ARAÇ MUAYENE Mİ VATANDAŞA ÇİLE Mİ?

ARAÇ MUAYENE Mİ VATANDAŞA ÇİLE Mİ?

Afyonkarahisar Merkez’deki Araç Muayene istasyonunun fiziki yetersizliği, kapasite azlığı, sıra bekleyen vatandaşların çektiği çileler, sıra bekleyenler için yağmurda-yağışta altına sığınılacak bir saçak altı bile bulunmayışı, yazın sıcaktan, kışın soğuktan koruyacak bir alan olmayışı, insanların bir bardak çay içecek imkandan yoksun bulunması, namaz kılmak isteyenlerin yararlanacağı bir mescidin bulunmayışı şikayetlerini gazetemizden defalarca gündeme getirmiştik.
En son, önceki Valimiz Mustafa Tutulmaz gidip şikayetleri yerinde gördü ve ilgili firmanın yetkilileri ile temasa geçerek kapasite artırımına gidilmesini sağladı. TÜVTÜRK firması yetkilileri lütfettiler, inşaat çalışmaları sürüyormuş şimdi orada. Ama vatandaş yine de tüm sıkıntıların giderileceğinden emin değil.
Afyonkarahisar’da araç muayene istasyonu ile ilgili bu sıkıntılar sürerken araç muayene ücretlerindeki afaki artışlar düştü ülke gündemine.
Son dönemde araç muayene işlemleri ve ücretleri, vatandaştan büyük tepki alan, çok konuşulan, doğrudan araç sahiplerinin cebini ilgilendiren bir konu olarak gündemdeki yerini koruyor.
**
Bilindiği gibi hususi araçlarda iki yılda bir, ticari araçlarda ise her yıl muayene yapılma zorunluluğu var ve bu muayeneleri yapan devletin yetkilendirdiği bir özel sektör kuruluşu. TÜVTÜRK adlı bu kurumun ortakları Doğuş Grubu, Münih-Alman merkezli teknik hizmetler üreten TÜV SÜD ve Londra merkezli sermaye yatırımı yapan İngiliz Bridgepoint şirketi.
2007 yılından geçerli olmak üzere 20 yıllık bir anlaşma imzalanmış devletle. İlk 3 yıl %30, 7 yıl %40 ve sonrasındaki 10 yıl için hasılatın (KDV hariç) %50’sinin hazineye aktarılması esasına dayalı bir sözleşme.
**
Araç muayene işlemleri şundan 12 yıl kadar öncesinde Karayolları İdaresi tarafından cüzi bir ücretle yapılıyordu. Teknoloji kullanımı ve standartları yükseltilip bu hizmet devlet tarafından verilemez miydi ki? Ayrıca günümüzde artık gerçekten araçların muayenesine ihtiyaç var mıdır? Hiç olmazsa belli bir yaştan sonrası için. Bugün özellikle yeni araçların düzenli servis hizmeti aldığını, bu hizmetin önemli kısmı araç muayene işlemleriyle örtüştüğü biliniyor. Dolayısıyla servis hizmetleri araç muayenesi işlemleriyle tamamlanarak ilgili kurumlar yetkilendirilebilir ve rekabetçi bir piyasa oluşturulabilir.
**
Bir otomobilin muayene ücreti egzoz muayenesi ile birlikte 422 lira. Araç muayene sürecinde en fazla 10 dakika kalıyor. Onarım yok, tamirat yok, arabaya müdahale yok. Türkiye şartlarında yapılan işe göre çok yüksek bir ücretlendirme. Devlet bu paranın % 50’sini alıyor.
İtirazlar devletin kanuni zorlamayla yabancı ortaklı bir firmaya tekelci gücü vererek ve her aracın mutlaka muayene yaptırmak zorunluluğu ile ciddi ölçüde bir paranın vatandaşın cebinden alınmasına aracılık etmesidir.
Bir başka garip uygulama kredi kartı ile ödeme yapılamayışı. Çağın şartları kredi kartını, pos cihazı kullanmayı, plastik parayı zorunlu getirdiği halde araç muayenede kredi kartı işe yaramıyor.
Rakip yok, müşteri memnuniyeti kaygısı yok, kredi kartı ile tahsilat yok, işi çabuk bitirme gibi bir çaba yok, yeni yatırım yok. Oh ne ala memleket.
**
Gecikme bedeli olarak aylık % 5 faiz alınması işin başka bir boyutu. Aracınızın muayenesi gecikti ise; aylık %5 gecikme faizi yıllık yüzde 60 basit faiz anlamına geliyor. Merkez Bankası faizleri tek haneli rakamlara indirmiş. Buna karşılık, 1983 yılında çıkan 2918 nolu kanunda yer alan % 5 gecikme faizi bugün geçerliliğini koruyarak araç muayenesini geciktirenlere uygulanıyor. Sanki tefeci faizi.
**
Türkiye’de trafikte TÜİK rakamlarına göre 23 milyon araç var ve bunlar iki senede bir muayene olmak zorundalar. 10-15 milyon araç yıllık muayene olmakta ve bu neredeyse 4-6 milyar liralık bir gelir anlamına geliyor. Bu para tamamen devletin hazinesine gitse hadi bir ölçüde buna rıza gösterilebilir. Oysa çok da gerekli olmayan bir hizmet için yabancı menşeli kuruluşa kazanç sağlanan bir durum var ortada.
**
Araç muayene sektörü ya rekabete açılmalı ya da vatandaşın lehine yeniden düzenlenmelidir. Eğer tekelci yapı devam edecekse mutlaka devlet tekeli olmalıdır. Muayene ücretleri de eskiden olduğu gibi makul seviyelere çekilmelidir. Bu konuda vatandaşa bir dokunan bin ah işitecektir. Denemesi bedava…

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi