını koruyor. Bugün her yerde gördüğünüz 15 Temmuz’a ait o kareler bizlerin, 15 Temmuz 2016 gecesi sokakta olan haberci kardeşlerimizin geceye dair attıkları imzalardır.
Kabuk bağlayan yaraları kaşımak istemiyoruz ama had bilmezlerin 15 Temmuz’dan nemalanma çabalarını, memlekette taşların bağlanıp köpeklerin salındığını gördükçe de “la havle” diyoruz. La havle deyince de aklımıza Marangoz Ziya Amca’nın bir dönemin siyasi yetkilisine dediği; “Bir la havle çekmeli… Bizi bu hale getirenleri …li” sözleri geliyor aklımıza.
“La havle vela kuvvete illa Billah”

 

KANUN İSTİYORUZ

 

Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü Ali Temiz’in öncülüğündeki Asayiş Ekipleri “Afyonkarahisar’da fuhuşa ve uyuşturucuya geçit yok” diyor.
Bu dediklerinin de gereğini yapıyorlar. Şehrin dört bir yanında uyuşturucu satıcıları ile fuhuşa bulaşanlara nefes aldırmıyorlar. Son olarak yine bir çok operasyonda hem uyuşturucu ile ilgili hem de fuhuşla ilgili bir çok kişi yakalandı.
Polis yasalar gereğince yakaladığı kişileri mahkemeye sevk ediyor. Ama sonrasında bir duyuyoruz ki, yakalananların hepsi de çıkarıldıkları mahkemelerce salınıvermiş. Kimileri daha mahkemeye çıkmadan, soruşturma aşamasında salıveriliyor.
En son yapılan fuhuş ve uyuşturucu operasyonlarında yakalananlar da hemen salınıvermişler.
Mahkemeler de kendi kafasına göre karar vermiyorlar elbette. Onlar da kanun ne derse onu yapıyorlar.
Hal böyle iken, fuhuştan, uyuşturucudan ya da başka bir asayiş olayından dolayı yakalanan daha hazırlanan evrakların mürekkebi kurumadan salınıverilirken… Huzur ve güven ortamı nasıl sağlanacak? Fuhuşla, uyuşturucuyla nereye kadar mücadele edilebilecek?
Sayın Milletvekillerimiz! Kanun yapıcılarımız! Huzur ve güven ortamının pekişmesi için, fuhuşla, uyuşturucuyla hakkıyla mücadele edebilmek için kanuni düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Kanunlar suçluyu değil, vatandaşı koruyucu olmalı.
Bunu kim yapacak?

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi