ALLAH TARAFINDAN ÖVÜLMÜŞ MİLLET – Kocatepe Gazetesi

ALLAH TARAFINDAN ÖVÜLMÜŞ MİLLET – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay 26 Ağustos 2010 Perşembe 03:00:00
  Kur’an-ı Kerim’de bazı milletlerin adı geçtiği halde Türk adı mevcut değildir. Türk soyundan geldiği ve bu gün bilim dünyasınca da Türk olduğu kabul edilen Hz. İbrahim’den ve O’nun dini olan Haniflik’ten ve milletinden bahseden âyetler vardır. Ayrıca Arapların İslâm’a hizmetten yüz çevirmeleri, Allah yolunda cihatdan geri durmaları ve dinden dönmeleri üzerine Arapları uyaran beş adet “İnzar âyeti” vardır. İnzar kelimesi Arapça’da korkutmak ve uyarmak manalarına gelmektedir. Yüce Allah bu âyetlerde Arapları uyarmakta ve İslâm’a hizmetten yüz çevirmeleri durumunda yerlerine bir başka milleti getireceğini belirtmektedir. Yine bazı bilim adamları tarafından “Oğuz Han” olduğu belirtilen Zülkarneyn’le ilgili âyetler de vardır.
Cenâb-ı Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de belirttiği gibi, gerçekten Araplar’ın İslâm’a hizmetten yüz çevirdikleri, sınırlarda sürekli geriledikleri, bir sürü sapık mezhep ve fırkanın ortaya çıktığı bir dönemde Türkler kitleler halinde Müslüman olmuş, Kur’an-ı Kerim’de adı geçen mucize gerçekleşmiş ve Türkler İslâm’ın bayraktarlığını üstlenmişlerdir.
Kur’an’da inzar âyetleri olarak adlandırılan âyetler beş tanedir. Bu âyetler, Maide, Fetih, Muhammed, Tövbe ve Mearic surelerinde geçmektedir. (Bu âyetler, Maide 54,Tövbe suresi 39, Muhammet suresi 38, Hud suresi 57,Fetih suresi 16, Mearic suresi 40 ve 41. âyetlerdir.)
Maide Suresi 54. Âyet
Bir çok Tefsir âlimine göre Maide suresi 54. âyet-i keri-mede Allah tarafından geleceği müjdelenen ve övülen millet Türk milletidir. Başta Ömer Nasuhi Bilmen olmak üzere, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Said Nursi,Osman Keskioğlu, Celal Yıldırım gibi İslâm alimleri Türk milletinin bu ayetin sırrına mahzar olmuş ve Allah tarafından övülmüş bir millet olduğunu ifade ederler. Mealen bu ayeti kerimede şöyle buyrulmaktadır:
“Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse Allah ta onların yerine öyle bir kavim getirir ki, Allah onları sever; onlar da Allah’ı severler. Onlar müminlere karşı boyunları bükük ve alçak gönüllüdürler. Kafirlere karşı başları dik vakarlı ve güçlüdürler. Allah yolunda (korkmadan) cihat ederler. Kınayıp ayıplayanların ayıplamasından da endişe etmezler. İşte bu Allah’ın lûtfu ve ihsanı çok geniştir ve her şeyi bilen de O’dur.” (Maide/54)
Maide suresi 54. âyetle ilgili olarak Said Nursi’nin görüşlerine Kürtçülük ver Türk düşmanlığı yapanlara örnek olması açısından özellikle yer veriyorum Said Nursi şöyle diyor:
“İşte ey ehli Kur’an olan şu vatan evlatları, altı yüz sene değil belki Abbasiler zamanından beri bin senedir Kur’an-ı Hakim’in bayraktarı olarak bütün Cihana karşı meydan okuyup Kur’an-ı ilan etmişsiniz. Milliyetinizi Kur’an’a ve İslâmiyet’e kal’a yaptınız. Bütün dünyayı susturdunuz. Müthiş tehacümatı (toplu hücumları-Haçlı seferlerini) def ettiniz. Tâ ‘Fe sehve ye’tillâhi bi kavmin’ âyetine güzel bir masadak oldunuz. (Bu ayetin işaretine sadık kaldınız)” (S. Nursi, Risale-i Nur Külliyatı, c:1, s: 500)
Said-i Nursi yine Emirdağ Lahikası sayfa 37’de Maide suresi 54. âyetin yorumunu yaparken şöyle demektedir. “…daha sonra da Allah Türkleri göndermiş, Arapların, Farsların (İranlıların) kadrini bilmeyip zayi ettikleri Devlet-i İslâm’ı onlar ele alarak İstanbul’a ve ordan da kıtaat-ı arzın her tarafına yaymışlar, binaenaleyh ‘ Ebnayı Faris’ hadisinin delaleti ve ‘Fethi Kostantiniyye’ hadisinin sarahatı ile ve yine ‘Ola ki Allah (onlara) kendi katından bir zafer ihsan edecek (Maide/52) vaadi ilahisinin işareti ile Türkler de bir kavim ki Allah onları sever tebşirine dahil olmuşturlar.”
Yine bu ayetle ilgili olarak Said-i Nursi: “Allah-ü Zülcelâl Hazretleri, Kur’an-ı Kerim’de; öyle bir kavim göndereceğim ki onlar Allah’ı Allah’ta onları sever buyurmuştur” (Maide 54) Bende bu beyân-ı ilâhi karşısında düşündüm. Bu kavim bin yıldan beri Âlem-i İslâm’ın bayraktarlığını yapan Türk milleti olduğunu anladım” der. (Z.Kitapçı, a.g.e. s.61)
Türkleri sevmenin ve Türk taraftarı olmanın gereğine dikkat çeken Said-i Nursi söyle der:
“Ey Efendiler! İslâmiyet ordularının en kahramanı Türkler olduğudan Meslek-i Kurâniyem cihetiyle her milletten ziyâde Türkleri sevmek ve taraftar olmak kudsî hizmetimin muktezâsıdır.” (Z.Kitapçı, s.61) Said-i Nursiye göre: “Türk milleti tarihte İslâm’ın reisliğini en iyi şekilde yapmıştır. Şimdiden sonra da İslâm’ın reisliğini yine onlar yapacaktır.” (B.Berk, Türkiye’de Nurculuk davası, s. 261, İst. 1975) Ayrıca Said-i Nursi eserlerinin bir çok yerinde Türklerle ilgili hadislerin varlığına dikkat çekmiş ve: “Türklerle ilgili Senâ-i Peygamberi muhakkaktır…” (Emirdağ Lahikası, s. 37) demiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen Efendi, Maide suresi 54. âyetin büyük bir mucize olduğunu belirtir ve şöyle der:
“Bu mürtet kuvvetlerin hepsi de Müslümanlar tarafından mağlup edilmiş çeşit çeşit felaketlere, mağlubiyetlere maruz kalmışlardır… Fakat Asrı Saadet’ten itibaren bir nice muazzam kabileler, milletler şeref-i İslâm’a nail olmuş, İslâmiyet’i şark ve garpa neşre çalışıp durmuşlardır. Ensâri Kiram denilen Medine-i Münevvere ile etrafındaki muhterem ahali, Yemen kabileleri, ehli Faris ve Katsiye muharebesine iştirak eden binlerce zevat ve bilhassa Türk milleti necibesi İslâmiyet’i kabul etmiş, bu uğurda asırlardan beri mücahede meydanlarına atılmış, İslâmiyet’in şark ve garpa intişarına (yayılmasına) pek büyük hizmetlerde bulunmuşlardır. Bu suretle Kur’an-ı mübinin tebşiratı (müjdesi) gerçekleşmiş, O’nun bir mucize-i ebediye olduğu mütecelli bulunmuştur. (tecelli etmiştir) Bizler ecdadımızın dini İslâm hususundaki ulvi hizmetleriyle daima iftihar eder, onların o güzide yollarını takibe muvaffak olmamızı Hak Teâla hazretlerinden niyaz eyleriz. (Ö.N.Bilmen Tefsiri cilt:2, s:784)
Unutmayalım ki; Allah’ın sevdiği ve övdüğü bir milleti sevmemek, hele ona düşman olmak Allah’a isyan etmektir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi