ÂLİMİN ÖLÜMÜ ÂLEMİN ÖLÜMÜ GİBİDİR

ÂLİMİN ÖLÜMÜ ÂLEMİN ÖLÜMÜ GİBİDİR

Muharrem Günay 13 Temmuz 2010 Salı 03:00:00
  Kur’an-ı Kerîm’de ilmin her çeşidi övülmüş, bilenlerle bilmeyenlerin bir olamayacağı açıkça belirtilmiştir: “De ki, Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? ” (ez-Zümer, 39/9) İslâm ilmin, âlimin ve ilim yolcusunun değerini yükseltmiştir Kur’an-ı Kerim’de “Allah, içinizden iman edenlerle kendile-rine ilim verilenlerin değerini yükseltir” (el-Mücadele, 58/11) buyurulur
“De ki: Rabbim ilmimi arttır!” (Tâhâ : 114) “Yaratan Rabbinin adıyla oku. Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir. O ki kalemle (yazmayı) öğretti. İnsana bilmediğini öğretti.” (Alâk: 1.3.4.5)
“Hikmeti (ilmi) dilediğine verir. Hikmet verilen kimseye çok hayır verilmiştir. Bunu ancak sağduyu sahipleri düşünüp anlarlar.” (Bakara: 269
“Kulları içinden ancak âlimler, Allah’tan gereğince korkar.” (Fâtır: 28)
“Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, onların yanından (hiç düşünmeden) yüz çevirerek geçerler.” (Yusuf: 105)
“Allah, sana Kitabı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti.” (Nisa: 113)
“Allah demişti ki: “ Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla, hani seni Ruhu’l Kudüs ile desteklemiştim; beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun; sana Kitab’ı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i öğrettim.” (Maide: 110)
“Evlerinizde okunan Allah ayetlerini ve hikmeti hatırlayın.” (Ahzâb: 34)
“Geceyi, gündüzü, güneşi ve ay’ı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da O’nun emriyle (size) boyun eğdirilmiştir. Şüphesiz bunda aklını kullanan aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır.” (Nahl: 12) “Allah bilendir, hikmet sahibidir.” (Nur: 58) “Aklınızı kullanmıyor musunuz?” (Bakara: 44) “Size ayetlerini gösterir ki düşünesiniz.” (Bakara: 73)“ Düşünürseniz size ayetleri açıkladık.” (Âl-i İmrân: 118) “Bilmiyorsanız ilim erbâbına sorunuz. ” (Nahl: 43) “Bu misalleri ancak âlim olanlar anlar.” (Ankebut: 43) “
Sevgili peygamberimiz her fırsatta ilmi ve ilim adamlarını övmüşlerdir. Sevgili peygamberimize göre: ”Bir âlimin ölümü âlemin ölümü gibidir.”, “Âlimler peygamberlerin varisleridir.” , “Allah’ın cehennem azabından azad ettiği kimseleri görmek isteyenler, ilim öğrenenlere baksınlar. Muhammed’in (salât ve selam O’na olsun) canını kudret elinde tutan Allah’a yeminle söylerim ki ilim öğrenmek maksadı ile âlimlerin kapısına giden bir insan öğrendiği her bir harf ve attığı her bir adım karşılığında Allah, kendisine bir senelik sevabı verir.”
Sevgili Peygamber Efendimiz,“Cennet ağaçlarından bir ağaca rastladığınız zaman, onun gölgesinde oturun, yemişinden yiyin” buyurmuş. Sahabeden biri:
“Ya Rasulullah cennet ağacına hayatta ve dünyada iken nasıl rastlayabiliriz?” diye sormuş. Peygamber Efendimiz cevaben: “Bir âlime rastladığınız zaman Cennet ağaçlarından bir ağaca rastlamış olursunuz” buyurmuştur.
Sevgili Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyorlar:
“Yeryüzünde işlenen şeylerin en şereflisi üç tanedir.
Bunlar:
1. İlim tahsil etmek, 2. Allah yolunda cihat etmek, 3. Helâlinden kazanmaktır.”
Sevgili Peygamberimize göre, ilmin, bizzat terbiye edici bir özelliği vardır. İlim, zamanla insanların hem niyetlerini, hem de davranışlarını ıslah eder. Şanlı Peygamberimiz bu konuda şöyle buyuruyor: “Allah rızasından başka maksatlar için öğrenilmiş bir ilim, henüz sahibi ölmeden ona galebe çalar ve Allah rızası için tahsil edilmiş duruma gelir. Sırf Allah rızası için ilim tahsil eden bir kişi, Allah katında gündüzünü oruçla, gecesini de namazla geçiren bir kişi gibidir.” Nitekim İmamı Gazali Hazretleri de büyük bir tevazü ile “İlmin Allah rızasından başka bir maksat kabul etmediğini bizzat yaşayarak öğrendiğini” itiraf etmektedir. Demek ki ilim Allah rızasından başka sebepler için öğrenilmiş olsa dahi zaman içerisinde o ilim sahibini terbiye ederek, doğruya ve Allah rızasına ulaştırmaktadır.
Kur’an-ı Kerim’den öğrendiğimize göre, Yüce Allah, Peygamberleri, insanlara “Allah’ın âyetlerini okumak, hikmeti öğretmek, onları her türlü cehaletten, bilgisizlikten ve pislikten temizlemek” için göndermiştir. Nitekim Bakara suresi 129. âyette şöyle buyrulur: “Ey bizim Rabbimiz, bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki, onlara senin âyetlerini okusun, kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin, içlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin. Hiç şüphesiz Azîz sensin, hikmet sahibi Sensin.” Âlimler bu ayeti kerimede sayılan işleri gerçekleştirdiklerinden dolayı “Peygamberlerin varisleri” olarak görülmüşlerdir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi