Muharrem Günay
Muharrem  Günay
muharremgunay@kocatepegazetesi.com
AZİZ MAHMÛD HÜDAİ’NİN PADİŞAHLARLA MÜNÂSEBETLERİ
  • 0
  • 64
  • 14 Ağustos 2020 Cuma
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Celvetiyye tarikatının kurucusu, mutasavvıf, şair olan Hüdâyi Hazretleri 1541’de Şereflikoçhisar’da doğdu. Çocukluğunu geçirdiği Sivrihisar’da ilk tahsiline başladı. Daha sonra İstanbul’a giderek Küçükayasofya Medresesi’ne girdi.
Evliya Çelebi, “yedi padişahın Hüdâyî’nin elini öptüğünü, 170 bin müride irâdet (el) verdiğini” belirtir. Aziz Mahmud Hüdâyî’nin dergâhı her zümreden insanlarla dolup taştı. Devlet ricâlinden Sadrazam Kayserili Halil Paşa, Dilâver Paşa, ilmiyeden Hoca Sâdeddin Efendi, Sun‘ullah Efendi, Şeyhülislâm Hocazâde Esad Efendi, Okçuzâde Mehmed Şâhî Efendi, Sarı Abdullah Efendi, Nev‘îzâde Atâî, meşhur sûfî Oğlanlar Şeyhi İbrâhim Efendi ve benzerleri onun dergâhının müntesip veya müdavimleri arasındaydı.
Hüdâyî’nin çocukluk ve tahsilini ikmal devresine rastlayan Kanüni Sultan Süleyman, II. Selim dönemi hariç tutulacak olursa onun padişahlarla ilk münasebetinin III. Murad’la olduğunu söyleyebiliriz.
I. Ahmed ve Hüdâyî Münasebetleri
Tarihi ve menkabevi kaynaklar Hüdâyî’nin III. Mehmed’den sonra padişahlık tahtına oturan I. Ahmet’le samimi bir münasebet içerisinde olduğunu “rikabında piyade yürüyecek” kadar teslimiyet içinde bulunduğunu hatta Sultan’ın kendisine intisab ettiğini kaydetmektedirler. Menkabelere göre Hüdâyî’nin I. Ahmed ile tanışması şu rü’ya vesilesiyle olmuştur:
“I. Ahmed rüyasında Nemçe kralı ile güreş tutup kendisinin arka üstü yere düştüğünü” görmüştü. Tabirciler rüyanın tabirinde aciz kalmışlar ve bir vesile ile bu rüya Hüdâyî’ye tabirettirilmiş, Hüdâyî de rüyayı “padişahın Nemçe (Avusturya) kralına karşı zafer kazanacağı” şeklinde yorumlamıştı. Neticede rüya gerçekleşmiş ve Estergon geri alınarak Avusturyalılara karşı zafer kazanılmış, bu durum padişahı teshir etmiştir.
Mutasavvıflara karşı derin bir saygı besleyen, I. Ahmed’in, III. Murad zamanından beri büyük bir ün kazanmış olan Hüdâyî’ye karşı ilgi ve saygı duymaması imkânsızdır. Bu saygının bir ifadesi olarak Hüdâyî’ nin;
“Diller acep hayran olur
Esrâr-i zikrullâh ile
Yollar beğim âsân olur
Âsâr-i zikrullâh ile
dörtlüğü ile başlayan ilahisine nazire olarak:
Dil-hânesi pür nûr olur
Envâr-i zikrullâh ile
İklim-i dil ma’mur olur
Mimâr-i zikrullâh ile”
dörtlüğü ile başlayan bir ilahi yazmıştır (Gündoğan,1999, s.10)

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM