BU GÖK KUBBE ALTINDA KİMLER MASUM?

BU GÖK KUBBE ALTINDA KİMLER MASUM?

Burcu Aydın 17 Temmuz 2016 Pazar 12:15:44
 

Darbeler, darbe zihniyeti, darbe iştahı. Geçmişte hemen her on yılda bir tekerrür eden askeri müdahaleler. Hatırlanacağı üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerinin iç hizmet emrine göre yapılan askeri müdahaleler ve toplumsal yapıda süre gelen en az 10 yıldan az olmayan etkileri. Milletin egemenliğine, bekasına kast eden her kim ya da kimler ise, bertarafı elbette esastır. Darbeci zihniyetlerin verdiği zarar herkesin malumudur. Darbe kalkışması adı altında 15 Temmuz 2016 Cuma gecesini 16 Temmuz 2016’yı Cumartesi sabahına bağlayan kabus gibi bir gecenin sabahına yüzlerce can ve kan verilerek girildi. Kimse halden, can kaybından, ülkenin dünya kamuoyuna karşı düştüğü durumdan memnun değildi. Aynı zamanda Türk askerinin ciddi manada zedelenen itibarı da işin cabasıydı. Allah korusun bir devlet bize harp ilan etse kim savaşacaktı? Askerin asli işi savaşmak, ülkeyi devleti korumak, kollaka değil miydi? Türkiye büyük bir travma yaşamış, herşey günlük hayat allak bullak olmuştu. Herkeste bir can, mal, yiyecek, nakit para kaygısı başlamış fırınların ve otomatik para çekme makinelerinin önünde kuyruklar oluşturulmuştu. Telefonlar kilitlenme noktasına gelmiş, televizyon kanallarında durumun tespiti ve fısıltı gazetenin yaydıkları ile otomatik bir panik süreci yaşandı ilk bir saat. Sonrasında kimilerine göre sokağa çıkma yasağı vardı, kimilerine göre ise millete, topluma karşı yapılan hareketin yine milletin, toplumun ta kendisi tarafından püskürtülmesi zorunluluğu. Ayyıldızlı Türk bayrağını kapan herkes bulunduğu yerin merkezinde biraraya gelerek “şerefsiz darbe” girişimini bertaraf noktasında tepkisini ortaya koydu. Şükürler olsun Yüce Rabbimiz beterinden esirgesin, bir darbe girişimi başarılı olmadan ama zarar çıtası oldukça yüksek biçimde tamamına ermeden önlendi. İlk önemli soru bu darbe girişimin son 3 ile 6 aylık bir planlamanın ürünü olmadığı, dolayısıyla uzun vadede  Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) ne işe yaradığı oldu. Anahtar kelimelerden birisiydi MİT’in bu ülke de ne işe yaradığı, fonksiyonu? İddialar silsilesinin başında gelen Ankara’da özellikle son birkaç aydır üst düzey subaylar arasında süre gelen yoğun iletişim ve muharebenin onların arasında gerçekleşmesi. Hatta belli noktalara tarihinde gelmediği kadar çok rütbelinin sıkça gelip biraraya gelmesi. Bu görüşmelere hiçbir normal askerin şahit edilmemesi. Ortadoğu coğrafyasındaki batağa Türkiye’nin çekilmesi, başını Suriyeliler’in çektiği mülteci sorunu, vaktinde yakın zamanda yaşananlardan çok daha az nedenine patlak veren bir dünya savaşının eşiğine gelinmesi yetmemiş olacak ki bunları yaşadık. Küresel terör saldırılarını bile gölgeleyen bir cehennemi yaşadık ülke insanları olarak. 21. yüzyılın sıcak bir yaz akşamınında havayı daha da ısıtan, tansiyonları yükselten bir darbe kalkışması. Dış ülkelerin devlet başkanları tarafından “Türkiye de neler olduğunu anlamaya çalışıyoruz” şeklinde vb açıklamalarla anılmak. Oğulları askerde olan anne, babaların ciğerleri dağlayan, yürekleri ağızlara gelen bekleyişleri. Tek kusurları emir altında olmaları olan ana kuzuları en büyük zararı gördü. Kimilerine göre bu mümkün değildi. Ama birinci derece de yakınları askerde olanlardan öğrenilen “Çatışmazsanız beyninize sıkarız. Başka şansınız yok” tehditleri ile can pazarının yaşandığı ne şehit ne gazi olunamayan bir cehennem provası. Katledilenlere Allah’tan rahmet dilerken bu ve daha kötüsünden yine bizzati Allah’a sığındımız bu darbe kalkışması sonrası bu gök kubbe altında kimler masum?

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi