BURÇLAR VE KÜFÜRLER -14 – Kocatepe Gazetesi

BURÇLAR VE KÜFÜRLER -14 – Kocatepe Gazetesi

Mustafa Yılmaz DÜNDAR 10 Aralık 2018 Pazartesi 13:28:50
 

11. KOVA BURCU (20 Ocak – 18 Şubat)
Kova Burcu bütün burçların ders alacağı tipik burçlardandır. Tanrısal kavgaları Boğa, Aslan, Akrepledir. “Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiasıyla kendi adına söylediği “BEN” ile Kova Burcu insanı diğer burç insanlarına göre kibirde zirve yapmıştır. Bunun sebebi ondaki et-kemik örneği kibir ile kibirdir. Bu yalnız Kova Burcu’nda vardır; kemik de kibir, et de kibir. “Kibir ve Kibir” nedir, onu anlayabilmek için şöyle söyleyeyim: Birisi teorik kibirdir, birisi pratik kibir. Yani birisi iddiada kibirdir, diğeri fiilde kibir. Kova Burcu’nda kibirle kibir, et ve kemik örneği gösterir. Bu hal ise kibri, kibir kere katlar ve büyük bir güç oluşturur. İşte bu güç, dûniHİ algı altında esfele safiliyn yaşantı içerisinde zalim bir güce dönüşür. Böylece Kova Burcu insanının küfrü histe kibir, zanda kibir, fiilde zulüm olarak belirir. Vehmin zulmet alanı ve nefsin şerr yanı da bu işe çok uygun düşer. “Kendini Beğenmiş” derken kast edilen ne ise, işte o mânâ Kova Burcu insanında en üst seviyede tezahür etmiştir; öyle ki, işin aslını bilmiyorsa Yaradan’a bile tepeden bakar ve “Ben olsam böyle yapmazdım” der. Kendisinde bizzat gözlediğiniz özelliklerini ona sıralasanız hepsini reddetmesi de bu özelliklerinden kaynaklanır. Böyle bir sözde ilâhın en önemli saplantısı, dûniHİ mânâlı hürriyetidir. Ona göre her şey onun dûniHİ mânâlı hürriyetine zarar verebilir, bu sebepten her an tetiktedir. Küfrünü dilediği gibi sergileyebilmeyi hürriyeti sandığı için, onun küfründen rahatsız olanların tepkilerini hürriyetinin kısıtlanması olarak değerlendirir. Tanrısal alanının sınırlarını korumak hatta genişletmek için daima asiliğini tatmin edecek noktaları arar. Bu amaçla da küfrünün sürdürülebilirliği için para, mal mülk, mevki, ün, lüks hayat gibi araçları çok önemser, bu yolda geçilmeyi hazmedemez. Bu durum ise onun kalbindeki ğıll’i tetikler. Daima diğer “BEN”lerin fizyonomilerinden imkânlarına kadar her şeylerini kıyaslar, sanki gözleri kıyas makinesidir. Tabi ki kıyası hemen zanlar ve hasetlik takip eder. Süreç göz dikme, elde etme isteği ve fesatlık olarak küfürde yol alır gider.
Kova Burcu insanını seyreden esfele safiliyn düzen, ona neredeyse “Yok artık!” der. Kova Burcu insanının “Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiası ve kendi adına söylediği “BEN”in statüsüne esfele safiliyn bir numara küçük gelmiştir. Böyle bir kibir! Esfele safiliyn’i bile şaşırtan şeytanı kaçırtan bir kibir! Kibir Kere Kibir! Kova Burcu insanı “Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiası ile ortaya koyduğu bu hayat tarzının işlerini gizlilik ile ve sinsice uygular. Bu sinsi durum onun yaşantısına heyecan katar. Kendi akıllarını fikirlerini çok üstün görüp bunlardan diğer “BEN”ler yararlansın, onlara lütuflarda bulunayım isterler. Bu yüzden esfele safiliyn aynasında insancıl, insanlara faydalı gibi imaj uyandırırlar, eşitlikçi gibi görünürler. Oysa faydalı olmak istedikleri “BEN”lerin fikirlerini beğenmezler. Ancak önemsedikleri fikirleri sessizce çalar, sonra onu kendi adına söylediği “BEN”e mal eder kullanırlar. Bu sebepten dostları iki gruptur. Fikir çalabileceği, fikirlerini kullanabileceği bilgeler ve onu satabileceği zavallılar. Bütün bu özellikleri dolayısıyla, teknolojiyi ve yeni bir gelişmeyi bile kibirlerini beslemek, varlıklarını hissettirmek için önemserler. Ancak bu yanları esfele safiliyn aynasında onları yenilikçiymiş gibi gösterir. Buraya bir parantez açalım. Onlar teknolojiyi bile ilâhlıkları için değerlendirirler! Kibirlerini sunabilmeleri için bilimsel ve teknolojik gelişmeler onlar açısından önemli bir araçtır. Ve o duyguyla teknolojideki hırsları, arzuları “Acaba kibrimi içine katıp sunabileceğim yeni bir teknoloji nedir?” arayışı esfele sâfiliyn aynasında onları yenilikçi insan gibi gösterir.
Buraya kadar saydığımız tarzlarını bozacak en önemli şey, kendi adlarına söyledikleri “BEN”in duygusal yanlarının gözükmesidir. Bundan korkarlar. Çünkü duygusal yanları ortaya çıkarsa oluşturdukları bu imajın yıkılacağından korkarlar, bu yüzden hızla duygularını baskılar ve köreltirler. Bu sebepten, zamanla duygularının birçoğu artık fonksiyonsuz olur. Geriye yalnızca “Müstakilen VAR ve Muhtar” iddiasını besleyecek öfkeleri büyük azametiyle kalır ve çok sık olarak da ortaya çıkar. İstedikleri gibi olmayan her şey hemen öfkeyi gündeme getirir, Sözde İlâh’ı kavga için ringe çıkarır. Aslında Kova Burcu insanı hep bu ringdedir, bu sebepten normal konuşmaları bile kavga eder, suçlar, hücum eder tarzdadır.
Bir ev hayatı bile onların dûniHİ mânâdaki hürriyetlerini kısıtlayan bir şeydir. Bu sebepten daima mekân değişikliği yapmaları gerekmektedir. Bu halleri esfele safiliyn aynasında onların seyahati, gezip görüp tanımayı seven insanlar olarak gözükmesine yol açar. Kibirlerini gösterebilecekleri hiçbir fırsatı kaçırmazlar, bu amaçla her ortamı değerlendirebilmeyi başarırlar. Bu plânları esfele safiliyn aynasında her ortama uyum sağlayabilen bir başarı olarak gözükür. Kibirlerini daldan dala kondurmak, sergilemek arzusu baskın olduğundan, monoton ve değişmeyen ortamları sevmezler. Sözde İlâhlıklarını hissettirecek değişik mekânlar ve imkânlar gerekmektedir, çünkü bu kibir sunuş onlara zevk ve heyecan verir, belki de tek zevkleri budur.
“Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiası ile dûniHİ algı ve zann’larında zirve yapan Kova Burcu insanı, kendi adına “BEN” diyerek takdim ettiği bu nefsinin şerri mütekebbir yapı ile yaşar ve ölürse Kur’ân’a göre karşılığı cehennemdir, ashâbı nâr olmaktan kurtulamayacaktır. Buraya kadar özellikleriyle tanımladığımız yaşantıya müslümanlık amelleri eklemek kurtuluş için çözüm olmaz. Esfele safiliyn hayattaki bu mütekebbir insanın kurtuluşuna vesile olacak bir numaralı aralanmış kapısı onun kibir ve kendini beğenmişlik özelliğidir. Diğer burçlarda olmayan ondaki Kibir Kere Kibir hal onun en önemli aralanmış kapısıdır, onu kurtaracak şey budur. Onu küfre sokan da kurtaracak olan da odur. Kendi adına “BEN” derken aslında kullandığı “HİS” ona emanet edilmiş “BEN” diyebilme yetkisidir. Ona hediye edilen “BEN” diyebilme yetkisinin nuru Kibir Kere Kibir sebebiyle o derece yüksektir ki; ancak Kova Burcu insanı bu hediye ile kendisini dûniHİ algı içerisinde bulunca, dünya hayatının gereği, esfele sâfiliyn karakterin gereği olarak vehmin zulmetine, Zanlar Havuzu’na düşer ve bu “BEN” gücüyle bu havuzda yüzer. Hem bâtılın gereği olarak hem de vehmin zulmetinin zulmet yanı olarak “BEN” gücü dışarıya zâlim olarak belirir. Allah ona bu kadar yüksek bir “BEN” nuru vermiştir. Burayı iyi göremedikleri için, Kova Burcu insanının dinde ve tasavvufta önünün çok açık olduğunu zannederler. Önü çok kapalıdır! Nurun frekansı bu kadar kuvvetlidir, yani kibri! Eğer bir de kadınsa…
“Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiası ile dûniHİ algı ve zann’larında zirve yapan Kova Burcu insanı, kendi adına “BEN” diyerek takdim ettiği bu nefsinin şerri mütekebbir yapı ile yaşar ve ölürse Kur’ân’a göre karşılığı cehennemdir, ashâbı nâr olmaktan kurtulamayacaktır. Buraya kadar özellikleriyle tanımladığımız yaşantıya müslümanlık amelleri eklemek kurtuluş için çözüm olmaz. Esfele safiliyn hayattaki bu mütekebbir insanın kurtuluşuna vesile olacak bir numaralı aralanmış kapısı onun kibir ve kendini beğenmişlik özelliğidir. Diğer burçlarda olmayan ondaki Kibir Kere Kibir hal onun en önemli aralanmış kapısıdır, onu kurtaracak şey budur. Onu küfre sokan da kurtaracak olan da odur. Kendi adına “BEN” derken aslında kullandığı “HİS” ona emanet edilmiş “BEN” diyebilme yetkisidir. Ona hediye edilen “BEN” diyebilme yetkisinin nuru Kibir Kere Kibir sebebiyle o derece yüksektir ki; ancak Kova Burcu insanı bu hediye ile kendisini dûniHİ algı içerisinde bulunca, dünya hayatının gereği, esfele sâfiliyn karakterin gereği olarak vehmin zulmetine, Zanlar Havuzu’na düşer ve bu “BEN” gücüyle bu havuzda yüzer. Hem bâtılın gereği olarak hem de vehmin zulmetinin zulmet yanı olarak “BEN” gücü dışarıya zâlim olarak belirir. Allah ona bu kadar yüksek bir “BEN” nuru vermiştir. Burayı iyi göremedikleri için, Kova Burcu insanının dinde ve tasavvufta önünün çok açık olduğunu zannederler. Önü çok kapalıdır! Nurun frekansı bu kadar kuvvetlidir, yani kibri! Eğer bir de kadınsa… Onda bulunan rahim organının önemliliği ve frekansı nedeniyle esfele sâfiliyn hayatta bu iki frekansı birden kaldıramaz. Şöyle düşünün: Çok neşeli bir arkadaşınız var, bir olay oldu, birkaç gündür kendine gelemiyorsa ona “neyin var?” dersiniz ya, Kova Burcu insanı doğduğundan beri işte böyle “neyin var?” pozisyonundadır. Bu enerjiyle, bu frekansla sürekli sarsılır. Dolayısıyla bu güce dûniHİ algı ve zann’larıyla müstakillik verdiği için o özellik dışarıya zulüm olarak çıkar. Onun esfele sâfiliynde merhamet olarak çıkması mümkün değil. Bâtıl içerisinde Hakk olmaz! Esfele sâfiliynin gereği olarak dışarıya zulüm çıkar. Zâlim olan, Kova Burcu insanının Kendinde Kendine Göre Var olan hâli değildir. Onun “BEN” gücünün esfele sâfiliyndeki “Müstakilen VAR ve Muhtar” hâlinin yaptırım gücüdür. Bu sebeplerden Kova Burcu insanının aralık kapı zannedeceği özelliklerinin yolunu zulmetteki kibri hep kapatır. Bazı aralık kapıları vardır ama esfele sâfiliynde durma ısrarı yüzünden bu kibir onların hepsini örter, hiçbirinden yararlanmasına fırsat vermez. Aralık kapılarına Kibir Kere Kibir yüzünden tenezzül bile etmez. Bu yüzden tek yolu “Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiasından hızla vazgeçmektir. Ahiretini kazanmak istiyorsa bir an önce “Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiasını didikleyerek tam öğrenecek ve hızla bu iddiadan vazgeçecek! DûniHİ algı ve zann’larına tüm gücüyle sırtını dönmeli ve kendisine hediye edilen “BEN” diyebilme yetkisi üstün gücünü Hakk yola hicret ettirmelidir. Sonra da kendi adına söylediği “BEN” demeyi sahibine teslim etmelidir. Hızla muhsin olarak vechini Allah’a teslim etmelidir. Esfele sâfiliynin bile korktuğu işte bu güçtür. “Ya görürse” diye onu engeller. Yani Kova Burcu esfele safiliynin içerisinde öyle bir haldedir, öyle bir kıskaçtadır ki. Efendimiz (SAV) Mirac yolundayken şeytanlar nasıl önünü kesmek istedi! Onların diliyle söyleyeyim, eğer Efendimiz (SAV) için “Muhammed gerçekleri görür de ümmetine öğretirse, onlara gücümüz yetmez” dediler. Kova Burcu’na da esfele safiliyn onu yapar. Onun kibrini dûniHİ algı ve zann’larıyla ona öyle bir gösterir ki, aralık kapılarını hiç önemsemez ve görmez. O kibir yüzünden! Esfele safiliyn der ki; “Eğer Kova Burcu insanı, ona verilmiş olan bu gücü bir görürse, bir kullanırsa, zulmâni “BEN”i siler atar.” Ve lâ havle ve lâ kuvvete illa Billâh! Sonraki yazımızda, Kova Burcu’nun bazı özellikleri ve aralık kapılarıyla ilgili bir kaç örnek verelim. Aralık kapı ama esfele safiliyn yüzünden nasıl gözüküyor? Birkaç örnek verelim.

BURÇLAR VE KÜFÜRLER -14-

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi