Akıncı’nın başarısı – Kocatepe Gazetesi

Akıncı’nın başarısı – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt 12 Ekim 2010 Salı 03:00:00
  Afyonkarahisar Barosu’nun Başkanlığını uzun süredir başarı ile yürüten Av. Celal Mümtaz Akıncı ilimiz adına bir başarıya imza attı. Türkiye Barolar Birliği’ni temsilen Anayasa Mahkemesi’nde görev alacak ismin belirlenmesi amacıyla 78 Baro Başkanı’nın oy kullandığı seçimde 41 oyla en fazla oyu alan Akıncı Anayasa Mahkemesi’nin yeni üye adayları arasında en güçlü isim haline geldi. Akıncı ile birlikte belirlenen toplam 3 isim yarın TBMM’de yapılacak oylamanın ardından Anayasa Mahkemesi üyesi olarak seçilecek. TBMM’deki oylamada Akıncı’nın isminin çıkmasına kuvvetle muhtemel gözüyle bakılıyor. Akıncı Anayasa Mahkemesi’ne seçilirse Yüksek Mahkeme’de halen görevde olan 3. Afyonkarahisarlı olacak. Bilindiği gibi Afyonkarahisarlı Ahmet Akyalçın ile birlikte merhum Ali Çetinkaya’nın torunu olan Osman Paksüt halen Anayasa Mahkemesi üyeliği görevlerini sürdürüyorlar.
Lekesiz geçmişi, beyefendi kişiliği, hukuki yetkinliği ve toplumda saygı duyulan bir isim olarak Av. Celal Mümtaz Akıncı’nın ilimiz adına Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday oluşunun büyük memnuniyet yarattığını gözlemliyoruz. Tanıyan herkes gibi Akıncı’nın yeni ünvanını da hakkıyla taşıyacağına biz de inanıyoruz.
Ahilik Haftası ve
küresel sermaye
İçinde bulunduğumuz günler Ahilik Haftası olarak kutlanıyor. “Elini, kapını, sofranı açık tut. Dilini, gözünü, belini bağlı tut” ifadeleri ile özetlenen Ahilik bugünün ifadesi ile “toplam kalite yönetimi” olarak da adlandırılıyor. Ahilik Haftası nedeniyle bugünler bir çok etkinlik düzenleniyor. Ahilik Haftası nedeniyle esnaf ve sanatkarların sıkıntıları, durumları gündeme getirilmeye çalışılıyor.
Toplum yaşamımın temel direklerinden olan esnaf ve sanatkarların sıkıntıları bir haftalık etkinliklerle aşılabilecek boyutta görünmüyor. Çünkü yerli tüketimin neredeyse yok denecek kadar azaldığı bu günlerde öz be öz yerli olan esnaf-sanatkarın, onların yanında üretici sektörlerin ayakta kalması her geçen zorlaşıyor. Ayakkabımızın bağcığından, yediğimiz ekmeğe kadar tüketilen her üründe küresel sermayenin zenginliğine farkında olmadan biraz daha katkı sağlıyoruz. Maalesef yerli tüketim bilincimiz giderek yok oluyor. Bakkal, manav, kasap, tuhafiyeci gibi esnaf kesimlerinin tamamı müşterilerini dev market zincirlerine kaptırmış durumda. Her sokakta bulunan esnafların yerine artık her sokakta bulunan sıra sıra marketler var. Bu marketlerin yapısı incelendiğinde Tesco, Şok ve Tansaş’ın İngiliz, Gima, Endi, Real ve Carrefour’un Fransız, Metro’nun Alman, Diasa’nın İspanyol sermayesinin ürünleri olduğu görülüyor. Market zincirleri arasında BİM, A101 gibi Türk sermayeleri de yer alıyor, ama onlarda da yabancı ortaklıklar mevcut.
Ancak tüm bu sayılan zincirler Anadolu’nun yerli insanına asgari ücretle çalıştırdığı kasiyerlere ödediği maaş kadar katkı sağlıyor. Mal ve-riliyor, vergi ödeniyor, kar yurt dışına uçup gidi-yor. Elbette vergilerini ödüyorlar, yasal yoldan ticaretlerini sürdürüyorlar ama büyükler hep büyüyor, küçükler kaybolup gidiyor. Toplumun bel kemiği dediğimiz esnaf ve sanatkarımız eski güzel günlerin hayali ile gününü geçirmeye çalışıyor.
Hal böyle olunca ayakta kalma mücadelesi veren esnaf ve sanatkarın Ahilik prensiplerine nasıl bağlı kalacağı büyük bir çelişkiyi doğuru-yor. Toplumun önemli bir ögesi olan esnaf ve sanatkarın yaşaması, temel bir direğin ayakta kalması için tüketiciler olarak bizlere düşen görevin günlük yaşamımızda önce Afyonkarahisar’a ait, sonra da Türk malı ürünlere yönelmek olduğunu düşünüyoruz. Mümkün olabildiğince yerli ürün tüketimini destekliyor ve tavsiye ediyoruz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi