AFYONKARAHİSAR’DA ZUHÛR EDEN YANGINLAR-4 – Kocatepe Gazetesi

AFYONKARAHİSAR’DA ZUHÛR EDEN YANGINLAR-4 – Kocatepe Gazetesi

Yusuf İLGAR 1 Nisan 2017 Cumartesi 11:44:25
 

(Dünden Devam)
3. Yangının sebep olduğu zarar-ziyan, genişleme sebepleri ve uzun sürmesi
Karahisâr kasabası evlerinin tamamının çam ağacı kerestesinden ahşap ve birbiri üzerine bindirilerek saçakları bitişik gibi sık yapılmış olduğu ve sokakların gayet engebelli ve pek dar olup itfaiye araçlarının ise büsbütün eksik, hele yangın baltası, kova, kanca ve benzeri en lüzumlu yangın âletleri beş altı taneden ibaret derme-çatma, köhne benzeri şeyler olduğu, o gece ve ertesi gün Allâh’tan çok şiddetli bir (karayel tarafı) kuzey-batı rüzgârı dahi estiği ve bu şiddetli rüzgârın devam etmesinden, yangının daha ilk gecesinde beş-altı yüz ev yanmış, yangın ise birçok kollara ayrılmıştır. Su mahzeni ve depoların olmamasından ve yalnız şehrin yukarı tarafında mevcut bir su menbaası (kaynağı) ise bozulup ve tıkanıp, zaten güzel bir şekilde çalışmayan dört beş tulumbanın ise susuzluktan büsbütün kullanılamadığından şu dehşetli ateşe karşı münasip bir tedbir alınamadığı anlaşılmıştır. Karahisâr’da ancak askeriyeye ait silah ve elbise deposunun muhafazası için ihtiyat olarak otuz askerden başka bir askerî kuvvetin olmadığı ve mevcut askerlerin ise tamamının Karahisarlı olmalarından yangının söndürülmesinde can-siperâne hizmet ve görevlerini yerine getirecekleri yerde bilakis hep birden dağılıp evlerine gitmişlerdir. Polis heyeti ise, Giritli Sait ve Sandıklılı Ahmet Efendiler gibi, ateşten mal ve canını kurtarmakla uğraşan Ermeni kadınlarının ırzlarına tasalluta cerayân eden bir iki alçaktan ibaret bulunduğu, benzer Zabtiye Tabur Ağası dahi Bursa’da muhâkemede olduğundan ve mutasarrıf paşanın gerçi yangın yerinden ayrılmadığı ve gayret de ettiği anlaşılmakta ise de zaptiyesiz, polissiz olarak yangın meydanında keşf ü güzârdan başka elinde bir kuvvet bulunmadığından yanan yangına seyirci duran binlerce ahâliye su taşımaları ve bir bir yıkmaları velhasıl yardıma dair verdiği emirler, ettiği yardımlaşma teklifleri asla tesir etmeyerek ve ahâli oradan kaçıp diğer bir başka yerden yangını seyrederek ve Nuri Paşa ve Mevlevî Şeyhi Efendi gibi nüfuzlu (sözü geçen) kimseler dahi tulumbaları ikişer üçer konaklarına ve dergâh-ı şerîfe alıp ve bir taraftan yangın olanca dehşetiyle büyüdükçe büyüyüp genişlemesi ve tam otuz iki saat sürmüş ve yangının sönüp önü alınması için artık, Hakk’ın lutûf ve yardımından başka yardım isteme yapılamamış olduğu gözlenmiştir. Genel düşünceye göre, Nuri Paşa ile şeyh efendi sahip oldukları itibarlarıyla halka ve memurlara her ne deseler, sözlerini geçiremediklerini üzülerek görüp anladığımız hallerdendir. Askeri tümeni bulunan ve memlekete büyük bir hizmet olan iki tren yolu hattının güzergâhı olmasıyla önem arzeden bu şehirde, kutlu halin öneminin anlatılarak kıyaslanamaması izah edilemeyen hususlardır.
4. Yardımların [Paraların] Dağıtılması
Yangın-zâde olan dört bin sekiz yüz nüfusun Allâh’ın rızasını almak üzere gönderilen yardımların [paraların] düzgün, âdilane dağıtılması içün yerel idare tarafından itibarlı Müslüman ve Hıristiyanlardan ibaret bir komisyon aracılığıyla günde iki bin kıyye15 [2569 kg.] nân-ı aziz (ekmek) ile nüfusu sayısınca da pirinç ve bulgur ev sâire verilmekte olduğu çevre vilayet ve kazalardan dahi sekiz bin kıyye [10.256 kg.] ekmek ve altı bin kıyye [7.692 kg.] un ve sekiz yüz seksen kıyye [1.117 kg.] pirinç ve iki yüz doksan yedi kıyye [380 kg.] peynir ve zeytin gelerek bunların güzel bir şekilde ve âdilâne olarak dağıtılmasına padişahın fermanıyla (buyruğuyla) gönderilecek olan yüz bin kuruştan şimdiye kadar yedi bin iki yüz otuz beş kuruş masraf vuku bularak, bunun da yangın-zedelere büyük bir titizlikle dağıtılması tarafımızdan yapılmıştır.
5. Açıkta kalanların perişani ve sefaletten vefâya ve hüsn-i iskânları
Karahisar’a vardığımızda yangın-zedelerin derhal medreselere ve hanlara nakil ve yerleşmelerine, süratle çadırlarda, mezarlık aralarında, vagonlar içinde sefalet ve perişan bir halde bir fert bırakılmayarak tamamı padişahın tahta çıkmasından bir gün evvel yukarıda belirtilen binalara yerleştirilmiş, yangın-zedelerin ikâmet ettikleri evler ve medreseler art arda dolaşılarak ve yerleşme tarzının sağlığı korumaya uygun olmasına itina ile beraber hastalarının muayene ve tedavileri için belediye doktoru dahi gezdirilerek bin yirmi hanelik İslâm-Hıristiyan, dört bin sekiz yüz nüfusu yangın-zedenin tamamına merhametle sahip çıkılmış ve padişahın vekili de binalar altına alınmıştır. (Devamı Yarın)

15  Kıyye: Dört yüz dirhemlik bir ağırlık birimidir. 400 dirhem=1 okka=1282 gramdır. 1 dirhem yaklaşık 3 grama tekabül etmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi