Bitlis’te bir köy var uzakta, gitmesek de o köy bizim köyümüz

Bitlis’te bir köy var uzakta, gitmesek de o köy bizim köyümüz

Onur Bayram 17 Şubat 2011 Perşembe 02:00:00
  Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünden mezun idealist bir öğretmen arkadaşım, Bitlis’in Hizvan ilçesine bağlı Horozdere Köyü’nde ikinci kanaat döneminin başında atanarak göreve başladı. Öğrencilerinin me-raklı ve istekli olduğunu anlatan bu öğretmenimiz şimdi bizden küçük bir yardım isti-yor. Uzak da olsa bizim bir parçamız olan bu küçük köyün, küçük okulunun şu an en büyük ihtiyacı ise kitap.
Hala ilkokullarda öğretiyorlar mı bilmem ama biz küçükken “Orada bir köy var uzakta. Gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür” diye bir şarkı öğretirlerdi. Belki yıllarca gitmesek de görmesek de mantığı güttüğümüz için bölge halkı ayrılıkçı fikirleri kullanan yabancı güçlerin kucağına düştü. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nda ölüme koşarken, Türk-Kürt ayrımı gütmeyen, Kıbrıs Çıkartması döneminde askere alınmak için askerlik şubesi önüne toplanan halk, ne oldu da ayrılık fikri gütmeye başladı. Belki biz onları gidip görmeyince ayrılık fikirlerini beyinlerine aşılayanları da göremedik. İşte ben bu gün sizlere ayrılık fikirlerinden çok uzak, Türk ve Kürt’ün hala kardeşçe yaşadığı bir ilçeye atanan idealist bir öğretmenin bizlerden bir isteğini aktaracağım.
5 yıl Afyonkarahisar’da bulunmuş, Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünden mezun olmuş idealist ve öğretmen arkadaşım ikinci kanaat döneminin başında Bitlis’in Hizvan İlçesine bağlı Horozdere Köyü’ne Sosyal Bilgiler Öğretmeni olarak atandı. Ancak öğretmen yokluğunun da etkisiyle sosyal bilgiler dersinin yanı sıra hem tarih hem de teknoloji derslerini de öğretmenlik yapacak bu öğretmenimizin ilk izlenimlerini sizlerle paylaşacağım. Öncelikle Hizvan’da bölücülük yokmuş. Gerçi geçtim bölücülüğü hiçbir şey yokmuş. Mesela ne mi yokmuş? Lig TV izleyebilecek her hangi bir yer, tek bir mobilyacı dışında yatak yorgan alabilecek her hangi bir dükkan da yokmuş mesela.
Öğretmenim arkadaşımın okulla ilgili ilk izlenimlerine de yer verelim. Çocuklar öğrenmeye açmış. Hepsi iyi sayılabilecek ölçüde Türkçe konuşan öğrenciler, Kürtçe de biliyormuş. Hatta ilk derste göreve yeni başlayan Kürtçe bilmeyen bir doktor ile Türkçe bilmeyen yaşlı bir kadın arasındaki iletişim sorununu yeni öğretmenlerine komik bir dille hem de tiyatral olarak anlatmışlar. Sorunu Kürtçe de öğrenen hemşirenin çözdüğünü, hemşirenin de hastalığı abartarak anlatmaları bizim genç öğretmenin uzun süre gülmesini sağlamış. Ama gelin görün ki gelen giden ücretli ve diğer öğretmenler çocuklarla yeterli seviyede ilgilenmemiş. 7’inci, 8’inci sınıf öğrencisi olup, Çanakkale Savaşı ile Kurtuluş Savaşı’nı aynı savaş sanan öğrenciler varmış.
Ben geçen haftadan beri önce geri kalmış bir bölgemizi, pazartesi gününden beri de henüz kaybedilmemiş pırıl pırıl öğrencilerin hikayesini dinliyorum. Meraklı, ilgili, öğrenmeye aç ama hiçbir şey bilmeyen bu öğrencileri kazanmak bizlerin elinde. Bu okulun şu an için en büyük ihtiyacı kitap. İlköğretimin her kademesinde öğrenciyi barındıran bu okulda her türlü kitaba ihtiyaç var. Üstelik bu okulun bir kitaplığı bile yok. Kısaca Kocatepe Gazetesi okurları olarak sizler ve ben hep birlikte bu öğrencilerin elinden tutabiliriz.
Kurtuluş Savaşı’nın kazanıldığı toprakların halkı olarak, ülkemizin bir köşesindeki bu küçük çocukların Kurtuluş Savaşı’nı öğrenmesi için destek vermeliyiz. Hatta Çanakkale Savaşı’nı da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü de bu çocukları öğretmeye her türlü katkı vermeliyiz. Unutmayalım ki tanımadığınız birini, bir duyguyu ve düşünceyi sevemezsiniz. Biz bu çocukların elinden tutalım, gitmesek de görmesek de kalple-rimizin onlarla birlikte çarptığını anlatalım ki onlar da bu ülkeyi ve bu ülkenin insanını sevsin. Biz onların elinden tutalım ki, başkaları beyinlerini yıkamak için ellerinden tutmasın. Ay başına kadar mümkün olduğunca çok kitap ve materyal toplayacağım. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve bazı okullarımızdan konuyla ilgili destek isteyeceğim. Siz de ellerinizde bulunan ilköğretim kademesine yönelik her türlü kitabı (ders materyali, hikâye kitabı, roman, boyama kitabı, vb) bu okula ulaştırılmak üzere Gazeteniz Kocatepe’ye ulaştırmanızı bekliyorum. Haydi Afyonkarahisar; bu kez gitmesek de, görmesek de o köy gerçekten bizim köyümüz olsun. O köyü ve geleceğini kazanalım. O köyde onlarca, Afyonkarahisar’ı bilen, merak eden, bu şehri ve insanlarını minnetle anan gençler yetiştirelim.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi