Dandini dandini dasdana, muhalefet sakın uyanma

Dandini dandini dasdana, muhalefet sakın uyanma

Onur Bayram 15 Eylül 2010 Çarşamba 03:00:00
  Türkiye ve Afyonkarahisar aylardır kilitlendiği referandum hengamesinden sonunda kurtuldu. Türkiye’de siyasiler ve bürokratlar yine pek çok işini bir kenara bırakıp aylardır ha babam kampanyalarda koşuşturup durdular. Harcanan milyonlarca TL bir kenara, dış politaka, ekonomik dengeler ve kaybedilen zaman, güven oylamasına dönüşen seçimde unutulup gitti. Kaldı ki Bakanımız Veysel Eroğlu da oyunu kullandıktan sonra basın mensuplarken, “siz dinlenirsiniz ama beni bakanlıkta bekleyen çok iş var” diyerek referandum sürecinde işlerin ve dosyaların nasıl biriktiğini anlattı.
Tüm eleştirilere, çiftiçilerin isyanına, KPSS’de yaşananlara rağmen hükümet bu sınavı da kazasız belasız atlattı. Afyonkarahisar’da, ülke genelindeki ‘evet’ oy oranının üstünde bir sonuç çıkması hükümet üyelerinin ilimizde iyi çalıştığını gösteri-yor. Gerçi daha aylar önce, ‘İçimizdeki Kütahyalılar’a rağmen Bakan Eroğlu rüzgarıyla evet çıkar’ demiştik ama yine de muhalefetin iddialı söylemleri aklımızda bir acaba sorusu uyandırıyordu.
Referandumdan sonra yerel gazeteleri incelediğimizde gözümüze çarpan ilk şey ilimizdeki iktidar üyelerinin mütevaziliği oldu. Referandum gecesi kutlama yapılmaması bir tarafa, bence iktidar partisi üyeleri biz sonuçtan emindik imajı yaratmaya çalıştılar. Gerçi referandum öncesi muhabirler arasında, AK Partililer’in aşırı gergin olduğu kanısı yaygındı. Hatta ben 6 yıldır kendilerini hiç bu kadar gergin görmediğimi iddia bile ediyordum. Ancak sonuçlar geldikten sonra sakinliğini koruyan iktidar üyelerinin, önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimde halka teşekkür ilanları vermemesi beni şaşırttı. AK Partililer’in referandum sonuçlarını galibiyet havasında kutlamayıp, toplumsal çatışmayı arttırmamaları da takdire layık bir davranış.
İktidar cephesinin yanı sıra referandum sonrası muhalefette de ilginç yaklaşımlar gördü. Örneğin MHP il Başkanı Kemalettin Yılmaz’ın, “demek ki onlar bizden daha iyi çalışmış” şeklindeki açıklamasına tek kelimeyle hayran oldum. Bu mükmmel özeleştiri becerisi, bu ahlak ne yazık ki ülke genelinde hatta siyasi partilerin genel başkanlarına yansımıyor. Kemalettin Yılmaz’ın da söylediği gibi muhalefetin hatası çok. Örneğin MHP cephesi liderini Afyonkarahisar’a getiremedi. Örneğin Genel başkan yardımcılarının ilçe ziyaretini basına duyuramadı. Aslında muhalefetin genel hatasıydı basını kullanamamak. Gerçi yanlılığı artık ayyuka çıkmış bazı yerel gazetelerimiz muhalefetin haberlerini özellikle küçük yayınlasa da, muhalefet özellikle söylemlerinde çok hatalı, çok yetersizdi. Ülke gündemi yerine kent gündemi ile uğraşsalar, ilin iktidar partisi yöneticilerini eleştirseler ve birlik içinde çalışsalar ortaya daha farklı bir tablo çıkabilirdi.
Seçimden sonra ‘farklı bir tablo çıkabilirdi’, ‘yapılabilirdi’ demek, eleştirmek kolay diyenleri duyar gibiyim. Ancak istenince her sonucun çıkabileceği neredeyse Türkiye rekorlarını zorlayan Sultandağı kanıtladı. Ne kadar doğru bilmem ama CHP ile MHP Sultandağı’nda köy köy, belde belde ve her yerleşim birimini değim yerindeyse paylaşarak dolaşmış. Dolaşmış diyorum çünkü bu bilgi sadece bir rivayet. Ancak görüldüğü üzere isteyince, inanınca ve iyi çalışınca her sonucu almak mümkün.
Referanduma bir kaç gün kala CHP İl Başkanı Ramazan Akgöz’ün, referandum sonucunun hayır çıkacağı ile ilgili açıklamada bulunmuş. İl Başkanı Akgöz, oy oranı ilgili rakam bile vermiş. Oysa o konuşmanın en dikkat çekici yanı, iktidar partisinin abarttığı ve yüzde 70’e ulaşmalarının imkansız olduğu bölümüydü. Öncelikle başkanı tebrik etmeliyim. Kendisi haklı çıktı ve iktidar partisi yüzde 70’e ulaşamayarak yüzde 66’da kaldı. Ancak benim en çok şaşırtan bunu CHPliler’in de kabullenmiş olması. Gerçi seçimden kısa bir süre önce referandum ve genel seçim üzerine sohbetin koyu olduğu bir ortamda duyduğum bir söz, hem beni çok üzdü hem de ilimiz CHP üyelerinin tavırlarını daha iyi anlamamı sağladı. CHPliler’in de bulunduğu bir ortamda bir kişi, “Atatürk Anıtkabir’den uyanıp gelse, CHP’den aday olsa CHP yine de Afyonkarahisar’da iki milletvekilini ancak çıkarır” gibi bir söz etti. Ben bunu ilk kez duyduğumdan bir hayli yadırgasam da her iki üç partinin üyesinin de olduğu bir ortamda konuya çok dahil olmadım. Ancak sanırım CHPliler bunu daha önce de duymuş ki bu sözlere cevap verme gereği bile duymadılar. Bu da CHP’nin seçimi ve Afyonkarahisar’da sonuçları günden güne kabullendiğini gösteriyor.
2011 yılında genel seçimler var. İktidar üyeleri hala temmuz söylemini kullansa da bence seçimi mayıs sonu haziran başına alacaklar. Böylece hem okullar tatil olup insanlar sahillere kaçamayacak hem de sıcaklar bastırmadan seçim turları yapılacak. Gerçi gurbetçi oyları için iktidar yurt dışında okulların tatilini de beklenebilir. Muhalefet partileri bu yüzden şimdiden seçim çalışmalarına başlamalı. Projeler üretmeli, iktidar üyelerinin 4,5 yıllık söylemlerini incelemeli. Çalışma grupları kurup basına sunulacak, il başkanlarının kullanacağı materyaller hazırlanmalı. Örneğin kütüphaneye gidip bir önceki seçim döneminin gazeteleri incelenerek iktidar üyelerinin bir önceki dönem öncesi verdikleri sözleri hatırlayabilir, bu sözlerin yerine getirilip getirilmediğini kontrol edilebilir. İktidarın yaptığı yatırımlarını inceleyip eksikliklerini yüzüne vurabilir. Bir anda muhalefetten çok mu şey bekledik acaba. Tamam, bu kadarını geçtim hiç olamasa AK Parti’nin çıkardığı, “5 yılda Afyonkarahisar ne kazandı” kitapçığını bulup, iktidar üyelerini kendi silahlarıyla vurmayı deneyebilirler. Bunu da yapamıyorlarsa bayram gazetelerini toplayıp bayram müjdelerini okuyabilirler.
Yapabilirler diye yazıyoruz çünkü gerçekten iktidar partisinin yaptığı doğru ve yanlış şeyler var. Bizim görevimiz basın olarak doğruyu övmek, yanlışı yazmak. Ama sanırım muhalefetin de görevi yanlışı bulup eleştirmek, doğru çözümler üretmek. Oysa ilimizde muhalefet uyuyunca, yerel gazetelerin büyük kısmı da eleştirmekten korkunca, yanlış yapılmış şeyler genellikle göz ardı oluyor. Böylelikle gazetelerimiz hep iyi haberler ve iyi yatırımlarla dolup taşıyor. Eleştiri yapabilen birkaç kişi de bir süre sonra ‘alemin aptalı ben miyim?’ diye düşün-meye başlıyor. O yüzden muhalefetin uyanması, silkinmesi lazım.
Afyonkarahisar’ın öyle garip bir siyaseti var ki, AK Partililer’in eleştirisini yine Ak Partililer yapıyor. Kaptan döneminin eleştirisini muhalefet susunca mecbur kadıkça Başkan Çoban yapıyor. Afyonkarahisar’ı her seçimde rekorla kapamayı başaran iktidar partisi, öneride bulunmaya gerek bırakmayan bir başarı içinde. Ancak MHPliler’e önerim Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural’ın basın toplantılarını izleyip, nasıl yerele uyarlarız diye düşünsünler. Ana muhalefet partisine de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yıldızlaştığı dönemdeki gibi iktidarın söylemlerini, projelerini inceleyip belge ve eleştirilecek bilgi arasınlar. Gerçi Ak Partililer’in CHPliler’in muhalefette olmaktan memnun olduğu, iktidar olmak istemedikleri yönünde bir söylemleri vardı. Eğer muhalefette bu görüşe katılıyorsa, parti binasını açıp kapamaya devam etsinler.
İktidar partisi genel seçimler için şarkı aramaya başlamışsa ben Afyonkarahisar AK Parti için bir şarkı buldum. Üstelik anonim olduğu için telif ücreti de ödemezler. Hani hepimizin bildiği ninni vardır ya, iktidar partisi onu “dandini dandini dastana, muhalefet sakın uyanma” diye çevirebilir. Zaten uyuyan muhalefet, bu şarkıyla iktidar rüyası bile görür. Gerçi muhalefet için henüz bir şarkı bulamadım. Ama uyumlu olması için muhalifler için radyolardan birinden Candan Erçetin’in Ninni şarkısını istek olarak isteyebilirim.
Hiç sevmesem de ilimiz için zaman zaman Türkiye’nin en büyük köyü denir ya, bizim muha-lifler üzerine alınırsa onlara armağan edeceğim şarkının sözleri şöyle bitiyor, “Güzel köyüm ne zaman uyanırsın. Bu duruma ne kadar dayanırsın. Sanma ki uyurken kazanırsın. Hadi köyüm ne zaman uyanırsın?”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi