Agah Bıyıkoğlu
Agah  Bıyıkoğlu
agah@kocatepegazetesi.com
BİR FUTBOL SEZONU DAHA
  • 0
  • 62
  • 16 Eylül 2020 Çarşamba
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Süper Lig ve TFF 1. Lig maçları başladı; cuma günü ve pazartesi gecesi oynanan maçlarla ilk hafta bittti bile.. Dünyada da ülkemizde de böyle bir sezon başı hiç görülmedi şimdiye kadar.. Malum pandemi nedeniyle sıkıntılı biten geçen sezonun ardından yine bir futbol sezonuna “merhaba” dedik.. Geçtiğimiz yıllara göre geç bir sezon başı.. Eylül’ün ortasındayız.. Birinci hafta maçları oynandı.. TFF Süper Lig 21 takımla, TFF 1.Lig de 18 takımla oynanıyor bu sezon…Üstelik taraftar -seyirci de yok..
Pandeminin yol açtığı sıkıntılar takımları mâli yönden oldukça yıpratmıştı.. Kulüp başkanları, yöneticiler teknik direktörler, “Ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız, pahalı transferlere son, mâliyetleri düşüreceğiz, gençlere yer vereceğiz” sözleriyle medyada boy göstermişlerdi.. Ve bu anlayışla girmişlerdi kamplara, hazırlık maçlarına bu kafayla çıkmışlardı… Umutlanmıştık biz de. “Kulüpler artık kendi ürettikleri gençleri sürerler sahaya” ,“Genç yetenekler görürüz artık üst liglerde”, “Amatör futbol takımları da yararlanırlar bu süreçten” demeye başladık…Gel gör ki ilerleyen zaman içinde yine pahalı trasferler, ilk maçlarda yer verilen gençler kulübede veya tribünde..
Bu haftaki maçları izledim TV’lerden.. Yine bir ilki yaşadık; TFF birinci Lig maçlarını hem yayıncı kuruluş Bein Sports hem de TRT Spor naklen verdi.. Süper Lig’de benim izlediğim takımlar arasında GS daha derli toplu, daha bir hızlı ve etkili futbol oynadı.. Hem takım olarak hem de bireysel girişimler ve yaratıcılık yönünden.. Öteki takımların çoğu daha oturmamış ve oyun anlayışı yerleşmemiş… Bireysel performanslar dikkat çektiler… Örneğin FB’de ve BJK’da teknik perfeksiyonu yüksek, tecrübeli ve mental kapasitesi güçlü futbolcular öne çıktılar…
Takımların rayına oturması, takım içi uyum, takımdaki oyuncuların maç temposunu yakalaması üç dört haftayı bulacak gibi..
Süper Lig’deki takımlarda 17-18 yaşında genç futbolcuları aradı gözlerim.. Kimi takımların formaları kamuflaj gibi rengârek ve sanki terden sırılsıklam gibi gözüküyor; ancak maçları bu pahalı formalar değil, yere sağlam basan kramponlar, futbolcuların kazanma arzusu, hız, dayanıklılık, mücadele, çeviklik ve çabukluk, taktiksel disiplin, futbol aklı ve zekası, kenar yönetimin futbol kültürü ve yönetim becerisi kazanıyor… Dünkü bir maçta beş oyuncu değişti ama maçı kazanmaya bu da yetmedi..
TFF 1.LİG’de başta Altınordu olmak üzere Eskişehir ve Giresunspor’da genç futbolcular vardı.. Özellikle Altınordu’daki 17- 18 yaşlarındaki futbolcular göz doldurdu.. Bu futbolculara “yetenek” de diyebiliriz; ancak zamanla ortaya çıkar yeteneklerin kalibresi.. Çünkü bu tip futbolcuların önünü açmak desteklemek gerekir.. Kazanma motivasyonları yüksek düzeyde, özel yaşamlarına dikkat eden çalışmalarını sebatla ve azimle, yılmadan, aksatmadan planlı ve programlı bir şekilde sürdüren gençler ayakta kalabilir…
Her spor dalında aranan ve keşfedildiklerinde de el üstünde tutulan, gözetilen kişilerdir yetenekli gençler.. Çünkü olumlu performansa ulaşırlar kısa sürede, antrenmanlara ve maçlara renk katarlar coştururlar takımı da trübinleri de… Maçın en zor sürecinde ortaya çıkarak takımı ateşlerler… Risk alırlar, sorun çözerler, güçlerini kaybetmezler başarısızlıklar karşısında, cesurdurlar…
Altınordu Kulübü son yıllarda bu işi sırtlayan güzel bir örnektir..
Maçları izledikten sonra “Takımlar bakalım bu hafta ne yapacak?” diye düşünürken kapattım TV’yi ve lambaları.. Sabahleyin gazetelerin spor sayfalarına baktım: “Fayçal Facr Sivasta”,”İdrissa Doumbia ve Kril Despedov geliyor GS’ye”, “Ze Luis-Samatta harekâtı” “Kaliniç koptu geliyor” “Sangare tamam” “Josef resmen Kartal” gibi başlıkları görünce, “Sen dersen de, imam bildiğini okur” dedim..

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM