• 0
  • 359
  • 16 Kasım 2019 Cumartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Afyonkarahisar, Romalılar döneminde “Şifâlı Frigya” ismiyle meşhur olmuştur. Özellikle Sandıklı ve Gazlıgöl kaplıcaları, Frigler ve Bizanslılar döneminden beri kullanılmaktaydı. Osmanlı zamânında “Ekşi Su” olarak meşhur olan mâden suyu, Gazlıgöl Hamamı hududu içerisinde bulunmaktaydı. 1890’lardan önce devlet hazînesine âit olup herhangi bir kimsenin tasarrufunda bulunmayan Gazlıgöl Hamamı’ndaki kaplıcalar ile mâden suyu, Afyonkarahisar Belediyesi tarafından üzerine binâlar yaptırılarak kirâya verilmiş ve geliri biri kız biri erkek olmak üzere iki ilkokulun masraflarına tahsis edilmişti. Mâliye hazînesinin 1894 yılında gelirlere el koyması üzerine, durum Şûrâ-yı Devlet’te müzâkere edilmiş ve netîcede, pâdişâhın fermânıyla, mâden suyu gelirlerinin zikredilen okullara, dolayısıyla Maarif Nezâreti’ne tahsis edilmesine karar verilmiştir.
Eskiden beri bölgede meşhur olan mâden suyunun şöhreti günden güne daha da artmaktaydı. Dolayısıyla civar yerlerden gelerek bu sudan alanlar çoğalmaktaydı. 1899 yılında şişelenerek satılmasının geliri artıracağından şişe başına maktû bir bedel belirlenerek müzâyedeyle iltizâma verilmesi, Afyonkarahisar Maârif Meclisi’nden talep edilmekteydi. Ayrıca aynı yıl, “Ekşi Su” diye bilinen bu mâden suyu için binâ yapılmasına karar verilmiş ve binânın 5395 kuruşa yapılacağı öngörülmüştür. İnşaatın yaklaşık bir yılda bitirilmesi ve 1900 yılında binâların hizmete girmesi planlanmıştır.
Maârif Nezâreti’nde bulunan mâden suyu imtiyâzı, 24 Haziran 1903 târihinde pâdişah tarafından Hamîdiye Etfal Hastânesi’ne verilmiştir. Mâden suyunun fennî kurallara göre yeniden düzenlenmesi ve suyun iyi bir şekilde akmasının sağlanması için bir mühendis gönderilmesi kararlaştırılmıştır. Suyun uygun bir yerine, bir memur ile 5 jandarmanın ikâmetine mahsus bir binâ inşâsı ile tedâvi için geleceklere, mükemmel bir misafirhâne yapılması uygun bulunmuştur. Zikredilen binâlara ilâve olarak tren hattına yakın bir yerde, gönderilecek mâden suyu şişelerinin konulacağı bir deponun da inşâ edilmesi gerekli görülmüştür. Mâden suyu şişesi sandıklarının, tren yoluyla belirli bir ücret karşılığında Haydarpaşa’ya, boş şişelerin ücretsiz olarak Gazlıgöl’e nakledilmesi husûsunda Anadolu Osmanlı Demiryolu Şirketi tarafından taahhütte bulunulmuştur. Aylık 10 bin şişenin satışa sunulmasının temîni için gerekenlerin yapılması istenmiştir. Mâden suyu için Avrupa’dan getirtilecek malzemelerin gümrükten geçirilmesinde, suyun yurt içine ve dışına naklinde bütün vergilerden muaf tutulması, pâdişah fermânı ile karar altına alınmıştır.
Yıllık bir milyon şişe mâden suyunun piyasaya arz edilmesine karar verildikten sonra, ihtiyaç duyulan şişelerin îmal edilmesi için Avusturya’nın Prag şehrinde bulunan Zefişman Mahdumları isimli fabrika sâhipleri ile 13 maddeden oluşan bir sözleşme imzâlanmıştır.
Mâden suyunun Hamîdiye Etfal Hastânesi’ne geçen imtiyaz hakkının, tekrar Maârif’e verilmesi için Meşrûtiyet’in îlânından sonra 1909 yılındaki Hüdavendigâr Vâliliği’nin talepleri uygun bulunmamıştır. Bilâhare 1911’de Afyonkarahisar milletvekilleri de devreye girerek mâden suyunun Maârif’e tahsîsi husûsunda talepte bulunmuşlar, ancak bu talep de uygun bulunmamıştır. 11 Ekim 1912 târihli Bakanlar Kurulu kararıyla daha önce Etfal Hastânesi’ne verilen mâden suyu imtiyâzı karârının değiştirilmesine yer olmadığı ortaya konmuştur. Sürekli gündeme getirilen mâden suyu imtiyâzı konusu, 1919 yılında yapılan incelemede de imtiyâzın, Hamîdiye Etfal Hastânesi’nde olduğu bir kere daha anlaşılmıştır.
I. Dünya Savaşı’ndan sonra mâden suyu imtiyâzı, Afyonkarahisar İl Özel İdâresi’ne verildi. 1924 yılından îtibâren özel kişilere kirâlanarak üretime devam edildi.
Cumhûriyet sonrasında 12 Nisan 1925 târihli ve 608 numaralı kânûnun 1. maddesi hükmü gereğince Afyonkarahisar Maden Suyu imtiyâzı, gelir getirmek amacıyla 60 yıllığına Kızılay’a (Hilâl-i Ahmer) devredilmiştir. Konuyla ilgili 17 Ekim 1926’da Bakanlar Kurulu imtiyaz kararnâmesi çıkarılmıştır. Ayrıca bu kararnâmeye ek olarak 10 Kasım 1926 târihinde, Ticâret Bakanı Mustafa Rahmi ve Kızılay Başkanı Doktor Refik (Saydam) imzâlarıyla 7 maddelik Afyonkarahisar Maden Suyu İmtiyaz Sözleşmesi ile 1 Kasım 1926’da 25 maddelik Afyonkarahisar Maden Suyu Şartnâmesi kabul edilmiştir. Mâden suyu imtiyâzının verilmesi ile Kızılay iyi bir gelir kaynağı elde etmiş ve bunun yanında şifâlı özellikleri bulunan dünyânın en iyi mâden sularından birisine sâhip olmuştur.
Kızılay (Hilâl-i Ahmer Cemiyeti), mâden suyu imtiyâzını aldıktan sonra, sağlık ve temizliğe özel önem vermiştir. Bundan dolayı mâden suyunun sağlığa zarârı olmadığına dâir raporların yaygın bir şekilde halka duyurulması benimsenmiştir. Suyun bileşimi ve sağlığa yararları, mâden suyu reklamlarına eklenmiştir.
1932 yılında Londra’da yapılan, suların mineral içeriği ve kalitesinin değerlendirildiği bir yarışmada, Afyonkarahisar Maden Suyu “altın madalya” kazandı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM