“AF”lı günler yakın

“AF”lı günler yakın

Ülke gündemini yine “af” tartışmaları kapladı. Bir yanda suçlulara yönelik “genel af” tartışması, diğer yanda esnaf, çiftçi ve işverene yönelik prim affı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “genel af” içerikli açıklamalarının ardından AK Parti ve MHP cephesinden sert tepkiler yükseldi. Genel af olursa İmralı’daki teröristin de bundan faydalanabileceğine dikkat çekilerek tehlikeye işaret edildi. Bu tepkiler toplamdan da destek buldu. Neticede CHP lideri Kılıçdaroğlu genel af talebinin İmralı’daki teröristi kapsamadığını açıkladı ama, bu tartışma daha süreceğe benziyor.
Öte yanda ise binlerce esnaf, çiftçi ve işverenin me-rakla beklediği prim affı için ilk adım atıldı.
Başbakan Erdoğan, esnafın prim affı talebine ilişkin olarak TESK’in iftarında “Bu zamana kadar hiçbir meseleye olumsuz yaklaşımımız olmadı. Bir an önce esnaf ve sanatkârın sıkıntısını aşacak yeni bir ödeme planı ile bunları çözmüş olalım.” ifadelerini kullanmıştı. Meclis’in açılmasının ardından yeni prim affının yasalaşması bekleniyor. En son 2008’de çıkarılan ve son af olacağı ilan edilen prim affında 24 milyar TL’lik alacak yapılandırılmıştı. Ancak affın hemen arkasından gelen ekonomik kriz sonucu SGK’nın tahsilatı 9 milyar lirada kaldı. Prim affına başvuran 250 bin esnafın yapılandırması, kriz yüzünden bozulmuştu. Ancak prim afları, ‘nasıl olsa bir kez daha çıkar’ beklentisine yol açtığı için düzenli prim ödeme alışkanlığına darbe indiriyor.
Prim affına konu olacak rakamlar konunun uzmanları tarafından değerlendiriliyor.
Affın kabul edilmesi halinde 46 milyar TL’yi bulan Bağ-Kur ve SSK prim borçlarına yeniden yapılandırma imkânı tanınacak. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) verilerine göre 3 milyon 278 bin esnaf ve çiftçiden 2 milyon 133 bininin prim borcu var. Borçsuz sayısı 1 milyon 144 bin. Bağ-Kur’luların 620 bini hiç prim ödememişlerden oluşuyor. Buna göre her üç Bağ-Kur’ludan ikisi borçlu. Kurumun bu kişilerden alacağı 19,4 milyar lirayı buluyor. SSK’nın işverenden alacağı ise 26,4 milyar TL. Buna göre muhtemel prim affıyla 45,8 milyar liralık borca yeniden yapılandırma imkânı getiriliyor.
SGK’nın prim tahsilatında yaşadığı sıkıntı, özellikle Bağ-Kur’da kronik bir problem haline gelmiş durumda. 3 milyon 278 bin Bağ-Kur’ludan 2 mil-yon 223 bini esnaf, 1 milyon 54 bini ise çiftçi. Prim borcunun düzenli ödenmemesi, hem esnaf hem çiftçi arasında yaygın. Borcunu hiç ödemeyenlerin büyük bölümü esnaftan oluşuyor. 2 milyon 133 bin borçludan 843 bininin borcu 2 bin TL’nin altında. Buna göre prim affı, çok sayıda kişinin borcunu tasfiye etmesine imkân tanıyacak. 10 bin TL üzerinde borcu bulunan esnaf sayısı ise 500 bin kişi civarında. SGK’nın tahsilat yapamadığı kronik grubu bu kişiler oluşturuyor. Borçları yüksek olduğu için ödenmesi de mümkün olmuyor. Ancak faiz işlediği için de borç her geçen gün artıyor. Prim afları, borcun faizinin de bir miktar silinmesini sağlıyor. Önceki afta, borç faizinin yüzde 85’i silinmişti.
SGK’nın prim alacaklarının büyük bölümü ise işverenlerden. Bu gruptaki 26 milyarlık alacağın 20 milyar lirası özel sektördeki firmalardan, 6 milyarı TL’si ise kamu kurumlarından oluşuyor. Prim borcu bulunan kamu kurumları arasında 5,8 milyar TL ile belediyeler başı çekiyor. Bunu 724 milyon lira ile KİT’ler takip ediyor.
Prim afları en çok, yaşı gelmesine rağmen borçları olduğu için emekli olamayanlara yarıyor. Bu durumdaki Bağ-Kur’lu esnaf ve çiftçi, banka kredisi kullanarak emekli olabiliyor. Böylece maaşlarının bir kısım banka kredisine giderken hem bir miktar emekli maaşına hem de sağlık güvencesine kavuşuyorlar. Son prim affında bu durumdaki 75 bin 467 kişi, aftan yararlanıp banka kredisi kullanarak emekli olmuştu. Bu kişilere en düşük 533 TL maaş bağlandı.
Öte yandan bugüne kadar çıkarılan prim afları, istenen sonucu vermedi. Her afta, tahsilat, hedefin çok gerisinde kaldı. Son prim affı hariç tutulduğunda bugüne kadar çıkarılan aflarda tahsilat ancak yüzde 10’a ulaşabildi.
Kamuoyunda “Rahşan affı” olarak bilinen genel affın açtığı yaralar henüz tazeliğini korurken yeniden genel af istemek ne kadar akla yatkın, tartışılır. Öte yandan bugüne kadar 17 kez çıkartılan pirim affının ardından tahsilatlarda istenen düzey bir türlü tutturulamamışken “18. kez prim affı demek” hangi derde çare olacak, o da tartışılır. Çıkartılan her afta primini günü gününe yatıran insanlar bir kez daha “enayi” yerine konulmuyor mu?
Her iki af konusunda da “Kıldan ince, kılıçtan keskin” denilebilecek olan sınırların iyi tayin edilmesi gerekiyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi