Başkan İnkaya: Henüz netlik  kazanmasa da prensipte adayım

Başkan İnkaya: Henüz netlik kazanmasa da prensipte adayım

İYİ Parti İl Başkanı Mehmet İnkaya, kiraz üreticisi ve piyasanın durumunu değerlendirdi. İnkaya, İl Başkanlığı
kongresine prensipte aday olma kararı almakla birlikte demokratik usulleri takip ederek delegasyonla görüştükten sonra kararını netleştireceğini açıkladı

 

İYİ Parti İl Başkanı Mehmet İnkaya, pandemi nedeniyle uzun süredir yazılı yaptığı siyasi değerlendirmeyi dün öğlen partide ba-sın toplantısı düzenleyerek gerçekleştirdi. İnkaya’nın gündeminde ağırlıklı olarak kiraz üreticisi ve kiraz piyasanın durumu vardı.
“PRENSİPTE ADAY OLMA NİYETİM VAR”
İl Başkanlığı kongresine adaylığı konusundaki kararı sorulan İYİ Parti İl Başkanı Mehmet İnkaya, partililerle görüştükten sonra adaylığını açıklamayı düşündüğünü söyledi. İnkaya şöyle konuştu: “Partimizin 600 delegesi var. Tüzüğümüz gereği 600 delegeden 350 ilçelerde 250’de merkez ilçededir. Onlarla görüşüp rızalarını aldıktan sonra bir karara varacağım. Prensipte aday olma niyetim var. Daha önce bunu bir programda söylemiştim. Ama ifade ettiğim şekliyle netlik kazanmadı. Artı şunu söylemek isterim; Partimizin Kurucu İl Sekreteri ve Başkanı olarak İYİ Parti de hem demokrasinin yürümesini istiyorum hem de kavga, tartışma ve insanları öteleme olmamasını istiyorum. İl Başkanlığına adaylığını açıklayan Mevlüt Varol Başkanımızın basın toplantısı saatini bilemediğim için toplantıya katılamadım. Yoksa aramızda hiçbir sorun yoktur ve ben İYİ Parti de sorun olmasını istemiyorum. Dedikodu ve iç muhalefetin dış sorunları unutturmasına karşıyım.”
“ÜÇ ALICI, ÜÇ BİN SATICI VAR”
Parti binasında düzenledikleri basın toplantılarına koronavirüs salgını nedeniyle ara verdiklerini dile getiren İnkaya, “Bu hafta ara verdiğimiz basın toplantılarına tekrar başladık. Sosyal mesafeyi koruyup maskemizi takarak halkımızı bazı konularda aydınlatacağız. Türkiye’de üretilen ürünlerin hemen tamamında pazar, yani satış garantisi yoktur. Eskiden devletimiz, kurumları aracılığıyla bazı ürünlerin fiyatlarını kontrol eder, değerine satış, uygun fiyata alış sağlardı. Örneğin; Et Balık Kurumu, Süt Enstitüsü Kurumu gibi. Özelleştirilen bu kurumlar da piyasa kontrolünü elinden kaçırınca üretici de tüketici de kimsesiz kaldı. Meyve ve sebzede zaten böyle bir kurum ne yazık ki kurulamadı. Bölgemiz, ilimiz kiraz üretiminde söz sahibi olan illerden birisidir. Bu yıl üreticiyi zirai don fazlasıyla etkiledi. Birkaç gün köylünün zararının karşılanması gerektiği konuşuldu. Elle tutulur gözle görülür bir hasar tespiti bile yapılmadı. Şimdide kirazın pazarlanmasında üretici büyük sorunlar yaşıyor. 3 alıcı 3 bin satıcı var.” dedi.
“SUDAN BAHANELERLE FİYAT DÜŞÜRÜLÜYOR”
Kirazın olgunlaştıktan 15 gün içinde toplanıp pazarlanacak bir meyve olduğunu ifade eden İnkaya, “Kirazı 15 günlük sürede toplayamazsanız kurur, çürür dökülür. Buğday, arpa, ceviz, fındık, incir üzüm gibi kurutup saklayamazsınız. Elma gibi soğuk hava depolarında uzun süre de kalamaz. Kısa sürede toplanıp kısa sürede tüketilmelidir. Bu nedenlerle kiraz üreticisi şimdi dertlidir. Kiraz makineyle toplanamaz, mutlaka elle toplanacak; toplatıyoruz bir masraf, iyisi kötüsü ayrılacak, pazara hazırlanacak oda ayrı bir masraftır. Zaten sürülmesi ekilmesi, ilacı, budaması, sulaması ayrı bir masraftır. Birde alıcı tüccar keyfiyeti kiraz üreticisini çileden çıkarmıştır. Alım sezonunu alıcı tüccar belirler. Kirazın hepsi birden ermez bazıları erken erer. Toplar götürürsün olmaz ‘Bu fazla ermiş derler. Büyüklükleri aynı olmaz. Bu küçüklü ve seçilmemiş.’ denilir. Kızıl götürürsün ‘Bu gök, olgunlaşmamış.’ denilir. En önemlisi alıcı az olduğundan sudan bahanelerle fiyatları genelde aşağı düşürür.” diye konuştu.
“ÜRETİMDE TÜKETİMDE
PAZARLANMALI”
“Kirazda olmadı, alımı durdurur. Mevsimi geldiğinden hızla eren kirazını satmak isteyen üretici, kaç lira olursa olsun satma derdine düşer.” diyen İnkaya sözlerini şöyle sürdürdü: “Milli ekonomiye katkısı olan kiraz pazarı serbest piyasa ekonomisi adı altında kendi kaderine terk edilmiştir. Hiçbir kurum ve kuruluş bu duruma çözüm aramamaktadır. Dar gelirli köylünün üreticinin ekmek parasını çıkardığı kiraz, iktidarların vurdumduymazlığından yok olup gitmektedir. Eğer tarımda kendi kendine yeten bir ülke olacaksak üretimi de tüketimi de pazarlamayı da planlamalıyız. Eskilerin tabiriyle ‘Saldım çayıra Mevla’m kayıra.’ dersek başka milletlere bağımlı yaşamaktan kurtulamayız. Kiraz üreticisinin de, elma üreticisinin de kısacası üreticilerin, çiftçilerin feryatlarına kulak verilmeli.” >> Burcu AYDIN’ın Haberi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi