BAYRAMIN ARDINDAN

BAYRAMIN ARDINDAN

Bayram geldi, geliyor derken geldi ve geçti. Her ne kadar eski bayram tadlarını bulamasak da Kurban Bayramını idrak etmenin buruk mutluluğunu yaşadık ya da yaşadım desem belki de daha doğru olur.
Neden buruk mutluluk acaba? Şöyle çocukluğumdaki bayramlar geçti gözümün önünden de…
Günler öncesinden alınan bayramlıklarla sabahlamak, hele ki bayram için alınan ayakkabılarla uyumak ve onları her sabah kalktığında yeniden yeniden silmek, temizlemek…
Bayram hazırlıklarının telaşını büyüklerle yaşamak, bayram sabahlarına büyük bir mutlulukla uyanmak. Kahvaltıdan sonra anne ve babayla bayramlaştıktan sonra evden fırlayarak mahallenin en başından başlayarak büyüklerin bayramlarını kutlamak, onların ellerini öperken sana verilen paraları büyük bir keyifle cebine koymak.
-Bizim sokağın başında Hamdi Amca vardı, sonra Ceylan Amca. Kadriye Aba, Derviş Amca hepsi yan yana karşı karşıya otururlardı.
Sokağın sonuna geldiğinde topladığın paraları annene vermek ve okul için senin bir ihtiyacının giderilmesini beklemek…
Ondan ziyade bayramın getirdiği mutluluk verdiği huzur ömre bedeldi. Yıldaki gelecek 2 bayram özlemle ve hasretle beklenirdi.
Bayramda sokağa şöyle bir göz attım da ne Hamdi Amca vardı bana para veren ne Ceylan Amca. Ne Kadriye Aba kalmıştı şeker veren ne Derviş Amca vardı öğüt veren. Aslında ne ben para toplayacak yaştaydım ne de paralarımı vereceğim Annem vardı…
Şimdi öyle mi?
Bayramlar kavuşmanın, mutluluğun,huzurun ibadetin adıydı eskiden. Artık bayramlar tatilden başka bir anlam ifade etmiyor maalesef çoğu insanda. Çoğu insan artık mutluluk ve huzuru(!) 9 günlük tatilde buluyor. Allah var kurban geleneğini ve büyüklerini de unutmuyorlar bu kadar yoğunlukları arasında(!) Bir derneğe, bir vakfa ya da bir kuruma bir miktar para bağış, büyüklerin yanına uğra yol üzerindeyse tabi bir el öp en kötü nasılsa artık telefon vs var ve ardından hoop ver elini Antalya, Side…
Kesilen kurbanlar konuya komşuya dağıtılırdı eskiden. O zamanlar da büyük deepfrizler yoktu çünkü insanın deepfrize koyacak kadar çok eti de yoktu. Ama şimdi öyle mi? Kesilen kurbanların çoğu deepfrizde bir kısmı ise sosyal medyada mangal üzerinde…
Vesselam bayramların da, insanların da eski tadında olmadığını gördüm maalesef. Bayramların içi boşaltılmış, sadece ritüele bağlanmış şekilde insanlar bir telaş içerisinde koşturur bir hal almış…
***
Bayramın 2. günü Ak Parti geleneksel bayramlaşma töreni vardı. Teşkilattan eski arkadaşlarla biz de katıldık. Kalabalık bir ortam vardı. Bayramlaşma töreni için Ankara’da bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Sayın Ahmet KOCA, Afyonkarahisar Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Irak Özel Temsilcisi Sayın Prof. Dr. Veysel EROĞLU, Afyonkarahisar Milletvekilleri Sayın Ali ÖZKAYA, Sayın İbrahim YURDUNUSEVEN, eski milletvekili Sayın Halil ÜRÜN, İl Başkanı Sayın Hüseyin SEZEN, Belediye BAŞKANI Sayın Mehmet ZEYBEK, İl Kadın Kolları Başkanı ve İl Gençlik Kolları Başkanı protokoldeydi. Konuşmalar yapıldı bayramlaşmaya geçildi. Teşkilatta uzun yıllar görev yapan bir büyüğüme sordum:
Abi eskilerle kıyasladığında hava nasıl? diye.
Çok sönük dedi. Önceden bu kalabalığın iki hatta üç katı olurdu ve insanlarda heyecan, şevk olurdu diye de ekledi.
Ak Parti’nin 18. yaşını kutladığı şu günlerde verilen bu sevap gerçekten düşündürücü ve sorgulanması gereken bir cümleydi.
Bayramlaşmanın en dikkat çekici yanı çiçeği burnunda Belediye Başkanı Sayın Mehmet ZEYBEK’e halkın yoğun ilgi göstermesiydi.
Halkın fotoğraf çektirme isteklerini geri çevirmeyen başkan herkes ile de ayrı ayrı ilgilenmeye çalıştı. Belli Sayın Başkan Ak Parti’nin 2019 yerel seçimlerinde kullandığı Gönül Belediyeciliği manifestosunu çok önceden keşfetmiş ve halkın gönlünde iyi bir yer edinmişti.
***
Bir bayram daha böyle geçerken inşallah tez zamanda eski bayram coşkularına kavuşabilmeyi toplum adına Yüce Mevla’dan dilerim çünkü toplumun buna çok ihtiyacı var…
Selam ve Saygılarımla

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi