“Böyle giderse tekrar yasaklar gelebilir”

“Böyle giderse tekrar yasaklar gelebilir”

İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Serhat Korkmaz, Covid-19 virüsüne yakalanmamak ve başkalarına bulaştırma vebalinden uzak durmanın herkesin görevi olduğunu söyledi. Korkmaz, “Yüz maskesinisosyal mesafeyi gözeterek takar ve temizliğimizi de doğru düzgün yaparsak vaka sayıları hızlı düşüyor. Yakalandıktan sonra telafisi çok zordur. Hastalığın yayılması demek dağın başındaki çobanı bile etkiliyor. Allah korusun bu hastalıktan dolayı tekrar yasaklar gelebilir” dedi

 

Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Serhat Korkmaz, Diyanet Gençlik Merkezi’nce organize edilen Kariyer Sohbetlerinin ikincisine konuk oldu. Dr. Korkmaz, AKÜ Camii İmam Hatibi Sedat Özkul’un moderatörlüğünde hekimlikten, pandemiye, tıp eğitimi ve sağlık sektörüne yönelik merak edilenleri anlattı.
“İDARİ GÖREV ZOR DÖNEME RAST GELDİ”
Diyanet Gençlik Merkezi tarafından düzenlenen 2. Kariyer Sohbetleri merkezin ınstagram hesabından yapılan canlı yayınla izleyiciyle buluştu. Sohbet Programının Moderatörü AKÜ Camii İmam Hatibi Sedat Özkul, İl Müftülüğü Gençlik Kolları olarak kariyer sohbetleri düzenlediklerini, pandemi sürecinde üniversite öğrencilerinin bu sohbetlere canlı katılamadıklarını kaydetti. Özkul, öğrencilerin gelmesiyle aktif katılımı sağlamak istediklerini belirtti. Aslen Kırıkkaleli olduğunu,18 yıldır Afyonkarahisar’da yaşadığını dile getiren Dr. Korkmaz, “Evli ve iki çocuk babasıyım. Üç yıldır İl Sağlık Müdürlüğü görevini yürütüyorum. Afyonkarahisar, Burdur gibi çeşitli illerde çalıştım. Askerlik görevimi Tunceli’de yaptım. Son olarak AFSÜ’de hocalık yaparken Allah nasip etti müdürlük görevine geçtim. İl Sağlık Müdürlüğü görevini de çok zor bir dönemde yapıyoruz. Allah tüm sağlık çalışanlarına yardım etsin. Çok zor bir dönemde hem saha da hem idari olarak yoğun çalışmaktayız.” dedi.
“TIP GERÇEKTEN ZOR
AMA EMEKSİZ KOLAY İŞ YOK”
Programı Moderatörü AKÜ Camii İmam Hatibi Sedat Özkul, tıbbın ve tıp tahsili yapmanın zor olduğu görüşüne karşı Dr. Serhat Korkmaz’a bu konuda ki düşüncesini sordu. Tıp okumanın gerçek anlamda zor olduğunu söyleyen Dr. Korkmaz, “Tıp okumak gerçekten zordur. Birinci sınıftan altıncı sınıfa kadar aşama aşama zorlukta artıyor. Sonra Allah nasip etti uzmanlığa geçtik. O daha bir zormuş. Hiç bir zaman kolaylık yoktur. Doktorluk, mühendislik, öğretmenlik olsun herkesin kendisine göre dertleri vardır. Eğer yaptığınız işi canla başla ve severek yapıyorsanız da o işi yapmak kolay olmuyor. Sevdiğiniz işi yapmak kolaydır derler ama çok emek veriyorsunuz. Bu sadece doktorlar için geçerli değil. Mühendisi de, doktoru da hepsi büyük bir emek harcıyorlar. Bir sürü kitap okuduk, herkes okudu ve Allah’ın izniyle buralara geldik. Herkes bir şekilde çalıştı ve çalışıyor. Ama en iyisini yapmak niyetindeyseniz çok emek vermek zorundasınız. Sağlık son derece önemli ve zor bir alandır. Herkes elinden geleni yapıyor, bizde çok uğraşıyoruz. Hekim arkadaşlarımız, hemşire arkadaşlarımız, sağlık memurları hepsi şu anda hepsi çok yoruldu. Elbette pandemiden önce de çalışıyorduk. Ama malumdur ki bu süreç son derece zorlu. Allah hepsinden gani gani razı olsun.” diye konuştu.
“VİRÜSLE MÜCADELE
BİR SEFERBERLİK HALİ”
Pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının yanı sıra mahallelerde görev alan ekiplerin, memurların olduğuna dikkat çeken Dr. Korkmaz, “Sağlık çalışanlarımıza, bizlere yardımcı olan sahada pek çok kişi var. Bu bir seferberliktir. Bize herkes ciddi bir şekilde yardım etmektedir. Büyük bir sağlık ekibimiz var. Sahada ekiplerimiz var. Allah hepsinden razı olsun.” ifadelerini kullandı.
“FAKÜLTEDEKİ HOCAM ÇOK
TİTİZ VE DİSİPLİNLİYDİ, MESLEK
HAYATIMDA ÇOK FAYDASINI GÖRDÜM”
Moderatör İmam Hatip Sedat Özkul, “Unutamadığınız bir hatıranız var mı?” sorusunu yönelttiği Dr. Serhat Korkmaz şu ifadelere yer verdi: “Ben Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Birincisi sınıftan 6. sınıfa kadar değişik bir sistem vardı. Şansıma her kura çekiminde çok titiz bir pediatri hocamıza denk geldim. Hatta 6. sınıfta bile bana ‘Yine mi sen geldin?’ demişti. Ben geldim dedim. Verdiği herşeyi karşılıksız yapan, sonuna kadar çalıştıran bir hocaydı. Allah kendisinden bin kere razı olsun. Beni çok iyi bir şekilde eğitti. Diplomamı da o verdi, çok mutlu olmuştum. Bazen sizi çalışma hayatında çok yoruyorlar ya da okurken. Ama diplomamı alırken ben çok mutlu olmuştum. Ama karşılığını diploma alırken gördüğümde ben çok mutlu olmuştum. Çalışırken de doktorluk yaparken de bunun hep faydasını gördüm. Ama eze eze eğitmişti. İşte birinci sınıf öğrencisidir falan demedi. Sağ olsun hakkını vermişti. O hocamızı unutamıyorum. Canı sağ olsun ondan Allah’ta razı olsun.”
“ANNEM BEYİN CERRAHİSİNİ
SEÇTİĞİMDE ÇOK KIZMIŞTI”
Sohbet programında kısaca geçmişinden de söz eden Dr. Serhat Korkmaz şöyle konuştu: “Ben Beyin Cerrahıyım. Çok fazla ameliyat yaptım. Beyin Cerrahisi zor bir bölümdür. Genellikle yaşlı ve kanserli hastalarımız, omurunda kireçlenmeler, fıtıklar olan zor hastalarımız vardı. Ama ekibimizle, çalışanlarımızla beraber bu işi yapmaya çalıştım. Allah’ın izniyle de bu işe devam ettik. Ama Beyin Cerrahisi çok zor bir bölümdür. Çoğu trafik kazası, silahlı çatışma, tümörler gibi son derece zor hastalardır. Bende gerçekten çok zor bir bölüm seçmişim. Annem Beyin Cerrahisi bölümünü seçtiğimde çok kızmıştı. ‘Oğlum daha güzel bir bölüm seç.’ demişti. Ama nasip ben mesleğimi seviyorum.”
“BİZİ ZOR BİR DÖNEM BEKLİYOR”
Covid-19 pandemisinde Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğünü yöneten bir hekim olarak çalışma hayatını da anlatan Dr. Korkmaz şunları söyledi: “İl genelinde bizim 6 bin 500 civarında personelimiz var. Bu sayı sürekli tayinlerden dolayı artıp azalmaktadır. Çok zor tüm dünyanın kavrulduğu bir süreçtir. Yurt dışında Avrupa’da şu anda ciddi şekilde dışarı çıkma yasağı başladı. Vakalar ABD’de korkunç sayılarda. Biz Sağlık Bakanlığımızın emirleri doğrultusunda Allah’ın izniyle güzel gidiyoruz. Ama önümüz kış insanlar kapalı alanlara gidecekler. Nezle, grip ve Koah hastalarının durumunda ağırlaşmalar olacak. Önümüzde zor bir dönem var. Biz ne kadar tedbir alsak da ne kadar ilacımız, tetkiklerimiz, testlerimiz olsa da bizi zor bir dönem bekliyor. Geçen yıl COvid-19 hastalığı yokken biz tüm kış Koah, astım ve nezle griple uğraştık. Ciddi hastamız olmuştu. Bu yıl üstüne birde Covid-19 eklendi. Taktığımız yüz maskeleri nezle, grip salgınlarının olmasını azaltıyor. Ama soğuk havalarda hele ki Afyon soğuğunda insanlar evlerine girecekler. Kapalı alanlarda kalmalar artacak. Evimize girdiğimizde ister istemez maskemizi indiriyoruz. Evimize misafirimiz geliyor. Başımızın üzerinde yerleri var ama onlarda maskelerini indiriyorlar. Küçük çekirdek ailede sıkıntımız yok zaten kendi kendimizeyiz. Ama dışarıdan kimin ne getirdiğini bilmiyoruz. Bizi zor günler bekliyor.”
“İLK DÖNEMDE YAŞLILARIMIZI
ÇOK GÜZEL KORUDUK”
“Bugüne kadar biz Afyon’da ne yaptık diye değerlendirdiğimizde ilk pandemi dönemimiz çok güzel gitti.” diyen Dr. Korkmaz şunları kaydetti: “Haziran ayına kadar inanılmaz çok güzel rakamlarla gittik. Ondan sonra düğünler, Kurban Bayramı ile vaka sayısı artmaya başladı. Arada azalmalarımız oldu. İl dışından ve yurt dışından gelen misafirlerimiz nedeniyle bölge bölge sayılarımız arttı. Bunlar dışarıdan hastalığı getirdiler. Dışarıdan birisi iyi niyetiyle geliyor. Ama kendisi bilmeden size hastalığı getiriyor. Taziyedir, düğündür, mevlüttür toplu bir yerde hastalığı yayıyor. Biz olayı fark ettiğimizde iş işten geçmiş oluyor. Karantinalarla biz bir şekilde bulaşları bitiriyoruz. Ama bir yerden bir patlak oluyor. Biz bunu kapatıyoruz herkes Allah’ın izniyle bir şekilde iyileşiyor. Sonra bir başka misafir geliyor başka bir ilçe veya başka bir köyde salgın başlıyor. Merkezde tek tek vakalarımız oldu. Ama bunlarda sosyal ilişkilerimizden olan şeylerdi. Mesela anne ziyareti, teyze, komşu v.s ziyaretleri gibi. Biz bunları tespit ettiğimizde bir şekilde karantinalarla kapatıyoruz. Hastaneye yatan birçok hastamız var. Biz ilk dönemde yaşlılarımızı, 65 yaş üstünü çok güzel koruduk. Sonra hastalarımız 65 yaş üzerine çıkınca biz zorlanmaya başladık. Onların tansiyon, şeker gibi bir sürü hastalıkları var. Bu hem bizi hem de kendilerini yoruyor.”
“FİLYASYONDAKİ HASTA TEMAS
ETTİĞİ KİŞİLERİ SAKLAMAMALI”
Covid-19 pandemisinin Türkiye’de baş gösterdiği Mart ayı itibariyle Afyonkarahisar’daki faaliyetleri anlatan Dr. Korkmaz, “Bizim faaliyetlerimizden en önemlisi filyasyondur. Hastanın son bir hafta içerisinde kimlerle yakın ilişkide bulunduğu, kimlerle oturup kalktığı, çalıştığı yer, gittiği market, akrabalarından kimleri ziyaret ettiği, düğün v.b kalabalık yerlere gidip gitmediği sorulur. İlk başta çok güzel bir destek vardı. İnsanlar nereye gittiklerini, çalıştığı yeri, temaslı olduğu insanları çok güzel söylüyorlardı. Sonradan bu durumda bir azalma oldu. Bu da bizi çok yordu. İnsanlar virüsü bulaştırdığı insanları söylemediler. Çok garip şekilde 15-20 gün kadar insanlar sakladı. Sonrasında açıklanınca sayılarımız geri düşmeye başladı. Filyasyon da önemli olan hasta kişinin temas ettiği kişileri söylemesidir. Olası bir bulaştan, hastaneye ve yoğun bakıma düşmekten insanlarımızı korumak, kurtarmak için gösterilen yoğun çabalardır. Temas edilen kişi hasta, şeker, tansiyon hatta daha ağır hastalıkları olan bir kişi de olabilir. Biz takiple onun tedavisini erkenden verebiliriz. Ama saklanırsa, sistemden o kişi kaçarsa başka kişilerin hasta olmasının vebali bambaşka bir boyut kazanır. Hastalanmasına ve geç tanı konulmasına neden olmamak için doğru bilgilendirme şarttır. Filyasyon da temaslı insanlara ulaştığımız sürece bu sistem çok güzel çalışıyor.” dedi.
“İŞİN VEBALİ BÜYÜK VE CİDDİ”
“Vatandaşlarımızdan rica ediyorum, Allah rızası için temaslı olduğunuz insanları söyleyin.” vurgusunda bulunan Korkmaz sözlerini şöyle sürdürdü: “Temaslı olunan kişileri söylemek onları 14 gün eve hapis etmek anlamına gelmiyor. O kişi veya kişilerin hayatını kurtarıyorsunuz. Örneğin bir arkadaşınıza virüsü bulaştırdıysanız o da gidecek yaşlı anne ve babasına bulaştıracak. O yaşlıların hayatlarının vebaliyle yüz yüze kalabilirsiniz. Bu gerçekten büyük ve ciddi bir vebaldir. Gençler arasında da kalp, tansiyon, şeker hastası olup hastalığı ağır geçirenler var. Hassasiyet gösterip kurallara uyulması zorunludur.”
“DÜNYA DA OLDUĞU GİBİ
BİZDE DE VAKA SAYISI ARTIYOR”
Dr. Serhat Korkmaz, Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın her akşam düzenli olarak virüs vakalarını açıkladığını ve son açıklamalarında ağır hasta sayısı artışına dikkat çektiğini belirtti. Korkmaz, “Hastalık yayılıyor ve maalesef biz buna dikkat etmiyoruz. Dünyanın bütün ülkelerinde bu hastalık inanılmaz büyük bir hızla yayılıyor. Sayın Bakanımız sayıları her gün düzenli açıklıyor. Vaka sayılarını merak edenler Bakan beyi takip edebilirler. Afyon’a özel vaka sayısı açıklayamıyoruz. Bakan bey açıklamayı yapıyor. Dünya genelinde olduğu üzere bizde de vaka sayılarında artış var. Bu hastalığın yayılması bırakın sağlık sektörüyle ilgisi olmayan sade vatandaşı dağın başında ki çobanı bile etkiliyor. Allah korusun bu hastalıktan dolayı tekrar yasaklar gelebilir. Ekonomimiz zorlanabilir, evimizde takılı kalabiliriz. Eğer bir yüz maskesini sosyal mesafeyi gözeterek takar ve temizliğimizi de doğru düzgün yaparsak bu sayılar o kadar hızlı düşüyor ki. Biz bunu bir kere yaptık vaka sayıları çok güzel düştü. Ama sayılar yavaş yavaş artıyor. Bakan bey her akşam açıklıyor. Ama insanlar sıkıldılar mı bıktılar mı bilmiyorum. Bundan kaçış yok. İnanılmaz şekilde buna özen göstermemiz lazımdır. Yakalandıktan sonra telafisi çok zordur. Belki kiminde hiçbir şey olmadan geçecek ama ‘Ya bana bir şey olursa.’ korkusu insana yetiyor. Şu anda toplumda inanılmaz bir korku var.” diye konuştu.
“SAĞLIK POLİTİKASINDA SÜRÜ
BAĞIŞIKLIĞI DİYE BİRŞEY YOK”
Covid-19’un mutasyonlu tipleri olduğunu bir kez geçirmenin bir daha geçirilmeyecek anlamına gelmediğini açıklayan Korkmaz, “Ben bu işe yakalanıp kurtulayım diye kimse bir hayal kurmasın. 45 yaşında bir müdür arkadaşım pehlivan gibi bir adam hastalığa yakalandı. Hiçbir şikâyeti yoktu. Sonra adam yoğun bakıma girdi. Ölecek mi diye biz çok korktuk. Allah çocuklarına bağışladı ve kurtuldu. Ne olacak geçirir gideriz diye olmuyor bu hastalık. Virüs korkusu ayrı bir şey gizli bir hastalık olabilir onun tetiklenmesi bambaşka olur. İş bu kadar basit değil. Türkiye’nin sağlık politikasında sürü bağışıklığı diye bir şey yoktur. Dünya çeşitli ilkler yapıyor ben bunu yapayım diye bir şey yoktur. Ne kadar güçlü bir sağlık yapınız olursa olsun ne kadar çok hastaneniz olursa olsun bir yerde sistem tıkanıyor. İşte bizim bakanlığımız böyle olmaması için inanılmaz bir çaba içerisindedir. Allah bize destek olan herkesten razı olsun. Bir Covid testi bedeli 250 TL’dir. Günde 110 bin test yapılıyor. Bakanlığımızın harcadığı korkunç bir meblağ var.” şeklinde konuştu.
“GENÇLERE AFSÜ’YÜ TAVSİYE EDİYORUM”
AFSÜ’de Beyin Cerrahisi Bölümünde Öğretim Üyesi olduğunu belirten Dr. Serhat Korkmaz, Sağlık Müdürlüğü görevi bitiminde kısmet olursa tekrar eski görevine döneceğini kaydetti. Gençlere AFSÜ’de öğrenim görmeyi tavsiye eden Korkmaz şöyle konuştu: “Burası güzel bir üniversitedir. AFSÜ Rektörü Nurullah Okumuş’un çok güzel ve değişik projeleri vardır. İnşallah Allah yardım eder de bunları gerçekleştirme fırsatı bulurlar. Pandemi dönemi olmayıp da yüz yüze eğitim olsaydı gerçekten çok güzel olacaktı. Öğretim Üyelerimiz canla başla çalışıyorlar. Rektör bey de bir şeyler katmaya çalışıyor. Sürekli ekipman, cihaz desteği, yeni bölümler, yeni projelerle değişik şeyler yapıyorlar. Üniversitemizin çok güzel çalışmaları var. Genç kardeşlerimize üniversitemizi tavsiye ediyorum.”
>> Burak AYDIN’ın Özel Haberi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi