Bir Gazeteci Söver-Tükürürse – Kocatepe Gazetesi

Bir Gazeteci Söver-Tükürürse – Kocatepe Gazetesi

Talha Emir 8 Ağustos 2012 Çarşamba 03:00:00
  Biz gazeteciler arada sırada balataları gevşetsek de yine de toplum için örnek konumunda olan insanlarız. Bir mahalle kavgasına karışan düşük ahlaklı kişiler gibi ağzımıza ya da aklımıza gelen her kelimeyi, her cümleyi yazmama gibi sorumluluğumuz var.
Hele hele yıllardır bu mesleğin içinde isek! Çömezlerin hatasına bazen göz yumarız ne de olsa…
Ramazan nedeniyle kimseyi kırmak gibi niyetimiz yok ama baktık 1.si oldu, peşinden 2.si de geldi. Hem de ne geliş! Yukarıda girizgahta bahsettiğim konu üzre bir basın mensubuna yakışmayacak bir üslup ile…
Yılların gazetecisi –şimdi ona duayen diyen de çıkar- açmış ağzını, yummuş arını! Buraya alıntılamaktan ar duyacağım; lakin tepkimin nedenini de bilmenizi isterim. Buyurun o “güzellemeler”:
‘BEN BÖYLE YARDIM MANTIĞINA SÖVERİM. İÇİNE DIŞINADA TÜKÜRÜRÜRÜM
BEN BÖYLE YARDIMIN İÇİNE TÜKÜRÜRÜM…
BEN BÖYLE YARDIM ŞOVUNA SÖVERİM SÖVER’
Bununla da kalmıyor bir de “özgür” basınımıza gözdağı veriyor yılların gazetecisi:
‘SİZDE BUNU HABER YAPARSANIZ VALLAHİ SİZEDE SÖVERİM BİLESİNİZ….’
(İmla hataları, yılların yazarının kendisine aittir.)
Efendim, konu bir yardım kuruluşunun muhtaç ailelere vereceği iftara basını da davet etmesi. Buna içerlemiş, ondan sövmeye-tükürmeye başlamış hazret.
Bu konuyu burada şimdilik bırakalım, bir önceki parlamasına gelelim.
Yılların gazetecisi bundan önce de Müftülüğe çatmıştı. Hangi faaliyeti bilmiyorum ama müftülük cami içinde şarkılı türkülü Allah’ı ve peygamberi anmış, yazar da böyle bir şey olur mu diye ayağa kalkmış. Diyor ki,
“Allah ve Resulünü gırnata ile anmayı ne zamandan beri ibadet gibi marifet bildiniz?
Sizin bu yaptığınız;
Bu tamamen bir bidat değilmidir?
Bu tam amen bir küfür değilmidir?
Bu tamamen bir kepazelik değilmidir.?
Bu tam bir müslümanı sapıttırmak değilmidir?”
İyi de sayın yılların gazetecisi yazar, hemen iki yazı öncesi kimlere “yağ” çekiyordun? Yazının başlığını hatırlatayım: “Türkçe Olimpiyatları ve Yenidünya Alperenleri”
(Bu arada yeni dünya bitişik yazılırsa meyve olanı anlaşılır. Bkz: TDK)
Yazında göklere çıkardığın (Fetullah mı, Fethullah mı) Gülen cemaatinin yıllardır yaptıkları arasında senin bu iki yazıda belirttiğin, kızdığın, sövüp saydığın eylemler zaten yapılmıyor mu?
Gırnata ile peygamber anılmıyor mu? İbadet mekanlarında kadınlı-erkekli koro halinde, orkestra eşliğinde ilahiler, şarkılar söylenmiyor mu? Mevlid kandillerinde pop sanatçılarına sahne aldırmıyorlar mı? Olimpiyatlarında genç kızları, yetişkin erkeklerin önüne çıkartmıyorlar mı? Bunu da sen “Bu hizmet yolu takdiri İLAHİ’NİN bir lütfü… Allah-ü Teâlâ belki nurunu böyle tamamlayacak. Niyet hayır, akıbet hayır, diye dua ve gayret edelim İnşallah.” cümleleriyle izah etmiyor musun?
Hayret; Müftülük yapınca ceza, seninkiler yapınca kaza mı?
Yine seninkilerin yardım kuruluşunun (Kimse Yok mu) web sayfasına bir göz at istersen. Yardım dağıtılan kişilerin fotoğrafları var mı, yok mu? Bununla birlikte yardım yapanların da listesi yer almamış mı? Nedir o zaman bu feryat figan? Birilerinin kalemşörlüğünü mü yapıyorsun, yoksa bilmediğimiz başka hesapların mı var?
İlkeli eleştiriye her zaman varız. Ama böyle karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar hadisesi bize ters gelir.
Üstüne üstlük bir de basına ayar vermeler, göz korkutmalar. “Sakın haber yapmayın, yoksa…”
Neyse ki ben o haberi Kocatepe’de gördüm. Ama dikkat et, rüzgarı serttir bizim buraların! Tüküreyim derken kendi suratına çarptırıverir.
(Not: Yazarın imla hatalarına da değinecektim ama baktım baş edilecek gibi değil. Kendi haline bırakalım şimdilik…)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi