DURAKTAKİ ADAM: ORHAN DURAK

DURAKTAKİ ADAM: ORHAN DURAK

“Biz dünyâdan gider olduk /Kalanlara selâm olsun/Bizim için hayır duâ /Edenlere selâm olsun”
Yedi yüz yılı aşkın süredir dillerde ,Derviş Yunus Emre’nin bu dizeleri..Bu anlam derinliği,hüzün ve insanîlik ,değme din ve felsefe kitaplarında bulunamaz.. “Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme “ demiş ya bu bilge kişi yüz yılların ötesinden; işte eğri büğrü olmayan, bu kadar düz ve yalın sözün yüz yıllardır sürüp gelmesi insanoğlunun kaderinin “son durak olmasındadır elbet..
Evet “Duraktaki Adam” rumuzuyla gazetelerde köşe yazıları yazan, sağlık teknisyeni, sporcu, futbolcu, Afyonspor yönetim kurullarında yer almış çok yönlü entelektüel bir kişilik olan Orhan Durak ayrıldı aramızdan… Açıldı parantez-çizgi-ve kapandı parantez… O çizgiyi bu kadar yaşadı Orhan Durak…
Cumartesi öğleden sonra TV’den maç izliyordum ki mutfaktaki eşim Davutlar’daki kardeşiyle telefonda konuştuktan sonra yanıma gelerek “Orhan Durak vefat “etmiş” dedi… Böyle üzücü haberi, yıllardır arkadaş olduğum bir kişinin ölüm haberini eşimden öğrenmenin şaşkınlığı içinde “Kim söyledi?” demişim. Evet hastaydı Orhan Durak; fakat hiç ihtimal vermiyordum; daha birkaç saat önce sorup soruşturduğum yakın arkadaşlardan aldığım bilgiler de umut vericiydi… Birkaç telefondan sonra öğrendim; ne yazık ki doğruydu bu acı haber… Birkaç saniye içinde onunla arkadaşlık günlerim ve ortak arkadaş ve dostlarım geldi geçti gözümün önünden…
Onunla yakın arkadaşlığımız Yeni Afyonspor’un kurulması aşamasında başladı; önceleri de tanıyordum Orhan Durak’ı; rahmetli Hocam İhsan Dümelli Çay’da askerlik şubesi başkanıyken bir futbol takımı kurmuştu orada, çevreden topladığı ve kısa sürede başarılı bir takım haline getirdiği Çağlayanspor takımında oynuyordu… 1981 yılında “İkinci Türkiye Ligi’ne Terfi maçları oynanacak lige” katılacak bir takım teşkil edildi. Çoğunluğu Afyonlu futbolculardan oluşan bu takımın çalıştırıcılığını da bana ve Burhan Geçer Hoca’ya vermişlerdi; Burhan hoca’nın antrenörlük lisansı yoktu o zaman, benim de antrenörlük lisansım yeterli olmadığı için sonradan Ankara’dan Selahattin Sunman Hoca da katılmıştı teknik heyete… Kuruluş aşamasında Orhan Durak o zamanlar Gençlikspor Genel Müdürü olan Yücel Seçkiner’i tanıyordu… Ankara’ya gide gele biz de dahil edildik bu lige… Baş döndürücü bir hızla ilerleyen sezon sonunda ikinci Türkiye ligine çıkmıştık… Bu başarıda önemli bir rol oynamıştır Orhan Durak… Sonraki yıllarda da özellikle transfer dönemlerinde Orhan Durak gâh benimle gâh Salih Özkılınç ve başka arkadaşlarla Ankara ve özellikle İzmir yollarını ezberlemiştik adetâ… Öyle bir hava yaratılmıştı ki 1. Lig’in kapısından döndük…(O yıllarda İzmir yolu tek yönlü ve dar yer yer bozuk bir asfalttı.) Ve bugün içlerinde rahmete erenler de bulunan İlk başkanımız İsmail Diker; sonraki başkanlarımız Ahmet Kocaşaban, Enver Şahin, Kemal Horzum, yöneticiler, Ali Osman Bozok; Ali Çekdemir, Erdal Sayar, Salih Özkılıç, İbrahim Yüksel, Mehmet Baydoğan, Tevfik Uz, Hayati Yörük, Hacı Öztabak gibi arkadaşların katkıları amatörce hizmetleri unutulamaz…(Sayın Salim PANCAR’ın Afyonspor başkanlığı ayrı bir başarı hikâyesidir)
Toplumda sevilen bir kişiydi Orhan Durak, gecede gündüzde sağlık sorunları olan arkadaşlarımıza ulaşırdı hemen… Annesi ebe babası da sağlık memuru olarak Afyon’un Çay ve İhsaniye ilçelerinde çalışmışlardı. Kendisi de Sandıklılı olduğu için buralarda çok arkadaşı ve tanıyanı vardı. Bu ilçelerin futbol takımlarına yardım eder sorunlarına müdahil olurdu… Genel kültür sahibi, hoşsohbet ve güzel konuşan yazan bir arkadaşımız olan Orhan Durak, Enver Şahin Burhan Geçer Hoca ,Salih Özkılınç, Hacı Öztabak ve Şerafettin Öztaylan’ın bulunduğu ortamlarda vaktin nasıl geçtiği bilinmezdi…
“Afyonspor Tarihi” kitabı hazırladı; benden de birkaç satırlık yazı istemişti… Uzun zaman uğraştı bastırmak için bu çalışmasını… Yüzlerce fotoğraf ve belge topladığını biliyorum… Ancak bu gayreti sonuç vermedi…
“Bir şey yapabildinse şu dünyâda eğer/Bir şey ki hatırlanmaya değer;/Bir ses, bir çizgi, bir şiir, bir büyük aşk,/Bunlarmış ölümsüzlüğün esrârı meğer.”(Fuat Bayramoğlu)
Malum ortam nedeniyle cenazesine katılamamak da ayrı bir üzüntü verdi. Allah rahmetler eylesin, kabri cennet olsun.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi