Kemal DEMİRKIRKAN
Kemal  DEMİRKIRKAN
kemaldemirkirkan@kocatepegazetesi.com
BÜYÜK ÇILGINLIK
  • 0
  • 697
  • 27 Mart 2020 Cuma
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Covit19 salgını bize her şeyi unutturdu. Hep birlikte Corona ile yatıp Covit’le kalkıyoruz. Gece yarılarına kadar bugünkü vaka sayısı kaç? Kaç kişiye test yapılmış? Kaç kişi hayatını kaybetmiş? sorularının cevaplarını bekliyoruz. Düne kadar gündemimizde olan birçok şeyin adını bile anmaz olduk.
Ben size kısaca hatırlatayım. Hani Şam’da “Emevi Camisinde Cuma namazı kılıp geleceğiz” diye başladığımız Suriye macerası sonrası milyonlarca Suriyeli göçmen ülkemize mülteci olarak akın etmişti. Sayıları 4 milyonu bulan bu göçmenler için devletimiz 60 milyar dolar harcadığını ifade etmişti. Biz Corona Pandemisi öncesi İdlip’de 33 askerimizin şehit edilmesinin ardından Avrupa’ya giden kapılarımızı açmıştık. Yunanistan dahil tüm Avrupa ülkeleri de kapılarını kapatmış, hatta sınırı geçenlere şiddet uygulamaya başlamıştı. Evet işte o mültecilerin durumu şimdi ne oldu? 4 milyon Suriyeli için 60 milyar dolar harcama yapan iktidar, salgın sonrası ciddi ekonomik sıkıntılar yaşamaya başlayan Türk halkı için (83 milyon için) 100 milyarlık paket açıkladı (Bu paketin de büyük kısmı turizmle, inşaatla ilgili ya neyse). İşin ekonomik boyutu bir yana, şimdi asıl sorun şu. Zaten sağlıksız şartlarda ve kalabalık olarak birlikte yaşayan bu insanlar arasında Corona Virüsünün yayılmasını önlemek için neler yapılıyor? Mültecilerin içinde bulundukları sağlıksız ortam, ülkemizdeki pandemi ile mücadelede sıkıntı yaratmayacak mı?
Corona öncesi gündemimizin en önemli maddelerinden birisi “Kanal İstanbul”du. Israrla bu projeyi hayata geçireceğim diyen iktidara karşı, geniş halk kitleleri ve muhalefet bu projenin İstanbul için yıkım projesi olacağını ifade ediyordu. Corona Virüsü ile yatıp kalktığımız, canımızı düşündüğümüz şu günlerde öğrendik ki, “Kanal İstanbul” projesinin 2380 kg ağırlığındaki proje maketi Hong Kong’da yapılarak Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na getirilmiş. Dahası, Ulaştırma Bakanlığı sanki hiçbirşey olmamış gibi Kanal İstanbul projesine ait ihale için düğmeye bastı. Bugün (26 mart 2020 tarihinde) yapılacak ihale ile Kanal İstanbul’un geçtiği güzergahta bulunan iki tarihi köprü sökülerek başka bir yerine taşınacak. İnsanların evinin, çoluk çocuğunun temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla sağlığını riske atarak çalışmaya devam ettiği şu günlerde emekçiye, emekliye, işçiye, memura sosyal devletin gerektirdiği garantileri veremeyen devlet “Çılgın Proje”lere para harcamaya, geçiş garantili yatırımlar nedeniyle müteahhitlere para dağıtmaya devam ediyor. Corona Pandemisi nedeniyle 100 milyarlık paket açıklayan iktidar, 110 Milyara mal olacak “Kanal İstanbul” projesine gözünü kırpmadan 110 milyar ayırabiliyor. Ekonominin çarkları yeniden işleyinceye kadar ortaya çıkacak ve uzun süreceği tahmin edilen resesyon nedeniyle milyonlarca kişinin işsiz kalmasının beklendiği bir dönemde bu yapılanlar gerçekten “Büyük Çılgınlık”!
Corona ile yatıp kalktığımız bu günlerde Mehmetçiğimizin Suriye toprakları içerisindeki mücadelesi de devam ediyor. Salgının ilk gününden bu yana ondan fazla askerimizi şehit verdik. Daha fazla sayıda yaralımız var.
MHP’nin uzun zamandan beri dillendirdiği “Af Yasası” da bu arada gündemimize yeniden giriverdi. Meclise sunulan taslakta tekrar eden suçlar, cinsel suçlar ve uyuşturucu ticareti ile ilgili suçlar dahil olmak üzere birçok suçluya ceza indirimi uygulanacak, “iyi hal”(!) durumu dikkate alınacak ancak düşünce suçlularına indirim yapılmayacak. Gazeteciler zindanlarda kalırken, tecavüzcüler ya da suç işlemeyi alışkanlık haline getirenler aramızda dolaşacak.
İç İşleri Bakanlığı halkın seçtiği Belediye başkanlarını mahkeme kararı olmaksızın görevden almaya devam ediyor. İçişleri Bakanlığınca, Batman, Ergani, Eğil, Lice, Silvan, Güroymak, Halfeli, Gökçebağ’ın HDP’li Belediye başkanları görevden alınarak yerlerine Kayyum atandı.
Son Söz; “Huylu huyundan vazgeçmez”

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM