Himmet Kasal
Himmet  Kasal
H.kasal@kocatepegazetesi.com
CAN AZERBAYCAN!
  • 0
  • 86
  • 14 Ağustos 2020 Cuma
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Vekalet savaşlarının sürdüğü Azerbaycan, bugünlerde yine gündeme gelmiştir. Ermenilerin haksızca ve zalimane bir anlayışla işgal ettiği DAĞLIK KARABAĞ gibi Azerbaycan da öz be öz Türk yurdudur.
Türkiye gibi Azerbaycan da stratejik konumu çok yüksek olan bölgede yer almaktadır. Böyle yerlere sahib olan ülkelerin de gizli açık düşmanları çok olur. Huzur bulmak için sulhu SALÂH bulmak için daima cenge hazır olmak lazım gelir.
İHTİLAFLARIN TEMELİ’nde Osmanlı-Rus savaşı kendini göstermektedir. 1826 yılında Yeniçeri Ocağının kaldırılmasını fırsat bilen Ruslar 1828 yılında Osmanlıya Savaş açmış, kısa sürede BATUM, ARTVİN, KARS’ı alarak Erzurum’u işgal etmişlerdi. Bu işgal Türk-Ermeni – Azerbaycan-Ermeni ilişki ve ihtilaflarının temelini oluşturmuştur.
Ruslar bölgeyi uzun süreli kontrol edemeyeceklerini bildiklerinden stratejik olarak Kafkasların güneyinde Ermenilerden oluşmuş bir Hristiyan devleti kurarak güney kanatlarını güvenceye almak istediler. Revan ya da Erivan da anlı şanlı Türk yurduydu. Nitekim Rus Komutan Paskeyeviç’in noktalarında Revanı “Camileri, hanları, hamamlarıyla tam bir Türk şehri” olarak anlatmıştır.
Osmanlı’da sadık teba olarak bilinen Ermenileri Ruslar çeşitli yöntemlerle kandırarak 1829 yılında binlerce Ermeni’yi daha güzel hayat vaadiyle Erivan yöresine Erzurum havalisinden göçe ikna etmişlerdi. Böylece Türk yurdunun demografik yapısı Ermeniler lehine döndürülmeye başlamıştır.
Diğer yandan İran’da da Nadir Şah’ın ölümünü müteakip yönetim boşluğundan istifade ile bölgedeki hanlıklar tek tek Ruslara yem olmuştur. 1820 yılında İran ile Rusya arasında TÜRKMENÇAY anlaşması yapılmıştır. Anlaşmanın 15. Maddesi gereğince İran’dan bölgeye ERMENİ göçü sağlanarak Sürmeli Çukuru bölgesinde Ermeni yokken Rusların çalışmasıyla dengeler iyiden iyiye değişmiş oluyordu.
Türkmençay anlaşması sonuçları itibarıyla bugün de güncelliğin korumaktadır.
Yapılan bu anlaşmayla, Azerbaycan Türkleri ikiye bölünmüş, halen devam eden Kuzey-Güney Azerbaycan problemi ortaya çıkmıştır.(1)
Bir taraftan Ermenileri toplayıp birleştirenler, diğer taraftan Azerileri Kuzey-Güney diye bölerek sinsice çalışıyordu. Düşmanın stratejisi hiç bitmez. BÖL-PARÇALA-YUT taktiğini her zaman yaparlar. 1944 yılında da Ruslar yeni bir oyun sergileyerek AHISKA Türklerini vagonlara doldurarak Sibirya’ya sürmüştür. Yüzbinlerce kişinin ölümüne, zulme uğramasına sebeb olmuşlardır. Ahıska Türkleri’nden boşalan yerlere Gürcü ve Ermenileri doldurarak tarihi isteklerine iyice yaklaşmışlardır.
Rusların taktiğini Ermeniler de kullanarak 1993 yılında Laçin Koridorundan geçerek Karabağı işgal ettiler. Batı ve Rusya tabiatları gereği Ermenistan’ı destekleyip onun yanında yer aldılar.
Kafkasların stratejik önemi ve vazgeçilmezliği, Bakü ve Orta Asya petrollerinin; Karadeniz’e, Akdeniz’e ulaştırabilecek; HAZAR enerji koridorudur. Ruslar bu koridordan son derece rahatsız olmuştur. Dolayısıyla Ruslar Ortadoğu’da Irak-Suriye-Yemen-Libya’da vekalet savaşı yürütürken; Kafkaslardan da Türkiye’ye karşı Ermenileri kullanarak VEKALET Savaşını sürdürmektedir. Azerbaycan-Ermeni savaşını bu gözle görmek gerekir.(2)
Devletimiz CAN AZERBAYCAN’a gerektiği değeri verecek ve şüphesiz yükselen feryatları dindirecektir. İyi bir plan, proje, ve strateji ile Kafkaslar bölgesinin Türkiye ve Azerbaycan lehine gelişmesi mümkündür. İyi niyet, basiret ve feraset yolumuz olsun.
1- İbrahim Ethem Atnur Türk Tarih Kurumu Ankara 2001
2- Abdurrahman Zeynal Bayrak Dergisi 1317 sy Sf 24

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM