Himmet Kasal
Himmet  Kasal
H.kasal@kocatepegazetesi.com
ÇERÇEVELİK YAZI!
  • 0
  • 52
  • 29 Temmuz 2020 Çarşamba
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

İman et, mücadele et, zafer senindir. Bu hakikat fertleri içinde geçerlidir. Topluluklar için de, milletler ve devletler için de geçerlidir.
İyiyi, güzeli, doğruyu anlatmak için olmadık çilelere katlanan Resulullah Efendimiz bizim için rehberlerin en özelidir. Malını, canını, doğduğu şehrini terk etmek zorunda bile kalsa imanının gereği olarak mücadele etmiş, yılmamış ve sonunda Mekke’nin Fethi ile zafere ulaşmıştır. Salât ve selam ona, ashabına ve yolundan gidenlere olsun.
İSTANBUL’UN FETHİ VE
FETHİN SEMBOLÜ
Aşiretten devlete uzanan çizgide kazanılan İstanbul’un fethi zaferi üç kıtaya hükmeden pek yüce, pek şerefli ve uzun süreli bir devletin müjdesini vermiştir. “Allah’ım sana layık olmaya çalışıyorum.” diye iman eden, mücadele eden mücahitlerin yaptıkları “sefer bizden zafer Allah’tan” diyenlerin ulaştıkları mutlu sonlardan biriydi 29 Mayıs 1453 Zaferi.
Akşemseddinlerin, Molla Güranilerin ve daha nice ağzı dualıların ilim, iman ve teknikle harmanlanmış yüce bir zafer Fatih Sultan Mehmet Han’a nasip olmuştu. Fatih Sultan Mehmet Han, fethin öncesinde gönülleri feth etmesini tamamlamıştı. Diğer inanç sahiplerine de hoşgörülü davranacağını önceden ilan etmişti. İşte fethin hemen akabinde Ayasofya’yı Camiye çevirdiğinde çok büyük tepkilerle karşılaşmaması bundandı. Demek ki; mücadele yalnız silahla değil, ilimle irfanla ve akılla yapılmalıdır.
480 küsur yıl Ayasofya, Cami olarak kullanılmıştır. Mimar Sinan buranın güçlendirilmesini sağlamıştır. Asırlarca depremlere, doğal yıpranmalara karşı ayakta kalabilmiştir. Fethin en önemli sembollerinden olan Ayasofya için Sultan Mehmet Han bir vakfiye hazırlayarak basiret ve ferasetini ispatlamıştır.
1934 yılında T.C. Hükümetinin verdiği Bakanlar Kurulu kararıyla fethin sembolü Ayasofya, müzeye dönüştürüldü. Vakfiye’nin amacı dışına çıkıldığını görüyoruz.
Dana sonraki yıllarda siyasetçiler Ayasofya’yı açacağız söylemleriyle bunu uzun süre politika malzemesi yaptılar. Gerçek şu ki Ayasofya’nın bir bölümünde namaz kılınıyordu. 1934’teki Bakanlar Kurulu karanının yürürlükten kaldırılması gibi basit bir yöntem varken bu yıllarca bütün siyasetçilerce sürekli ertelendi.
24 Temmuz 2020’de tamamen ibadete açılan Ayasofya Camisinin açılışı ve sonrası fethin sembolünün ve vakfiyenin yerine getirilmesi ülkemizde olduğu gibi İslam Dünyası’nda da büyük memnuniyetle karşılandı. Kararı alanlar ne olursa olsun kutlandılar.
DAHA BÜYÜK KUTLAMAYI
HAK ETMEK İÇİN
Türk-Aile yapısını derinden sarsan İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanunun yürürlükten kaldırılması Ayasofya’nın ibadete açılmasından daha büyük sevince sebep olacaktır. İstanbul Sözleşmesinden sonra evlenen çiftlerin sayısı azalırken boşanan çiftlerin sayısında ciddi artışlar görülmektedir.
Sözleşme öncesinde yılda 100 civarında olan kadın cinayetleri 2018’de 440; 2019’da 474 olmuştur. Durum daha da kötüye gitmeden yanlıştan dönecek vekillerimiz büyük bir hizmet yapmış olacak ve takdiri hak edeceklerdir.
Bu millet, yanlışı eleştirmeyi de doğruyu tebrik etmeyi de bilecek kadar ariftir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM