AYET’EL KÜRSİ’ Yİ OKUYANA CENNET KAPILARI AÇILIR

AYET’EL KÜRSİ’ Yİ OKUYANA CENNET KAPILARI AÇILIR

Fıkıh kitaplarının tespitine göre farz namazlardan sonra âyet-el Kürsi’yi okumak her namaz kılana müstehaptır. Nitekim yapılan rivayete göre, Sevgili Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Cenâb-ı Hakk beyaz bir inci yarattı. Onun içinde gri renkte amber meydana getirdi. Âyet-el Kürsi’yi o amber ile yazdı ve izzet-ü celâline yemin ederek buyurdu ki: Kim bu ayeti farz namazdan sonra okursa kendisine cennetin sekiz kapısı birden açılır, dilediği kapıdan içeri girer.” (Sırlar Hazinesi. S. Muhammed Hakkı Hazretleri, Celal Yıldırım tercümesi, sayfa: 480. Demir kitapevi, Ekim 1977)
Yine Sırlar Hazinesi adlı eserde Âyet-el Kürsi ile ilgili olarak aşağıdaki hadisler nakledilmektedir:
“Her kim farz namazlardan sonra Âyet-i Kürsi’yi okursa, Allah ona şükredenlerin kalplerini, sıddîkllerin amellerini, Allah’a dosdoğru yönelenlerin sevabını verir, kendi minnet ve keremi ile onun üzerine rahmetini yayar. Cennete girmekten hiçbir şey onu alıkoymaz. Ölünce doğruca cennete girer.” (İbni Abbas’dan, Sırlar Hazinesi, 481)
“Her namazdan sonra Âyet-i Kürsi’yi okuyan kimsenin cennete girmesinde onunla Allah arasında hiçbir şey engel kalmaz. Ölünce (doğruca) cennete girer.” (Beyhaki’den, Sırlar Hazinesi, 481)
Farz namazlardan sonra Âyet-el Kürsi’yi okuyanların cennete girecekleri ile ilgili hadis kitaplarında çok sayıda hadis vardır. Bunlardan birisinde şöyle buyurulur:
“Kim farz namazlardan sonra Ayet-i Kürsi’yi okursa ikinci bir namaza kadar Allah’ın himayesinde bulunur.” (Sırlar Hazinesi,482; Hasan bin Ali (r.a.)den)
Hazreti Ali (r.a) diyor ki:
– Peygamber Efendimizden işittim, minberin basamağında bulunuyordu:
“Kim her farz namazdan sonra Âyet-i Kürsi’yi okursa ölümden başka hiçbir şey onu cennete girmekten alıkoymaz. Ölünce de cennete girer. Buna ancak bir sıddîk ya da bir âbid devam eder. Kim de döşeğine uzanırken bunu okursa Allah onu da, komşusunu da, komşusunun komşusunu da güven içine alır, etrafındaki evleri de…” (Sırlar Hazinesi,862, Ruhul Beyan Tefsiri Hz. Ali’den)
• Geceleyin inmiş olan bu Ayet-i Kerimeyi, Efendimiz (s.a.v.) , Zeyd’i çağırarak yazdırmıştır.
• Ayet-el Kûrsi indiğinde, dünyadaki bütün putlar ve krallar yere düşmüş ve başlarındaki taçları yuvarlanmıştır.
• Şeytanlar, birbirleriyle çarpışarak kaçıp İblis’in yanına toplanmışlar ve ona bu karışıklığı haber vermişlerdir.
• Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Ayet-el Kûrsi’de bulunan “Yâ Hayyu- Yâ Kayyumu”, “Hayy ve Kayyum olan Allah’ım Senin Rahmetinle yardım istiyorum.” buyurarak (üzüntü ve keder anında) ettiği duadır. İsm-i Azâm olduğu da rivayet edilmekle beraber, “Ariflerin Sultanı” Beyazıd-ı Bistami, “Bu ismin belli bir tarifi yoktur, lâkin sen kalbini her şeyden boşaltıp, onu Allah’ın C.C. Vahdaniyyetine teslim ederek istediğin İsimle zikret.” buyurmaktadır.
• Ayet-el Kûrsi’de bulunan Esma-i İlahiye hiçbir Ayet-i Kerimede yoktur. Çünkü bu Ayet-i Kerime’de, bazısı açık, bazısı gizli olmak üzere onyedi yerde Allah-u Teâlâ’nın İsmi geçmektedir.
• Yatmadan okuyana Allah-u Teâlâ tarafından bir koruma verilir, sabaha kadar hiçbir şeytan yaklaşamaz.
• Yâ Rasulullah (s.a.v.) Kur’ân-ı Kerimin hangi Sûresi (derece bakımından) daha büyüktür? Diye soran Sahabe’ye (ra) , “İhlâs Sûresi” buyurdu. O Sahabe, “Kur’ân-ı Kerimde hangi Ayet (Fazilet bakımından) daha üstündür.” diye sorunca, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Ayet-el Kûrsi’dir” buyurdu. (Darimi)
• Ayet-el Kûrsi’yi okuyan kimse yedi kalenin içine girmiş gibi muhafaza edilir.
• Ayet-el Kûrsi, Kur’ân-ı Kerimin dörtte biridir.
• Efendimiz (s.a.v.) buyurdu ki; “İlim sana olsun ey Eba Münzir, Canım Kabza-i kudretinde olan Allah’a (c.c.). yemin ederim ki, muhakkak Ayet-el Kûrsi’nin bir dili ve ikide dudağı vardır ki, Arş’ın direğinin yanında Melik-i (Müteâl olan Allah-u Teâlâ Hazretlerini) takdis eder (O’na Tazimde bulunur.) “ (Ebû Dâvud, Ahmed İbni Hambel)

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi