Mustafa Yılmaz DÜNDAR
Mustafa Yılmaz  DÜNDAR
yilmazdundar@kocatepegazetesi.com
Edep; Ya Hu – 136
  • 0
  • 68
  • 16 Eylül 2020 Çarşamba
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Kelime-i Tevhid’i, Kelime-i Şehadet’i söyleyen ve “Amentü Billahi” diyen bir kişi kendisindeki esfele safiliyn yapıya ait olan hayalleri, düşünceleri, fikirleri, yorumları, konuşma dilini, beden dilini ve tüm fiillerini “müstakilen varım ve muhtarım” iddiasından temizlemelidir, temizlemeye gayret etmelidir. Bu temizlenme gerçekleştikçe Billahi anlamda iman kuvvetlenir, Billahi anlamda hürriyet kuvvetlenir ve geri dönüşsüz bir hal alır. Bu sebeple, manasını yaşayarak “La ilahe illallah” Kelime-i Tevhidine zikrullah olarak alışmak faydalı olur. Ve bir de salâvat… Salâvat bu konuda çok yol açan, idrak ve muhabbet yükselten, imanı koruyan ve tazeleyen, imanı en güzel noktalara taşıyan bir vesiledir. Salâvatta şöyle bir yöntemi fırsat buldukça yapmanızı öneririm. Bunu herhangi bir vakit salâtının sonuna eklerseniz (sabah salâtının, akşamın veya vitrin sonuna, size uygun olan bir yere bu uygulamayı koyarsanız) güzel olur inşaAllah: Efendimiz (SAV)’i düşünmeye çalışarak, mümkünse O’nun elini tuttuğunuzu düşünerek, O’na bağlanmış olarak, O elden nurunuzu alıyor şekilde salâvat okumaya bunu yapmaya gayret edin… Ve bunu yaparken öyle yoğunlaşın ki bir hadisi gerçekleştirmeye çalışın. Hadiste “Efendimiz (SAV)’i nefsinizden, malınızdan, mülkünüzden daha çok sevmeyi başaramazsanız, gerçek iman etmiş olmazsınız” buyrulmaktadır. Dolayısıyla, bunu yaparken sevginizi yükseltmeye, Efendimiz (SAV)’e olan bağlılığınızı ve sevginizi hissetmeye, onu canlandırmaya gayret edin. Eğer çok samimi olarak bunu yapmayı alışkanlık edinir, devam eder iseniz, bir gün bakacaksınız tek taraflı yapmaya çalıştığınız bu muhabbet artık tek taraflı olmamaya başlamıştır.
Hayatını Billahi anlamda yönetmeye gayret eden kul Hakk ve batıl arasında tercih yaparken Billahi idrakla yapmaya gayret edeceği için Hakk’ı tanıması gerektiğini bilir. Tercih yapacak ama hangisi Hakk? Öyle olunca Hakk’ı tanıması gerekir. İşte bu yüzden böyle kullar araştırıcı olurlar ve doğru bilgiyi, Hakk bilgiyi severler. Hakk’ı öğrenmek için de dinlemeyi bilir ve severler. Ayrıca bilirler ki Muhtariyeti Tercih Gücü (MTG) kendilerine verilmiş bir yetkidir, bunu Allah kuluna vermiş, onu yetkili kılmış. Bu sebepten hayatını Billahi anlamdaki hürriyetle tertip etmeye çalışan kullar MTG yetkilerini kendi adları namına kullanmazlar. Bu yetkilerini Allah Adına kullanırlar. En önemlisi, kıyas yaparken en önemli kriterimiz, bu yetkinin Allah adına kullanılmasıdır.
MTG yetkisini duniHi algıyla kullanan kullar ne yaparlar? Bu kulların çoğunluğu MTG yetkisinin farkında bile değildirler, bilincinde bile değillerdir. Dolayısıyla onlar için MTG, gibi bir yetki söz konusu değildir. Bu yetki onlarda var ama söz konusu değil, yani onun bir yetki olduğunun farkında değiller. Ancak farkında değiller diye üzerlerinde böyle bir nimet yok değil ki. Onlarda da MTG yetkisi var ama bu özelliklerini bilmiyorlar. Bu yüzden MTG yetkisini onlar kendi müstakil özgürlükleri olarak ilan ederler. Dolayısıyla tercihlerini “müstakilen varım ve muhtarım” iddiası şemsiyesi altında kendi adı namına bu özgürlüğü kullanarak yaparlar. Oysa Billahi anlamda hürriyeti kullanan MTG yetkisini Allah adına kullanır. O bilinçtedir. Ama bu konuların farkında bile olmayan, umursamayan ancak bu nimeti taşıyan kişi bu nimeti müstakil görüp özgürlüğünü ilan etmiştir; öyle olunca da kendi öz özgürlüğü, öz hürriyeti olarak kendi müstakilen varım ve muhtarım iddiası şemsiyesi altında kendi adı namına bu özgürlüğü kullanır. Bu davranış biçimi esfele safiliyn kuralları gereği kişide bir haz oluşturur, haz veren bir özgüven oluşturur. Kendisi için müstakilen varım ve muhtarım iddiası şemsiyesi altında “bu benim kendi özgürlüğümdür” dedi ya, Allah’ın verdiği yetkiyi, nimeti kendi öz özgürlüğü ilan etti ya, onu kullanırken kendi adı namına kullandı ya, işte bu onda bir haz oluşturur; bu bir özgüven hazzıdır. Bu aslında “Zanni Kibir Hazzı”dır. Zanni kibir hazzı… O kişi yakaladığı bu haz ile yaşadığını, yakaladığı bu haz ile var olduğunu anlar. Yani Allah’a karşı yaptığı bu isyan, bu sahip çıkışlık öyle bir hazza, öyle bir enerjiye dönüştü ki artık o kişi varlığını onunla anlıyor, hissediyor, onunla yaşayabildiğini hissediyor. Çok korkunç… Dolayısıyla, bu haz kaybolursa kendisini çok çaresiz hisseder, çok zavallı hisseder. Böylece haz aslında onun hayat enerjisi konumuna gelir. Böyle davranan kullar MTG yetkisini suistimal etmiş olurlar. Hadlerini aşmış olurlar. Allah’a karşı asi olurlar. Bu sebeple, MTG yetkisini Billahi idrakta kullanabilmek için özel bir gayret gerekiyor, akıl ve mücadele gerekiyor. Oysa onu duniHi algıyla kullanmak için herhangi bir gayret, bir farkındalık gerekmiyor. Neden? Çünkü esfele safiliyn hayat kuralları zaten kendiliğinden akıp gitmektedir. Kendiliğinden akıp giden bu yaşantıyla uyumlu olanlara “hayatla barışık” derler. Böyle yanlış ve saçma bir “sosyallik” tanımı yapılmaktadır; bu hayatla barışık olanlara çok sosyal derler. Dikkat edin lütfen, esfele safiliyn hayatla o kulun barışık olmasını sağlayan şey böyle insanların “ilahlık hissiyatları”dır. Bu kulların hayatla barışık olmalarını sağlayan kendilerine göre uydurdukları -ki uydurmak ve yalan söylemek onlarda çok önemli karakterleri olarak vardır- kendilerine göre uydurdukları bir tanımla sosyallik diye ortaya koydukları bu hayatla barışıklık durumunu sağlayan o kulun ilahlık hissiyatıdır.
Esfele safiliyn yapı Allah’a asi olmuşları sever, onlar öyleleriyle barış içerisinde dururlar. Çünkü esfele safiliyn halin görevlileri Allah’a asi olmuş kulları Allah’a ve Allah’ın işaretlerine karşı nefret duyguları içinde tutarak onlara Allah’ı unutturmak isterler. Ne demektir Allah’ı unutturmak? Allah Yokmuş Gibi yaşamalarını sağlamaktır, onları Allah’tan uzak tutmaktır. Nasıl uzak tutar? DuniHi algı ve zannlarıyla! Bu duniHi algı ve zannlarına uygun heva ve hevesler ürettirerek… Böylece, onların cehenneme giden yollarını engelsiz hale getirmek için çalışırlar.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM