AFYONKARAHİSAR VE ÇEVRESİNDE PROTESTAN MİSYONERLİK FAALİYETLERİ (1820-1922) – 13

AFYONKARAHİSAR VE ÇEVRESİNDE PROTESTAN MİSYONERLİK FAALİYETLERİ (1820-1922) – 13

Hasan Tahsin Günek 25 Eylül 2017 Pazartesi 13:31:59
 

(Dünden Devamı)
Aralık 1902 tarihli yayınlanan sayıda James McNaughton, büyük Afyonkarahisar yangınından şu şekilde bahsetmiştir: 27 Ağustos 1902 tarihinde bir ermeni ailenin evinde başlayan ve şehrin büyük bir bölümünü etkileyen yangın felaketine değinen McNaughton, 300 Türk ve 1000 Hıristiyan evinin yangından etkilendiğini, yangından etkilenenlerin hanlara ve büyük binalara sığındıklarını belirtmektedir. Bu arada yaşanan sağlık sorunlarına da değinen McNaughton sağlık şartlarında bir iyileşme olmazsa salgın hastalık ihtimalinin bulunduğundan söz etmektedir. McNaughton’un raporuna göre, şehirde görevli bir doktor bulunmakta ve o da yaşanan yoğunluktan dolayı birçok vakaya yetişememekten dert yanmaktadır. McNaughton yayınlanan raporuna bir de Afyonkarahisar fotoğrafı eklemiş ve bu fotoğrafta yangından etkilenen bölgeyi beyaz bir çizgi halinde bu fotoğrafta işaretlemek suretiyle göstermiştir. The Missionary Herald’da şunlar yazmaktadır:
“Fotoğraf kale kemerini ve İzmir’in uç istasyonlarından Afyonkarahisar’ın bir bölümünü göstermektedir. Yangından kaynaklanan felaket, McNaughton’un sonraki mektubunda açıklanmaktadır. Şehrin yaklaşık yirmi beş bin kişilik bir nüfusu var ve İzmir’in yaklaşık yüz yirmi beş mil doğusundadır. Şehrin, evangelik çalışmalar için umut verici bir görünümü var. Ancak bu felaket çok zorlayıcı, acil yardım için ve acı çekenlerin mevcut ihtiyaçlarını karşılamak için güçlü bir talep var. En büyük ihtiyaç, evler içindir”37
“On ya da on iki aileyi barındırabilen ve bir ya da iki yıl barınılacak olan bir binanın kurulması için nominal bir kira ile yardım etmek ve kriz geçtiğinde de bu binalar, misyonerlik çalışmaları için kullanılabilir”38

McNaughton tarafından beyaz çizgi ile işaretlenen ve 1902 Afyonkarahisar yangınından etkilenen yerleri gösteren fotoğraf.

 

Afyonkarahisar şehrinin 1902 yangınından etkilenen bölümlerinden bir görünüm

 

Bay McNaughton ilerleyen sayfalarda Büyük Afyonkarahisar yangınına ilişkin olarak sonraki günlerde şu satırları kaleme alarak misyon merkezine gönderiyordu:
“İzmir’den Bay McNaughton, Afyonkarahisar’daki istasyonumuzda daha önce yaşanan acı bir felakete dikkat çekiyor. Mektubu burada verilir ve bir önceki sayfada kentin ve kayanın bir resmini bulacaksınız”39
Meydana gelen yangın felaketinden kaynaklanan barınma meselelerinden dolayı insanların ehemmiyet verdikleri en basit mahremiyet imkânlarının bile sağlanmasında güçlüklerle karşılaşıldığını ve insanların gayet kalabalık ortamlarda barınmak zorunda olduklarını belirtmektedir. McNaughton, 4 Eylül’de şunları yazdı:
“Burada meydana gelen en yıkıcı yangınlardan biri, şehrin yerleşim bölgesinin büyük bir kısmını tahrip etti. Yangın bir hizmetkârın lambasından çıktı. Geçtiğimiz çarşamba akşamı başlayarak, Otuz saatten fazla sürüyor ve birçok yerde hala yanıyor. Hıristiyan nüfus neredeyse umutsuz durumdadır. 1.000 Hıristiyan evden sadece 200 kadarı ayakta kalıyor. Neyse ki iki büyük kiliseden daha büyük olanı ve toplum okulu kurtuldu. Sadece 300 Türk evi tahrip oldu. Türk nüfusu büyük olduğu için bu aileler ciddi bir şekilde acı çekmeyecek “dedi. Hıristiyan nüfusu büyük sıkıntılar yaşıyor. Büyük ölçüde şehirdeki hanlara ve binalara sığındılar. Dışarıda sadece barınmanın ötesinde, sağlıksız koşullarda yaşayanlar var. Oryantal duyguların en güçlü olanlarından biri olan cinsiyet ayrımı fikrini bile ihlal etmekle kalmayıp, günümüz koşullarındaki en basit sıradan mahremiyet ve genel ahlak koşullarına bile neredeyse sahip olmak imkânsızdır. Bütün aileler o kadar küçük odalarda barındırılıyor ki, her insan için gece olduğunda, yorgun bedenini yatıp dinlendirebileceği bir yer bulmak büyük bir meseledir.
‘Böylece yığılmış ve bir araya getirilmiş bu kitlelerin sağlıklı kalmaları beklenemez. Bu durumda yakında bazı salgın hastalıklar patlayacak. Şehirdeki 25.000 kişinin tek doktoru, durumu boşuna protesto edip tepki gösterdi. Muhtemelen inşaat işlemleri başlamadan aylarca bu yaşananlar devam edecek. Bu ülkede her şey büyük tartışmalara sebeptir. Hükümet, şehrin yanmış olan bölümünün yeniden canlandırılması gerektiğini düşünmektedir. Ancak, 800 ev yerine, muhtemelen 450 veya 500 ev inşa edilecek ve şehir sınırı, mevcut varlıklarını teslim etmek zorunda olanların ihtiyacını karşılamak için genişletildi. Fakat evlerin aralarındaki boşluk daha fazladır. Bu şehirde hükümet büyük bir bilgelik gösteriyor” Kentin Hıristiyan bölümü, yaklaşık 700 feet yükselen, eski bir kale ile taçlandırılmış geniş bir kaya ile çeşitli tepeler arasında uzanmaktadır. Bu dar vadinin her iki yakası da Türk mahalleleridir. Böylece Hıristiyanlar, konutlarını yalnızca büyük bir yangın için hazırlanan şekilde bir araya getirerek artırabilirler. Hâlihazırda bina işlemleri mümkün olsa bile, azınlıklar kurabilirdi. Çoğunluğun sahip olduğu her şey, kurtarabildikleri birkaç şey dışında yanan evlerini terk ederken tahrip oldu. Gıda az miktarlarda hükümet tarafından birkaç bin kişiye sağlanıyor. Bu muhtemelen çok uzun sürmeyecek. Yoksul ve kalabalık insanlar için sonbahar ve kışın yaklaşması ciddi bir sorundur. “Lütfen üzücü durumlarını, bu zavallı mağdurlar için bir şey yapılabileceği umuduyla, Amerikan halkının önüne getirin”40
(Devamı Yarın)

 

KAYNAKÇA:
37TheMissionaryHerald,Vol.XCVIII,December, 1902,No.XII,Page  504
38TheMissionaryHerald,Vol.XCVIII,December, 1902,No.XII,Page 505
39TheMissionaryHerald,Vol.XCVIII,December, 1902,No.XII,Page 523
40TheMissionaryHerald,Vol.XCVIII,December,1902,No.XII,Page  524

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi