• 0
  • 208
  • 09 Kasım 2019 Cumartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Şu çok açık bir gerçektir ki; büyük adamları her insanda bulunabilen kusurlar asla küçültmez. Ord. Prof. Süheyl Ünver çok yerinde bir yorumla şöyle diyor: “Bizce büyük adamların kusurları değil, kemalleri ortaya konur. Bundan gafil gibi davrananlara bu ruh hâletlerinin bozukluğundan dolayı acınır.” Hoca büyük adamlarda kusur aramaya yatkın olanlarla karşı karşıya gelip onları dinledikçe ABD’de tarih hocası olan Harold Lamp’ın şu sözünü hatırlar olmuştur: “Kanuni öyle büyük bir padişah ki hatalarını bir, iki, üç diye sayabiliyor fakat hizmet ve faziletlerini sayamıyorsunuz.”
Tarih hocası H.Lamp’ın bu sözünü günümüze uygularsak Atatürk’e karşı nankörlüğü çok daha iyi anlarız. Yunan, İzmir’de denize dökülürken Büyük Britanya Sömürge İmparatorluğu’nun temelleri çatırdamaya başlamıştı. Hindistan ayaktaydı. Fransız sömürgeleri Mustafa Kemal’in bayrak şahsiyetini kucaklamışlar, mazlum milletlerin kahramanı diyerek coşkuyla sokaklara dökülmüşlerdi. İslam Dünyası O’nun şahsında kurtuluşunun ümidini ve önderini bulmuştu. Batılılaşma, modernleşme yolumuzda Sultan II. Mahmud’un yaptığı reformlarla başlayan süreç Cumhuriyet ile devam etmişti.
Bugünün Türkiye’si Mustafa Kemal’in deha çapındaki eğitim, kültür ve ekonomi politikalarının ürünüdür. Büyük Taarruz öncesi Ulukışla’da süngü imal eden bir tek usta vardır. Ne yazık ki Ulukışla’daki bu tablo yurdun bütün köşelerinde geçerlidir. Ama bugün savunma silahlarını kendisi yapabilen bir Türkiye gerçeği ortada. Bugünün dünyasında 150 milyon dolar ihracat yapan 80 milyon vatandaşını besleyebilen bir Türkiye var. Kendimizi ve yakın tarihimizi kötülemekten vazgeçmeliyiz. Millî kahramanlara layık oldukları saygıyı göstermeliyiz.
Vatan büyük evlatlarının omuzlarında yükselir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM