CON AHMET’İN DEVİR DAİM MAKİNESİ… CON AHMET USTA AFYONKARAHİSAR’LIYDI

CON AHMET’İN DEVİR DAİM MAKİNESİ… CON AHMET USTA AFYONKARAHİSAR’LIYDI

Hasan Özpunar 24 Ocak 2011 Pazartesi 02:00:00
  Değerli okurlarımız!
Çoğumuz duymuş mudur bilmiyorum fakat orta yaşlarda olanlar muhakkak şu deyimi bilirler ’’Con Ahmet’in devir daim makinesi ‘’
2006 yılında ‘’Erke Dönergeci’’ haberleriyle tekrar gündeme elen Con Ahmet’in Devirdaim Makinesi; bir hareketi başlatarak sürekli enerji üretecek bir makine tasarımı idi.
Önceki günlerde Başbakanımızın telaffuzuyla tekrar gündeme gelen bu deyim önümüzdeki günlerde de sıkça konuşulacağa benzer.
Peki Türkçemize böyle bir deyim kazandıran Con Ahmet’in Afyonkarahisar’lı bir saatçi ustası olduğunu biliyor muyuz?
Pek çoğumuzun ‘’hayır’’ dediğini duyar gibiyim.
Con Ahmet lakaplı Ahmet Eryılmaz aslen Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesi’nden olup genç yaşlarında şehre yerleşmiş ve uzun yıllar boyunca şehrimizde saat tamirciliği ile iştigal etmiştir. Rivayetlere göre kıtlık yıllarında evinde pancardan toz şeker imal eder ve onu kullanırmış.
Gelin bundan sonrasını uzun yıllar Saatçi Con Ahmet Usta’nın çıraklığını yapmış, eski Mevlevilerden, rahmetli Kemal Bayık’ın anılarından aktaralım.
Anıların sahibi Kemal Bayık’ın babası eski Afyonkarahisar müftülerinden, Kurtuluş Savaşı sırasında büyük hizmetlerde bulunmuş rahmetli Hüseyin Bayık, annesi ise eski Ulucami Medresesi Müderrislerinden Çil Hafız Hoca’nın kızı Cemile Hanım’dır. 1904 yılında Afyonkarahisar’da doğmuştur. 1983’te vefat etmiştir.
Yunan işgali sırasında Mektep talebesi olan Kemal Bayık şunları aktarıyor.
‘’İşgal dolayısıyla mektep tatil edilmiş, artık derse devam imkanı kalmamıştı. Bu sıralarda tanışmış olduğum Neyzen Çerkez Nuri Dede’nin kardeşi, Otpazarı Camii imamı Mahmut Hoca bana “artık harp ne zaman biter, mektepler ne zaman açılır, ne olur bilinmez; oğlum bir zanaat sahibi olman gerekir’’ diyerek beni saat tamiratına teşvik etti ve öğretti. Sonradan yeğeni Con Ahmet Usta ile tanıştırdı ve Con Ahmet Usta’nın çırağı oldum.
Ustamın şimdiki Bedesten karşısında Kasaplar içine doğru dükkanı vardı. Orada esas mesleğimi öğrendim. Ustam son derece zeki ve sanatkar bir insandı, harp dolayısıyla malzeme yoktu, gerçi saat adedi de azdı fakat ustam bulunmayan bir malzemeyi adeta icad ederdi; küçük saatçi tornasında şemsiye telinden saatin direğini tornada yapar ve takardı. Mesleğin bütün inceliklerini bana da öğretti.
Ustam sonraları devridaim makinası fikrine takıldı. Ömrünün son zamanlarına kadar kendisi ve kardeşi Ali İdeman Dede’de ‘’sonradan Otpazar Camii yanındaki dükkanımda ki ustam’’ bu makinayı icad etmek için kısıtlı imkanları ile ve saatçi tornası yardımıyla yaptığı parçalarla devridaim makinasını yaptı.
Con Ahmet ustamın yaptığı bu makinayı sonraları 1930’larda (doğrusu 1926) Cumhuriyet Gazetesi yardımı ile bütün Türkiye duydu, fakat üniversite yet-kilileri bu makinayı yapmanın mümkün olmadığını; çünkü mekanik bir makinaya verilen enerjinin zamanla sürekli sürtünme dolayısıyla kaybolacağını ve tek bir enerji ile bir makinayı devamlı çalıştırmanın mümkün olmadığını savundular ve İstanbul’da üniversitede halk huzurunda yapılan bir denemeyi bile ilgiyle takip etmediler. Böyle bir aletin yapılması halinde Beyazıt Meydanı’nda kendilerini asacaklarını söylediler.
O zaman İtalyanlar Con Ahmet Usta’ya müracaat ederek Onu İtalya’ya davet ettiler ve özel labaratuvarlarda bu makinayı daha modern ve hassas aletlerle yapmasını, patentine yüklüce bir para vereceklerini ısrarla belirtmelerine rağmen Con Ahmet Ustam bunu kabul etmedi. Gerçekte ustamın makinasının temel esası, saat nasıl zembereği boşalırken bir enerji meydana getirirse o enerji ile bir zembereği kurmak ve tekrar boşalan bir saat zembereği ile yeni bir zembereği kurarak ilk başlatılan bir hareketi devamlı bir hale getirme düşüncesi idi.’’ 1
Meşhur Con Ahmet’in devirdaim makinasının hikayesi kısaca böyle. Ustanın projesini ortaya attığı günlerde basın günlerce bunu konuşmuş ve halkta bu sayede haberdar olmuştur.
Kemal Bayık’ın anlatımına göre son derece zeki ve zenaatkar bir insan olan Ahmet Usta buluşunu çalıştırmayı başaramadı ama adının nesiller boyu sürmesini başardı. Yıllardır Türk halkı işe yaramayan buluşlar için ‘’Con Ahmet’in Devir Daim Makinesi‘’ de-yimini kullanır oldu.
Bu başarısız denemeden sonra Ahmet Usta bu konuda ki çalışmalarını sürdürür fakat bir türlü istediği sonucu alamaz ve söylentiye bakılırsa en sonunda Bakırköy Ruh Ve sinir Hastanesi’ne yatırılır ve Mazhar Osman tarafından tedavi edilir.
İlişikte Con Ahmet Usta’nın bulabildiğimiz tek resmi var. 1908 yılında Mevlevi Türbe Cami’nin açılış fotoğrafı. Çember içine alınan kişi Ahmet Eryılmaz nam-ı diğer Con Ahmet Usta’dır. Fotoğraftaki kişiler anılarını aktardığımız rahmetli Kemal Bayık tarafından 1980’li yıllarda tanımlanmıştır. Ahmet Ustanın ‘’CON’’ lakabı da sanırım 1900’lerin başlarında hayli taraftar bulan Jön Türkler akımından gelmektedir.
Kaynak: 1- Beldemiz Dergisi- 1994

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi