DÜNDEN BUGÜNE AFYONKARAHİSAR’DA SİNEMALAR -5

DÜNDEN BUGÜNE AFYONKARAHİSAR’DA SİNEMALAR -5

TÜRKİYE’DE BİR İLK KADINLAR MATİNESİ

Sinemalardan bahsetmişken Afyonkarahisar sinemalarının başlatmış olduğu, aynı zamanda Türkiye’de bir ilk olan ‘‘Kadınlar Matinesi’’ni de hatırlatmadan geçmeyelim.
İçine kapanık ve biraz da dönemin şartları gereği mutaassıp olan ilimizde bulunan sinemalar 1953 yılında genç kız ve kadınlara ve tabii çocuklara da erkeklerden ayrı film izleme imkanı sunmak, müşteri sayısını çoğaltmak amacıyla haftada iki gün ‘’Kadınlar Matinesi ‘’ düzenlemeye başlarlar.
Türkiye’de bir ilk olan uygulama elbette ki İstanbul gazetelerine haber olmakta gecikmez. Sevdiği kızla yan yana film seyretmek isteyen bir genç, çarşafa bürünerek sinemaya, Kadınlar Matinesine gider. Kılık değiştirdiği fark edilmekte gecikmez. Olay önce yerel gazetelerde yankılanır. Daha sonra yaygın basına malzeme olur. Sinema sahipleri kadınların rahatsız edilmeden babaları, eşleri, kardeşleri gönül rahatlığı içindeyken film seyredebilmeleri için böyle bir uygulama başlattıklarını söylerken büyük gazeteler çoktan ‘’ Afyonkarahisar’da İrtica ‘’ manşetli haberler yapmaya başlamışlardır.
Bu yayınlara karşılık Milliyet Gazetesi’nin 16/03/1953 tarihli nüshasında yayınlanan bir yorum daha insaflıdır.
‘’ Ortada irtica yok ,sadece edepsizlik var.Anlaşılan Afyon’lu kadınlar birtakım kendini bilmez-ler yüzünden sinemada erkeklerle bir arada oturamaz hale gelmişler.’’
Aynı gazetenin 17/03/1953 tarihli nüshasında okur mektubu köşesinde İstanbul’dan yazan bir bayan okur Afyonkara-hisar’da ki uygulamayı örnek göstere-rek İstanbul’da da sinema salonlarının bayanlara özel film gösterimi yapmalarını ister.
O yıllarda Milliyet Gazetesi’nde köşe yazarı olan, ilerleyen yıllarda Türk edebiyatının usta kalemlerinden birisi olan Tarık Buğra’nın gazetelerin’’ İrtica’’ yaygaralarını eleştirdiği 16/03/1953 tarihli yazısı dikkate değerdir.
‘’ Afyon’da bir sinemanın kadınlara ayırdığı seanslardan birine bir delikanlının çarşafa bürünerek girmesi ortalığı gene birbirine kattı. Aslında kötü bir şakacı olduğu anlaşılan bu delikanlı ,inkılapseverlerimize nutuk çekme vesileleri yarattı.Böyle fırsatları oldum olası kaçırmayan bu iyiniyetli vatandaşlarımız Afyon’daki sinemanın kadınlar seansı yapmasını bir irtica ve taassup belirtisi sayıyorlar.
Demek Afyon’da küfür işitmek istemeyen, sarkıntılıklara tahammül edemeyen ,bu yüzden de sinemadan vazgeçen kadınlar pek çokmuş.Bir işadamı bunu keşfedip sinemasını muayyen seanslar için onlara ayırmış.
Taassub ve irtica bunun neresinde? ‘’
Kadınlar matinesi sonraki yıllarda da sık sık basında yer bulur. Kadın kılığında bayanlar matinesine girmek isteyen erkeklerden tutun evde pişirdiği böreği, dolmayı komşuya satıp parasıyla sinemaya giden kadınların kocalarıyla kavgasına, sinemada çocuklar yüzünden çıkan kavgada yaralanan bayanlara kadar pek çok kez basına malzeme olur.
Afyonkarahisar’daki sinemalarda kadınlar matinesinin yanı sıra bir de aile matinesi vardır. Bu seanslar da genellikle şehrin önde gelen kişilerini aileleri ile görmek mümkün olur.Öyle ki herkesin nereye oturacağı bellidir.Bu tanınmış simaların gecikmesi nedeniyle makinistlerin filmi geç başlatması gazetelerin dedikodu köşelerinde gündeme getirilir ve bundan şikayet edilir.

1980’Lİ VE 1990’LI YILLAR

TV’nin yaygınlaştığı 1970’li yılların sonlarından itibaren sinemaların müşteri potansiyelinin düşmesi değişik uygulamaları da beraberinde getirir. Özellikle 80’li yıllarda bankaların çocuklara yönelik çizgi film gösterimleri sinemalarda yer bulur. Tek kanallı televizyonda izleme imkanı bulamadığımız pek çok çizgi filmi bankalar aracılığı ile sinema salonlarında seyretmişizdir. Bu gösterimlere davetiye bulabilmek için bankaların önünde kuyruğa girdiğimiz günler daha dün gibi. (Bankalar şimdilerde neden çocuklara yönelik sosyal faaliyetlerde bulunmazlar?)
1980’li yıllar yeni bir akımın başladığı yıllardır. Avrupa’da 70’li yılların sonunda başlayan video furyası Türkiye’yi 1980’lerin ilk yarısından itibaren esir alır. Gittikçe batağa saplanan Yeşilçam yüzünden sinemalardan iyice uzaklaşan seyirci artık videoya yönelmiştir. Bu icat başka bir sektörüde beraberinde getirir. Peşpeşe Video Kulüpler açılır. Envai çeşit filmler artık video kaset şeklinde pazarlanmaktadır. Video cihazı olmayanlar için cihazlarda kiralanmaktadır. O dönemlerin en önemli eğlencelerinden biri de aile bireyleri veya arkadaşlarla bir araya gelerek televizyon ve video kasetlerin izlenmesiydi. Yine 1980’li yıllar TRT’nin de renkli yayına yeni başladığı dönemlerdi.
Bu gelişmeler sırasında sinema salonları da yavaş yavaş kapanmaya başladı.
1991 yılında Star 1 kanalının yayına başlamasıyla Özel TV kanalları birbiri ardınca açıldı. Bu kanallarda başlarda düzenli bir program olmadığı için sürekli film yayınlanır olmuştu. 1990’lı yılların ortalarından itibaren video kulüpler kapandı..
Bu yazı dizimizde aktardığımız salonların ve sinemaların yanı sıra 1998-99 yılında ayrıca Afyon Lisesi Konferans Salonu’nda da düzenli film gösterimleri yapıldı. Bu salonda özellikle bol Oscarlı Titanik Filminin gösterimi sırasında uzayıp giden müşteri kuyrukları hatırlardadır.
2000’li yıllara gelindiğinde gerek şehirde bulunan üniversiteli öğrenci sayısının artması ve gerekse şehirde yaşayan insanlarda da uzun yıllar sonra sinema kültürünün yerleşmeye başlaması sebebiyle tek film gösteriminden ziyade bol alternatifli salonların olması bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Nisan 2003 tarihinde şehir merkezinde açılışı yapılan Yimpaş AVM ile birlikte hizmete giren Cinemovie Sinemaları şehrin ilk sinema kompleksidir. Eskisi gibi 1000 kişilik büyük salonlar artık yerini 100-150 kişilik küçük cep salonlarına bırakmıştır.İşletmeciliğini Tansu Doğan’ın yaptığı sinema 6 salonuyla yaklaşık 5 yıl bu sektörde tek başına faaliyetini sürdürürken İzmir Yolu üzerinde Şubat 2008’de faaliyete giren Zeyland AVM ile birlikte hizmete giren Cinens Sinemaları da 6 salonu ile sektörde yerini almıştır.
Afyonkarahisar’ın gelişmekte olan bölgesi İzmir Yolu üzerinde 10.km’de Ağustos 2010’da hizmete giren Afıum AVM’de bulunan sinema salonları ile birlikte günümüzde 20’ye yakın sinema salonu şehirde bulunan sinema izleyicileri için değişik seçenekler sunuyor.
Kahvehane köşelerinde başlayıp, büyük salonlarda devam eden, yazlık sinemalardan salonsuz günlere ve sinema komplekslerine varıncaya kadar bir şehrin sinema hikayesi işte böyle.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi