- Haberler
- Hayatın İçinden
- Afyon'un İkinci Kadın Milletvekili'nin Dalgalı Hayatı
Afyon'un İkinci Kadın Milletvekili'nin Dalgalı Hayatı
Afyonkarahisar'ın ilk kadın milletvekili Mebrure Gönenç… Peki ikinci kadın milletvekili kim? Hızlı gelen başarıyla partisinin Genel Merkezi''ne bile kafa tutan ancak özel yaşamındaki dalgalanmalar ve hakkındaki iddialar sonucu aynı hızla kaybolan bir siyasetçinin hayatından bir özet sunacağız sizlere…
Afyonkarahisar’ın ilk kadın milletvekili Merhum Mebrure Gönenç’in yaşam hikayesini, www.kocatepegazetesi.com’da okudunuz. Mebrure Göneç’ten yıllar sonra 2002 seçimlerinde, Afyonkarahisar’dan bir kadın milletvekili daha seçildi. Bu milletvekilinin ismi Reyhan Balandı idi…
GAZETECİLİK KARİYERİ BAŞLADI
Gelin; hikâyeyi en başından alalım: Reyhan Balandı, Afyonkarahisar'da yaşayan kendi hâlinde bir ev hanımı idi. O dönem Afyonkarahisar’da sayıları 20’leri bulan yerel gazetelere gidip gelir; sohbet ederdi. Zaman zaman da yerel gazetelerde köşe yazıları ile görüşlerini aktarırdı. Reyhan Balandı, yerel gazetelere gele gide ilişkilerini geliştirdi. Köşe yazarlığı, muhabirlik derken bir gazetenin önce genel yayın yönetmenliğine yükseldi, ardından da aynı gazetenin sahibi oldu. Bu sahipliğin temsili olduğuyla ilgili iddialar da zaman zaman gündeme gelmişti.
MİLLİ GÖRÜŞ’TE AYRILIK
Zaman böyle akarken Milli Görüş çizgisindeki partilerde de hareketlenmeler yaşanıyordu. “Gelenekçiler” ve “Yenilikçiler” şeklinde nitelenen iki grup, Prof. Dr. Necmettin Erbakan liderliğindeki Milli Görüş’ün rotasını belirlemek amacıyla mücadeleye girmişti. 28 Şubat 1997 kararlarının mağduru Milli Görüş Hareketi, sürecin sonunda farklı partilerde temsil edilmeye başlandı.
AK PARTİ İKTİDARA YÜRÜYOR
Milli Görüş'teki “Yenilikçiler”, hem de Afyonkarahisar’da Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurmuştu. “AK Parti” olarak anılan parti, bir Milli Görüş tabanı ile merkez sağ duyarlılığı olan seçmeni birleştirme yolunda ilerliyordu. 2001’de kurulan parti, 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi hayli iddialı hâle gelmişti.
SOHBETTİ, GERÇEK OLDU
Tam bu sırada AK Parti’nin Afyonkarahisar’da tanıtım toplantısı düzenlendi. Hıdırlık'taki Belediye sosyal tesislerinde düzenlenen AK Parti'nin Tanıtım toplantısında gazeteci Reyhan Balandı ile dönemin AK Partili yöneticileri arasında “milletvekilliği adaylığı” sohbeti geçmişti. Dönemin AK Partili yöneticisi Halil Ürün, “AK Parti'den herkes aday olabilir, hatta Reyhan hanım siz bile olabilirsiniz” diyerek, AK Parti'nin sadece Milli Görüş'ü değil, tüm kesimleri kucaklamaya çalıştığını izah etmeye çalışmıştı. Balandı bu sözlerin ardından “O zaman aday olayım” teklifinde bulunurken, AK Parti yöneticileri Balandı'nın adaylık niyetini teşvik etmişlerdi. Herkes bunun genel geçer bir durum olduğunu zannetse de Reyhan Balandı birkaç gün sonra AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı’na “milletvekilliği” için aday adaylığı başvurusunu yapmıştı. Aynı dönemde siyasetin yükselen yıldızı AK Parti'de yaklaşık 40 milletvekili aday adayı bulunuyordu.
BALANDI’NIN HAYATINA GİREN KİŞİ
Bahsettiğimiz bu dönemde yerel gazeteci Reyhan Balandı'nın yanında hep bir isim vardı ve dikkat çekiyordu. Dışardan geldiği Afyonkarahisar'da seyyar köfte satıcılığından, esnaflığa kadar bir çok işte ekmeğinin derdinde olan “Ali Seydi Yanardağ" da yerel gazetelerde köşe yazarlığı ili ismini duyurmaşa başlamıştı. Balandı ile Yanardağ arasındaki birliktelik aynı gazetinin çatısı altında gelişmeye başladı. Yerel gazetelerde köşe yazısı yazarak kendine has bir kitleye ulaşan Ali Seydi Yanardağ (ya da daha sonra öğrenilen gerçek ismiyle Ali Yücel Akarcalı) ile Balandı'nın yolları Görüntü Gazetesi'nde kesişti. Yanardağ ile Balandı, aynı gazetede birlikte çalıştı.
VEKİL SAYILARINDA ÜSTÜNLÜK
AK Parti Afyonkarahisar'ın 7 milletvekilliği için belirlediği aday sıralamasında 6. sıraya başı açık, modern görünümlü, Afyonkarahisarlı kadın gazeteci Reyhan Balandı'yı koydu. Listenin üst sıralarında AK Parti'nin kurmay ekibi, yer alırken, listenin sonunda Reyhan Balandı'nın bulunması o dönemde “vitrin süsü” nitelemelerine neden olmuştu. 3 Kasım 2002 seçimlerinde, Türkiye’nin uzun süredir görmeye alışık olmadığı bir tablo ile karşılaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sadece AK Parti ile Cumhuriyet Halk Partisi girebilmiş; AK Parti tek başına iktidarı sağlayacak milletvekili sayısına ulaşmıştı. Bu keskin galibiyet, Anadolu’daki hemen hemen tüm illerde olduğu gibi Afyonkarahisar’da da milletvekili sayılarına yansıdı.
6’NCI SIRADAN MİLLETVEKİLİ
2002 seçimlerinde Ankara’ya 7 milletvekili gönderen Afyonkarahisar’da, 6 milletvekili AK Parti’den seçilmişti. Reyhan Balandı da milletvekili listesinin 6’ncı sırasındaydı… Böylece Balandı, Merhum Mebrure Gönenç’ten sonra Afyon’un ikinci kadın milletvekili olmayı başarmıştı.
SAVCI MI, MİT MENSUBU MU?
Reyhan Balandı’nın seçim başarısı, aslında “sonun başlangıcı” olmuştu. Balandı Milletvekili danışmanı olarak Ali Seydi Yanardağ’ı (Ali Yücel Akarcalı’yı) göreve atamıştı. Aynı dönemde Ali Seydi Yanardağ ya da gerçek ismiyle Ali Yücel Akarcalı'nın bilinmeyen geçmişi, ilişkileri gündemde tartışılır hale gelmişti. Hatta Ali Yücel Akarcalı’nın kendisini 1980 İhtilali’nden sonra görevden uzaklaştırılmış bir savcı, ardından da Milli İstihbarat Teşkilatı mensubu olarak tanıttığı da iddia edilmişti.
İL BAŞKANLIĞI İLE GERGİNLİK
Balandı, 3 Kasım 2002’den 30 Aralık 2004’e kadar AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili olarak görev yaptı. Bu süreçte AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı olan Av. Burhanettin Çoban ile sonu gelmeyen tartışmalar yaşadı; bu gerginlik Genel Merkez’e kadar yansıdı. Hatta Balandı konuyu adeta rest çekerek “Ya ben, ya İl Başkanı” raddesine getirdi. Reyhan Balandı açıklamalarında, kendisinin merkez sağa yakın, modern bir kadın olduğunu; mevcut il yönetiminin ise Milli Görüş kalıplarını kıramadığını, hatta kendisi hakkında dedikodular çıkardığını ifade ediyordu. Balandı’nın AK Parti’deyken “Altın Tabanca” ödüllü Meclis Atıcılık Turnuvası’na katıldığı haberleri yayınlandığını da ekleyelim.
YENİ PARTİSİNDE DE TARTIŞMA
En sonunda Reyhan Balandı, kendisini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıyan AK Parti’den istifa etti. Balandı, 2005’in Şubatı’na kadar bağımsız kaldıktan sonra Mehmet Ağar’ın Genel Başkan olduğu Doğru Yol Partisi’ne katıldı. Balandı, DYP’ye katıldığı ilk ayda Afyonkarahisar'daki İstişare Toplantısı’na danışmanı Ali Yücel Akarcalı ile birlikte katılmak istedi. Ancak Afyonkarahisar'daki DYP'lilerin “sadece milletvekili girebilir” ikazı üzerine Balandı, o dönem DYP Afyonkarahisar İl Başkanı Gültekin Uysal ile tartıştı, bu tartışma da büyük bir olay haline geldi. Balandı'nın şikayetçi olması üzerine DYP'nin Afyonkarahisar'daki toplantısı karakolda bitti ve İl Başkanı ile DYP il yöneticileri karakolda ifade vermek zorunda kaldılar.
BALANDI’NIN SON DURAĞI ANAP
Balandı’nın DYP macerası da DYP Genel Kongresi’nde beklediği Parti Yöneticiliği gelmeyince sona erdi. DYP’ye katılan diğer milletvekilleri ile birlikte Mehmet Ağar’ı eleştirdikten sonra Erkan Mumcu’nun Genel Başkanı olduğu Anavatan Partisi’ne geçen Reyhan Balandı, ANAP’a geçtikten sonra eşi Ali Balandı ile boşandı.
BALANDI HAKKINDA İDDİALAR, İDDİALAR…
Ancak çalkantılı hayat, burada bitmedi. Balandı’nın danışmanı Ali Yücel Akarcalı, Balandı’yı “Birlikte çekilen mayolu fotoğrafların servis edilmesi” ile tehdit etti. Balandı ile Akarcalı arasındaki tartışmalar, tehditler ve diyaloglar yaygın basında uzunca süre yer buldu. Hatta bu fotoğraflar, bir süre sonra da yaygın basın kuruluşlarında yayımlandı. Balandı Akarcalı'yı kendi apartman dairesini basmakla suçlarken, Ali Yücel Akarcalı ise Balandı’nın ekibi tarafından dövdürüldüğü iddiaları yaygın basını sürekli meşgul etti.
HIRS VE KİBİR, SONU OLDU
Ev hanımlığından gazeteciliğe, gazetecilikten milletvekilliğine uzanan elde edilen başarının hazmedilememesi, Reyhan Balandı’nın siyasi kariyerinin sona ermesine neden oldu. Türkiye’nin önde gelen kadın liderleri arasında olabilecek bir siyasetçi, gündelik tartışmalar, hırs, para ve kibir yüzünden Afyonkarahisar'dan da ayrıldıktan sonra gündemden kayboldu gitti…