AFYONKARAHİSAR’DA EĞİTİMİN TARİHİ-5

AFYONKARAHİSAR’DA EĞİTİMİN TARİHİ-5

(Yazının Devamı)
İbtidai mekteplerin masrafları, öğretmen maaşları halk veya vakıflar tarafından karşılanmasına karşılık, rüştiyelerin maaş ve masrafları Maarif Nezâreti’nden karşılanırdı. Rüştiyelerde Kur’ân, Tecvit, Din dersleri, Türkçe, Arapça, Farsça, Hesap, Hendese, Coğrafya, Tarih, Malûmât-ı nâfi’a, Hüsnühat, Resim; son sınıfta da Fransızca dersleri okutulurdu. Kız rüştiyelerinde ise bu derslerden başka İdâre-i beytiye, Ahlâk, Hıfzıssıhha, El hünerleri dersleri okutulmaktaydı36.
e. İdadiler
1869 Maarif-i Umûmiye Nizamnâmesi ile, bin haneli her kasabada rüşdiyelerin üstünde, sultanilerin altında, eğitim süresi üç yıllık bir orta eğitim kurumu olarak idadi mekteplerin açılması öngörülmesine rağmen malî imkansızlıklar sebebiyle kurulamamıştır. Ancak 1302/M.1885 yılında da birçok ilde idadi açılabilmiştir. Taşra idadileri de malî imkânsızlıklardan dolayı beş ve yedi yıllık olmak üzere ikiye ayrılmıştır. 1895 yılından sonra hükümet idadilerde, fakir öğrencilerin leylî (yatılı) olarak eğitim görmelerini istemiştir. Bu okulların programında “Türkçe kitâbet ve inşâ, Fransızca, Kavânîn-i Osmânîye (Osmanlı kanunları), Mantık, İlm-i servet-i milel (İktisat), Coğrafya, Tarih-i umûmî, İlm-i mevâlid, Cebir, Hesap ve Defter tutma, Hendese ve İlm-i mesâha, Hikmet-i tabiyye, Kimya ve Resim” dersleri bulunmakta idi37. İdadiler iki devreli olup biri leyli (yedi yıllık), diğeri nihari (beş yıllık) idi. Vilayetlerde bulunan idadiler yedi, sancaklarda bulunan idadiler ise beş sınıf üzerine düzenlenmişti38. Rüştiyelerin idadiye dönüştürülmesiyle, Afyonkarahisar Rüşdiyesi 31 Ağustos 1895 yılında beş yıllık İdadi’ye çevrilmiştir
f. Sultaniler
Türk eğitim tarihi içerisinde yer alan Sultaniler, ortaöğretim kurumunun en yükseği olarak görülmektedir. Sultani ismi ilk olarak, 1868’de açılan ortöğretim düzeyindeki bir okula ad olarak verilmiştir. 1869 Nizamnamesi’nde, vilayet merkezlerinde sultanilerin açılması öngörülmüştür. 1914 yılında yedi yıllık idadilerin hepsi sultani haline çevrilmiştir39. Afyonkarahisar İdadisi, 1921-1922 öğretim yılında 9 sınıflı Sultânî’ye dönüştürülmüştür.
g. Dârü’l-muâlliminler
1846’da Mekatib-i Umûmiye Nezâreti’nin kurulmasıyle mekteplerin ıslahı ve buralarda görev alacak muallimlerin yetiştirilmesi ele alınmış, 1848’de İstanbul’da, medrese dışında ve yeni tarzda öğretmen yetiştiren eğitim kuruluşu olarak bir Dârü’l-Muâllimîn açılmıştır. Çeşitli aşamalardan sonra 1874’te “İstanbul Dârü’l-Muâllimini” ismiyle sıbyan, rüşdiye ve idadî şubelerini ihtiva eden bir okul açılmıştır. Bunlardan sıbyan şubesi iki, rüşdiye ve idadî şubeleri üç yıllıktır40. Özellikle vilayet Dârü’l-Muâllimin mekteplerinde okuyan öğrencilerin köylerden alınarak birkaç yıl okuması, öğrencinin maddi imkânsızlıkları bu okullara arzu edilen ilginin gösterilmesine engel olmuştur41
Yüksek askeri uzmanlık okullarının öğrenci ihtiyacını karşılamak amacıyla rüştiyeler; bu okulların öğretmen ihtiyacını karşılamak için de 18 Mart 1848’de Darül Muallimin açılmıştır. 1868’de ise yeni bir eğitim kurumu olarak Darül Muallimin-i Sıbyan açılmışsa da taşraya yayılmamıştır. Ancak İstanbul’da birer tane bulunmaktadır. Bu okulların çoğalması ve diğer vilayetlerde açılması Abdülhamit döneminde gerçekleşmiştir42.
h. Azınlık-Gayr-ı Müslim Okulları
Osmanlı tebaasında bulunan azınlıklar, 1856 tarihli Islahat Fermanının getirdiği hükme göre cemaat olarak okullar açma ve geliştirme izni aldılar. 1869 tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesi’nde ise, Türk olsun olmasın Osmanlı tebaasının ve yabancıların özel okul açmaları konusunda düzenlemeler yapılmıştır43. Bu tarihte İmparatorlukta 392 adet Protestan Ermeni, İngiliz ve Amerikan okulu bulunmaktadır. Okullar ise İmparatorluğun hemen hemen her vilayetinde, Anadolu’nun en ücra yerlerinde, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yayılmıştır. Merkezi New York’ta bulunan Amerikan Board Misyoner örgütü, bu okulların hemen hepsinin kuruluşunda öncülük ederek pek çok para yardımında bulunmuştur. Bazı okullar da yine Amerikan Board’ın desteği ile Ermeni cemaatinin maddi imkânlarıyla kurulmuştur. 1876 tarihli Kanun-ı Esasî, 15. maddesinde yer alan “emr-i tedris serbesttir” hükmüyle bu dönemde özel okulların tamamında çok büyük gelişmeler olmuşsa da azınlık ve yabancı okulları rahatça zararlı eylemlerini icra etmişlerdir44. (Devamı Var)

 

KAYNAK
36 Atuf, age., II. s. 12.
37 İhsanoğlu, agm, s. 319-320.
38 İsmail Hakkı (Uzunçarşılı), Karesi İdadi-Sultani-Lisesine Mahsus Salname, Balıkesir 1339-1342, s. 10.
39 Ergün, age., s. 25, 234.
40 İhsanoğlu, agm, s. 310-311.
41 Kodaman, age., İstanbul 1980, s. 236.
42 Koçer, Eğitim Sorunlarımız…, s. 72, 75.
43 Yahya Akyüz, Türk Eğitim Tarihi (Başlangıçtan 1982’ye), Ankara 1982, s. 118-119.
44 Akyüz, age,, s. 154-156.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi