ALİM İLE CAHİL ARASINDAKİ FARK ÖLÜ İLE DİRİ ARASINDAKİ FARK GİBİDİR

ALİM İLE CAHİL ARASINDAKİ FARK ÖLÜ İLE DİRİ ARASINDAKİ FARK GİBİDİR

Muharrem Günay 15 Temmuz 2010 Perşembe 03:00:00
  İslam’a göre âlim ile cahil arasındaki fark; gece ile gündüz, aydınlık ile karanlık, ölü ile diri, gören ile görmeyen, işiten ile sağır arasındaki fark gibidir. Yüce kitabımız da bu gerçeğe parmak basar : ”Ne kör ile gören, ne karanlık ile nur bir olur” (Fatır suresi/19–20), “Dirilerle ölüler bir olmaz.” (Fatır/22)
Ebu’d-Derdâ (r.anh)dan:
Allah’ın Resûlü sallallahü aleyhi vesellem buyurdu:
“Ker kim ilim talep etmek için bir yola girerse, Cennet yolarından birine girmiş olur. Melekler kanatlarını ilim talibine ondan hoşlandıkları için gererler. İlim talep edene göklerdekiler, yerdekiler, su içinde balıklar bile günahlarının affı için Allah’a mağfiret dilerler. Âlimin abide olan üstünlüğü, dolunayda ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Âlimler hiç şüphesiz peygamberlerin varisleridir. Peygamberler, ne dinarı ne de dirhemi miras olarak bırakmışlardır. Onlar miras olarak ilim bırakmışlardır. Kim o ilmi alırsa çok büyük bir nasip almış olur.” (Tirmizi ve Ebu Davud)
“İnsanlar arasında nübüvvet makamına en yakın kimseler, ilim ve cihad ehli olan kimselerdir. İlim ehli olanlar, halkı peygamberlerin getirdiği ilahî nizâma yönelttiler. Cihad ehli olanlar ise, peygamberlerin getirdiği bu ilahî nizâmı kılıçlarıyla korumak için cihad ettiler.” (Ebu Nuaym, İbn Abbas’dan zayıf isnadla); ayrıca Ebu Talib el-Mekkî,kut’ul-kulûb, Muaz b. Cebel’den)
Ebû Umâme radiyallahü anh’dan: ”Peygamber sallallahü aleyhi veselleme biri âlim, diğeri âbid olmak üzere iki adamdan söz edildi. Şöyle buyurdu, âlimin âbide olan üstünlüğü, benim sıradan birinize olan üstünlüğüm gibidir. Şüphe yok ki Allah, melekleri, gökler ve yer ehli, hatta yuvasındaki karınca ve denizdeki balıklar bile insanlara hayrı öğretene salât ederler.” (Tirmizi)
İbn Abbas (r.a) şöyle demiştir: ‘Hz. Süleyman’a ilim, mal ve saltanat arasında istediğini seçmek hakkı verildiğinde, o bu üç nimet arasından ilmi seçti. Onun için Allah Teâlâ kendisine malı da, saltanatı da verdi’.
Hz. Ali demiştir ki: “İlim tükenmez bir hazine, akıl eskimek bilmez bir elbisedir. Mal harcandıkça azalır, ilim ise harcandıkça çoğalır.”
İbni Abbas radıyallahü anh’dan Allah’ın Resûlü sallallahü aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
“Tek bir fâkih, şeytana bin âbiden daha zor gelir.” (Tirmizi)
İbni Sîrîn radıyallahü anhdan: “Mescide girdim, baktım ki Sebir bin Abdirrahman kıssa anlatıyor, Humeyd bin Abdirrahman ise ilim anlatıyordu. Bunların hangisinin halkasına oturayım diye düşünürken beni bir uyuklama aldı. Derken (ruyamda) bir bana gelip şöyle dedi: Hangisinin halkasına oturayım diye düşünüp duruyorsun, istersen sana Humeyd bin Abdirrahman’ın yanında oturan Cibril aleyhisselamın yerini göstereyim.” (Dârimî)
Ebu Hureyre radıyallahü anhdan: Allah’ın Resulü sallallahü aleyhi vesellem buyurdu: “Kim ilim taleb etmek için bir yola girerse, Allah ona cennet yolunu kolaylaştırır.” (Tirmizî ve Ebû Davud)
“İlim hazinedir. Bu hazinenin anahtarı soru sormaktır. Sormaktan çekinmeyin; zira ilmin sorulmasından dört kişi birden mükâfat kazanır: Soran, cevap veren, onları dinleyen, onları seven!” (Ebu nuaym, Hilye, Hz. Ali’den)
”Câhil, cehaletine razı olup durmasın. Âlim de ilmini susmak suretiyle saklamasın!“ (Taberânî, (İbn Merduveyh’den)“Bir âlimin (ilim okuttuğu) meclisinde, (ilim tahsil etmek veya dinlemek için) hazır bulunmak, bin rek’at namaz kılmaktan, bin hastayı ziyaret etmekten ve bin cenaze namazında hazır bulunmaktan daha faziletlidir!” (Irâki bu hadîsin Ebu Zer’den değil, İbn Ömer’den rivayet edildiğini söylemiştir. İbn Cevzî ise bu hadîsi Mevzuat adlı eserinde zikretmiştir.)”İslâm dinini ihyâ etmek maksadıyla ilimle uğraşırken ölen kimseyle peygamberler arasında, cennette sadece bir derecelik fark vardır.” (Ebu Nuaym, İbn Mes’ud’dan)
“İlim, maldan çok çok hayırlıdır. Çünkü ilim seni, sen de malını korursun. İlim öyle bir şeydir ki, verdikçe çoğalır; mal ise vermekle azalır. İlim dindir, çünkü kişi, dinini ilim vasıtasıyla bilir, ibadetleri ve yapacağı bütün işleri onun sayesinde öğrenir. Öldükten sonra, kişi, ilmiyle iyi bir şekilde yâd edilir. İlim hâkimdir, mal ise mahkûm. Malın kaybolmasıyla verdiği menfaat de kaybolur. Mal toplama gayretine düşenler diri oldukları halde birer ölü sayılır. Alimler ise, kıyamete kadar bâki kalırlar; onlar ölmezler.” (Hz. Ali)
Hiçbir şeyde hased (imrenme) doğru değildir; ancak iki kişinin hâline imrenmek-hased etmek bu hükmün dışındadır:
a) Allah Teâlâ’nın ilim ve hikmet öğrettiği kimsenin hali ki, bu kimse (aynı zamanda) öğrendiği ilmi halka öğretip müşkilleri hakkında bu ilimle hüküm verir; b) Allah Teâlâ’nın kendisine mal vermiş olduğu kimsenin hâli ki, Allah ona elindeki malı hayra sarf etmeyi nasip etmiştir. (Buharî, Müslim, Nesâî ve İbn Mâce)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi