ÇÖP NOTLARI – Kocatepe Gazetesi

ÇÖP NOTLARI – Kocatepe Gazetesi

Ümit Demir 22 Temmuz 2015 Çarşamba 03:00:00
  Evinizdeki en son teknolojik cihazlar, çöpe atıldıktan sonra nereye gidiyor biliyor musunuz? Cevabı düşünedurun ben de çöp notlarıma başlayayım.
Aslında çöp oluşturmayan bir medeniyetten geliyor olduğumuzu hatırlatmak istiyorum ilk önce. Medeniyet de zaten bununla ölçülmeli sanki. Dünyaya ne kadar az zarar veriyorsan, ne kadar kötü iz bırakıyorsan o kadar “medenî”sindir.
Yapay bir düzende geçmeyen hayat tarzında çöp, doğal yollarla tekrar geri dönüşüme geçen şeylerdi aslında. Kullanılan ev eşyaları zaten doğanın bir parçasıydı. Yenilenebilirlerdi. Su testisi kırılsa yeri topraktı. Orada kolay çözülürdü. Kap kacak ise bakırdan, tekrar tekrar kalaylanabilen cinstendi. Günümüzün başlıca sorunlarından olan yemek/ekmek çöpleri ise en başta hayvanlar için bir beslenme kaynağı idi. Teknolojik aletler ise mutlaka tamir ettirilir, kullanılmaz olunca da eskiciye satılırdı.
Yani bu yapay olmayan tabii hayat döngüsünde insan, kendisine ve çevresine en az zararı veriyordu.
Ekmek çöpleri demişken, eskiden bayat ekmekleri çöpe atmaz, bir ağacın dalına asar, büyük-küçükbaş hayvanları olanlar da bunları alırlardı. Şimdi bu nezaketi de kaybettik maalesef. Ekmekler çöp poşetleriyle beraber bırakılıyor.
Sağolsun, bizim mahallede 1-2 sene öncesinde tanıştığım bir teyze her sabah istisnasız bu işi üzerine almış, çöplerden ekmek topluyor. Hayvanları varmış, onlar için… Belirli noktaları istasyon yapmış, orada biriktiriyor, sonra da eşi vasıta ile gelerek alıp gidiyor. Aslında bizleri ne büyük bir vebalden kurtardığını düşünce hepimizin ona yardım etmesi lazım değil mi?
Şahsen ben, çöplerde ekmek görünce almamazlık yapamıyorum artık, o teyze için. Bir defasında bir marketin önünde hafif bozulmaya yüz tutmuş, poşette 4-5 ekmek buldum mesela. Yenmeyecek gibi de değildi aslında. Ama mükemmelliğe alıştırılan müşteri portföyü için iadesi şart bir üründü, nimet değildi!
Demem o ki beni, çöpleri karıştırırken görürseniz şaşırmayın. Kınamayın da… Kınayacaksanız ekmekleri çöpe atanları kınayın! Ya da sadece dua edin onlara…
Çöp karıştırmak diye de geçmemek lazım aslında. Nice kişinin “ekmek parası” oradan geliyor. Çöp başında kavga edenleri de gördüm çünkü! Hani teknoloji mağazası yüzde bilmem kaç indirimle açılış yapar da müşteriler ürünleri kapışmak için savaşır ya! O kadar vahşi olmasa da çöp başında da kavga gördüm.
Hatta bir çöpçünün, diğer çöpçünün elindeki süpürgeyi kıskanmasına bile şahit oldum. Dikenli çalı çırpıdan yapılan süpürgeleri kıyaslayıp “Seninki daha iyi… Değişelim mi?” dediğini de çöp notlarıma eklemesem olmazdı galiba.
Ama en çok zengin semtlerinden çöp toplayanlara içim acıyor. Düşünsenize, neler atıyorlar kim bilir çöpe? Bir çöpçü, evinde olmayan, olamayacak bir eşyayı ancak orada, çöpte görebiliyor sadece.
Çöp notlarını uzatmak isterdim ama yerimiz daralıyor.
Son olarak yazımın başındaki soruma döneyim. Bu tür teknolojik çöpler ne yazık ki geri kalmış ülkelere gönderiliyor. Afrika ülkeleri ve Hindistan başta olmak üzere Avrupa’nın çöp kutusu hâline gelmiş yerler var. Hani medeniyet demiştim ya! Sözde medenî/insan hakları savunucusu Avrupa, katı atıklarını da sıvı atıklarını da 3. dünya ülkeleri diye tabir ettikleri yerlere gönderiyor, egoistçe… Bu ise oralarda yaşayanlar için gelir kapısı olarak görülse de sağlıksız bir ortam oluşturuyor.
Lütfen, hayatınızın çöp miktarına dikkat edin! Ne kadar az çöp “üretirseniz” o kadar yararlı ve medenîsinizdir çünkü.

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi