AFYONKARAHİSAR VE ÇEVRESİNDE PROTESTAN MİSYONERLİK FAALİYETLERİ (1820-1922) – 9

AFYONKARAHİSAR VE ÇEVRESİNDE PROTESTAN MİSYONERLİK FAALİYETLERİ (1820-1922) – 9

Hasan Tahsin Günek 20 Eylül 2017 Çarşamba 13:34:39
 

(Dünden Devamı)
The Missionary Herald’ın 1893 Şubat ayı yayınında, Bay Bartlett’in ve kızının Burdur’daki evlerinin yakılması, Afyonkarahisar’a geldiklerinde diğer Ermeniler tarafından sürekli olarak kaldıkları yerlerin taşlanması ve kendilerine ağır vergiler uygulanmasından ve bunlara karşı dava açtıklarından bahsedilmektedir:
“Okuyucularımız Bay Bartlett’in ve kızının evlerinin Burdur’da yakılmasından kısa bir süre sonra Afyonkarahisar’daki deneyimlerinin hâlihazırda basılan raporlarını hatırlayacaktır. Mr. Bartlett, şimdi Burdur’daki evin yeniden inşası ve misyonerlik çalışmaları hakkında daha umutlu yazıyor. Fakat Afyonkarahisar’daki eziyet fırtınası en şiddetlisi” yazmaktadır. Şimdi konuyla ilgili olarak Bartlett’in yazdıklarına bakalım:
“Bay Bartlett İstanbul’dan yazıyor:
Birkaç aydır orada vaiz ve birkaç Protestan kardeşe karşı en acı ve sert şekilde muhalefet var. Bu muhalefet ve karşı çıkışlar çeşitli şekillerde kendini gösterdi: Ermeni arkadaşları tarafından kardeşlerine çok ağır ve tamamen haksız vergiler konuldu. Bu durum için başka hiçbir çare bulunmamaktadır. Çünkü hükümet her topluluğa askeri verginin dağılımını bırakmaktadır; Protestanların bir topluluk olarak resmi bir şekilde ayrılamamış olması ve Protestan oldukları için bu zulme maruz kaldıkları açıkça söylenir.
Muhalefet göstermenin bir başka yolu, ibadetlerini, sabbath’ı engellemeye çalışarak, ibadet yerindeki evi taşa tutarak, kiliseye gidip gelen toplulukları, toplanan erkeklerin bir grubunu, fıçılarla ve davullarla gürültü çıkararak rahatsız etmektir. İbadet barışının yıkıldığını, acımasız gençlerin hizmette bulunan vaizin yüzüne hakaret ettiğini söylemişlerdi” Kızım ve ben Ekim ayında oraya vardık ve yaklaşık üç hafta kaldık ve varlığımız azdı. İbadet ettiğimiz yer bir Sabbath neredeyse parçalanmıştı ve sonraki Sabbath, polis memurlarını çağırdım.
Papaz ve ailesinin kalması ve aynı zamanda ibadethane olarak kullanmak amacıyla kiralanmış olan evimiz aylardır gündüz ve akşam taşlanıyordu ve ön tarafta tel örgülerle korunan pencerelerde sağlam cam kalmamıştı. Arka tarafta bulunan pencereler korunmasız olduğu için buradaki odada güven içinde kalınamaz. Orada olduğum süre boyunca ev tekrar tekrar taşlanmıştı. Böylece çocukların amacına maruz kalan pencerelerin önüne otururken kendimizi güvende hissetmedik. Durumu mahalli yetkililere şikâyet ettik. Bir kaç kişiyi yakalayıp götürdüler. Bugün, vaizden evin taşlanmaya devam edildiğini ve halkın düşmanlığında bir azalma olmadığını belirten bir mektup aldım. Hükümet aracılığıyla ona karşı bir dava açıldı. Kamuya açık yerlerde Meryem Ana’nın ahlaka aykırı bir kadın olduğunu söylemekle suçlandı! Şahitler araştırıldı ve şahitler incelenene kadar vaiz serbest bırakıldı”25
“Sonuçta ne yapılması gerekecek? Paşa bana böyle bir davanın açıldığını bildirdi. Ancak buna izin vermemesi gerektiğini, çünkü bunun asılsız olduğunu söyledi. Vaiz, kendisi aleyhinde bir dilekçe dolaşmakta olduğunu yazmaktadır. Yaklaşık 200 kişi imza atarak onu Ermeni dinine el koymakla suçladı. Elbette ki iddiaları tamamen reddetti. Zaten böyle bir şey yapabileceğine inanmam için hiçbir sebebim yok. Bu koşullar altında çalışmanın ne kadar zor olduğunu hayal edebilirsiniz. Mevcut durum hiç iyiye gitmiyor. Buradaki Türk yetkililer, hem Burdur olayıyla olan bağlantım hem de Afyonkarahisar davasındaki lehte yaptığım şikâyetlerde benimle ilgili sabırları oldukça taşmış görünüyor. Son birkaç ayda hem benim için hem de benimle birlikte olan kızım için çok çalıştık. Şimdi Karahisar’a geri dönüp kışı burada geçirmekten başka yol görmüyorum ve sonuna kadar kalmaya devam edeceğim. Daha iyi bir ruh hakim olana kadar “26
16 Aralık 1893 tarihinde Afyonkarahisar’dan yazan Bay Bartlett, misyona ait binaları tahrip eden beş kişinin yakalanarak Aydın’da hapsedildiklerini, her birine hapistelerken İncil gönderdiğini, bunlardan birinin ilgi gösterdiğini, İzmir’deki yaz sıcaklarından dolayı en az üç ayı burada geçirmeyi düşündüklerini “Hapsin Tesiri” başlıklı yazıda değinmektedir:
“Aydın’a dokuz ay süreyle hapsedilen beş mahkûm yaz aylarında serbest bırakıldı. Evin yakılması hadisesinde, onlara karşı kanıtlanamayan hiçbir şey yok. İnsanlardan bir ders almış görünüyorlar. Hapishanedeyken her birine bir İncil gönderdim ve en azından bir tanesi bunu iyi bir şekilde kullanmış görünüyordu. En içten usulümle tanıştım ve toplantılarımıza büyük ilgi gösterdi ve hapse atılmasının £2oo’dan daha fazlaya mal olduğunu söyledi. İncil’i daha önce hiç tanımadığını belirtti. Değerini kavradığından dolayı İncil’i okumayı öğrendi. Zaman ilerledikçe yolumuza oldukça uzak bir mesafeden geldi. Öğrendiklerine dair büyük şükranlarını dile getirdi. O iyi yetenekli genç bir kişi. Çok geçmeden gerçek bir Hıristiyan olacağını umuyorum. Tazminat parasıyla inşa edilmiş olan bina, iki katlı güzel bir yapıdır. İzmir’deki sıcaklardan dolayı zorunlu olduğunda yazlarımızı geçirebilmek amacıyla benim için üç küçük oda hazırladık. Deniz seviyesinden 3.000 feet yüksekliğinde ve iyi insanlarla çalışanlara yardımcı olmak için çok şey yapabileceğimiz iyi bir yazlık merkezdir”27 (Devamı Yarın)

KAYNAKÇA:
25TheMissionaryHerald,Vol.LXXXIX,February, 1893,No.II,Page  68
26TheMissionaryHerald,Vol.LXXXIX,February, 1893,No.II,Page 69
27TheMissionaryHerald,Vol.XC,March, 1894,No.III,Page  119

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi