Misafir Kalem
Misafir  Kalem
misafir@kocatepegazetesi.com
BAYRAM VE KOMŞULUKLAR
  • 0
  • 172
  • 02 Haziran 2020 Salı
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Mehmet BOZTEPE

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı

 

Geçmiş hep mi özlenir?
Hep deriz hani; hep duyarız; “Nerede o eski bayramlar! Nerede o eski ramazanlar! Nerede o eski komşuluklar! Neden bu kadar özlüyoruz geçmişi? Kaybettiğimiz hangi değerlerin dışa vurumu bu özlem dolu ah çekişler! Tekrar yaşayabilmek imkânsız mı o özlemle anılan günleri? Umudumuz mu yok bugünden; çabamız mı bir şeyleri düzeltmeye dair? Peki, neden böylesine yalnızlaştık? Kimden öğrendik güvenmemeyi? Yardımlaşmanın, dayanışmanın ve paylaşmanın değerini ne zaman unuttuk? Nasıl böyle kadir kıymet bilmez; hal hatır sormaz olduk? Neden sabrı öğretemez olduk çocuklarımıza? “Benim yaşadığımı çocuğum yaşamasın.” derken; hangi ince çizgiyi kaçırdık? Nasıl oldu da kapı komşumuzu tanımaz olduk; selam vermek ne zaman lütuf oldu?
***
Eskiden mahalleye yeni taşınan biri olduğunda; tüm mahalleli bir araya gelir; komşularının evini birlikte taşır, birlikte yerleştirirdi. Yeni komşularının evine bir demlik çay, birer tabak yemek yapar da giderdi. Mahallenin yeni sakini muhitten önce komşularını tanırdı. Komşularının sıcaklığını, samimiyetini gören kişi; güven dolu bir mahalleye taşınmanın huzurunu yaşardı her şeyden önce. Bayram yaklaşırken; bayram temizliğine yardıma giderdi komşular birbirlerine. Hep beraber yapraklar sarılır, baklavalar açılırdı. Düğün evinde, cenaze evinde hep birlik vardı, dayanışma vardı. Mutlulukları çoğaltan, hüzünleri azaltan komşuluklar vardı o zamanlar.
***
Mahallenin çocuklarının ellerinde akıllı telefonlar, tabletler yoktu o günlerde. Bilgisayar başında hapsolmazdı çocuklar. Hep bir arada kardeşçe oynar; huzur ve mutluluk içinde beraber büyürlerdi. Sokak oyunlarını öğrenirken; paylaşmayı, yardımlaşmayı, birlik olabilmeyi de öğrenirlerdi. Çocuklar küstüğü zaman; “Hadi barışın, sarılın; kardeşsiniz siz.” derdi anne babalar. Arası açılan aile bireylerinin de arası bulunurdu. Aile danışmanına, psikoloğa ihtiyaç yoktu. Derdimizi dinleyen, çözüm üretmeye çalışan, bizi rahatlatan komşularımız vardı.
Kapısını rahatça çalabildiğimiz komşularımız vardı. “Ayşe teyze, annem bana kek yapacak; evde süt kalmamış.” diyen bir çocuk çalardı bazen kapıyı. “Komşuda pişer, bize de düşer.” hesabı sütü veren komşu da nasiplenirdi; o sevgisi katılarak yapılan keklerden. Verilen tabak boş dönmez diye gizli bir de kural vardı o zamanlar!
***
Eskiden birbirine karşı sevgisi vardı insanların. Saygısı vardı. Merhameti vardı. Güveni vardı. İyilik yapan yaptığı iyiliği unutur; iyilik gören unutmazdı; vefası vardı. Birlikte yaşama kültürü vardı insanların. Birbirlerine karşı sabırları vardı. İstediğine ulaşmanın, sahip olmanın anlam bulduğu zamanlardı o zamanlar. Şimdilerde sabrı öğretemedik belki en başta çocuklarımıza. Her şeye kolay ulaşabilen çocuklar istediğine ulaşabilmenin mutluluğunu yaşayamaz oldu; bir şeylere ulaşmak için gerekli olan sorumluluk bilincini taşıyamaz oldu. Çok istediği bir oyuncaktan kolayca sıkılan çocuklar; şimdilerde akıllı telefonlarından, tabletlerinden sıkılmaz oldu. Sokak oyunlarını hiç öğrenemediler! Birlik beraberlik içinde; severek, paylaşarak, yaşayarak büyüyemediler! Ne kaldı ellerinde; tabletlerinden, telefonlarından başka!
***
Sen ben yoktu biz vardı o zamanlar! Şimdilerde yatay genişleyen evlerin sıcaklığını; dikey yükselen evlerin soğukluğu sardı. “Evde yoksan, komşudadır.” diye düşünülür; komşu kapısı çalınırdı hemen. Şimdi komşuluk nereye taşındı bilen yok! Ne kapısını çaldığımız evler kaldı geriye; ne o eski komşuluklar! Ne Ayşe teyze; ne de Ayşe teyzesinden süt isteyen o çocuk!
***
Toplumsal birlik ve beraberliğimiz açısından oldukça önemli olan; yüce dinimizin de çok önem verdiği ve değer atfettiği bir konudur komşuluk. Peygamberimiz “Cebrail, bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; Ben Allah-ü Teâlâ komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim” buyurmuştur. Komşuya iyilik yapmak ve güzel davranmak; Peygamberimizin ifadesiyle, mümin olmanın gereğidir en başta.
***
Eski komşuluklara ah çekmekle kalmayalım. Anadolu insanının komşuluk duygusunun tezahürü olan davranış kalıplarını yeniden hatırlayalım. Biz bir adım atalım komşumuza, komşumuz bize on adım atsın. Kimsenin kimseyi tanımadığı mahalleler olmasın artık apartmanlarımız. Çocuklarımız mahallemizde koştururken, bizler çaylarımızı yudumlayalım komşularımızla. Komşumuzun hakkının, hatırının olduğu o mutlu ve huzurlu günlere dönelim yine. Akrebin yelkovanla girdiği yarışı kaybeden bizler olmayalım. Teknolojinin etkisi mi; ahir zaman alameti mi! Hiçbir şey engel olamasın birlik ve beraberliğimize. Hadi hep beraber bulalım o eski komşulukları!

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM