EĞİTİM

EĞİTİM

1 Kasım 1928’de harf devrimi kabul edildi. Bu tarihten önce yapılan nüfus sayımında (28 Ekim 1927) ülkemizde okuma yazma yüzde 9, kadınlarda yüzde 4.
Millet bir gecede okuma yazmadan kesildi lafının da böylece bir anlamı kalmıyor. Latin harfleri ve dilimizin sadeleşmesi sonucunda çok daha geniş halk kesimleri okuma yazma öğrendi.
Avrupa’da okuma yazma seferberliği 17. Yüzyılda başlamıştır. Oysa Osmanlı’da yaprak kımıldamıyordu. 19. Yüzyılda yani 1800 yılında Osmanlı Devleti’nin hiçbir yerinde okur-yazar oranı yüzde 5’i geçmemekteydi. Tanzimat Dönemi sonunda Ahmet Mithat Efendi okuma yazma bilmeyenlerin nüfusun yüzde 90-95’i kadar olduğunu bunların kalemsiz ve dilsiz oldukları yazmaktaydı. Genç Cumhuriyetin seferberliği sayesinde 1927’de okuma yazma oranı yüzde 10’a 1941’de yüzde 27’ye yükseldi. Cumhuriyet yönetimi böyledir.
Bütün bireylerin ülkenin her konuda yönetimine katılmaktadır. Her bireyin ülkeyi yönetme potansiyeline sahip olması ve böyle bir potansiyelle donatılmasıdır.
Türkiye Devrimi bunun ilk adımını okuma yazma seferberliğiyle başlattı.
Cumhuriyet, Süleyman Demirel’in köyünden okula gitmek için bazen saatlerce yürümesi, orta ve lise öğrenimini tamamlamak üzere şehrimiz Afyonkarahisar’a gelerek okuması ve Türkiye’nin başına geçmesi demektir.
Cumhuriyet herkese bu fırsatı veren bu rejimin adıdır. Bu da harf devrimi sayesinde olmuştur. Cumhuriyet kuldan yurttaş çıkarttı. Dil sadeleştirildi. Latin alfabesiyle herkesin kolay okuma yazma öğrenmesinin önü açıldı. Millet konuştuğu Türkçesine kavuştu. Bilgi kaynağı Batı’daydı. Düşüncenin, bilimin, teknolojinin tarihi orada ve Latin alfabesiyle yazılmıştı.
Yeni alfabeye geçişe, okumuş yazmış bazı üniversite hocalarının “Millet bir gecede dilsiz bırakıldı” sözü anlamsızdır.
1 Kasım 1928’de yürürlüğe giren harf devriminden sonra Atatürk’e 24 Kasım 1928 yılında okuma yazmanın yaygınlaşmasında önemli katkıları olan “Millet Mektepleri” Başöğretmenliği ünvanının verildiği tarihtir. 40 yıldır 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu kutlamalar sembolik durumdan öteye geçememiştir.
Tüm iktidarların 24 Kasım’da öğretmenler ve eğitim için verdikleri sözler havada kalmıştır. Tek tesellimiz saf ve temiz kalpleriyle öğretmenlerine sevgisini gösteren minik öğrencilerimizdir. Eğitim çok ciddi bir iştir. Çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğidir. Eğitime gereken önemi vermeliyiz. Millet Mektepleri, Köy Enstitüleri ile kazanılan eğitim kalitesi daha sonraki yıllarda ne yazık ki devam ettirilememiştir. Bugün olan sorunların kaynağında bu durum yatmaktadır.
Atatürk, yaptığı dev devrimlerle Türk Ulusunu çağdaş uygarlığın ötesine geçirmeye çalışmıştır. Cumhuriyet ve harf devrimi bir Türk Rönesansıdır.
Türk Devrimi, Cumhuriyet, Atatürk sevgisi ulusumuzun yüreğine kazınmıştır. Hiç kimse ulusumuzu geriye götüremez.
Sevgili öğretmenlerimizin günleri kutlu olsun.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi