3. HÜKÜMET KONAĞI YIKILIRKEN… (GARİP BİR TESADÜF)

3. HÜKÜMET KONAĞI YIKILIRKEN… (GARİP BİR TESADÜF)

Hasan Özpunar 19 Ocak 2015 Pazartesi 02:00:00
  15 Ocak 2015 sabahı Anıtpark civarından geçenler bir iş makinasının periyodik bir şekilde çıkardığı gürültüler eşliğinde hükümet konağının yıkılmaya başlandığını gördüler.
2010 yılında Belediye Emek Binalarının yıkımıyla başlayan ve 5 yıldır gerçekleştirilmeyi bekleyen “Kent Meydanı” projesinde bir eşik daha böylece aşıldı.

Yazımızın başlığı 3. Hükümet Konağı Yıkılırken. Pek çok okuyucumuzun “2’sini biliyoruz da 3.sü neredeydi?’’ dediklerini duyar gibiyim.

İlk Hükümet Konağı’ndan önce alt başlık olarak verdiğimiz “ Garip Bir Tesadüf” veya tevafuk, ne derseniz deyin bahsetmeden geçmeyelim.

Garip bir tesadüf dedik zira şu anda yıkılan Hükümet Konağı’ndan önceki o görkemli, taş yapı konağımız da bundan tam 41 yıl önce yine bir kış günü 11 Ocak 1974 tarihinde yıkılmaya başlanmıştı. Yapımı yılan hikayesine dönen ve neredeyse 20 yıl inşaatı süren 3. Hükümet Konağımızın akıbeti de tıpkı kendinden önceki binanın akıbeti gibi oldu. 2. hükümet konağından 41 yıl sonra aynı günlerde yıkılmak.
Yıkım ekiplerinin zannetmiyorum ki bu ilginç yıldönümünden haberi olsun.

Bu ayrıntıya dikkat çektikten sonra geçelim Afyonkarahisar’in ilk hükümet konağına.
Afyonkarahisar antik çağlardan bu yana kavşak noktasında olmasına rağmen şehre demiryolunun ulaştığı 1895 yılına kadar adeta Anadolu’nun ortasında unutulmuş bir kasaba görünümündedir. Yaklaşık 20.000 civarındaki merkez nüfusu ile Hüdavendigar Vilayeti’ne (Bursa) bağlı bir sancak olan olan Karahisar-ı Sahip’in talihi 1895 yılı Kasım ayında İstanbul Demiryolu Hattı’nın açılması ile değişir. Karayolu ile günlerce, haftalarca süren mesafeler artık kısalmış, saatlerle ölçülür olmuştur.

İstanbul’la sağlanan bu ulaşım kolaylığının üzerinden fazla bir zaman geçmeden 1897 yılında bu kez İzmir demiryolu hattı tamamlanarak hizmete girer.

Her iki hattaki istasyon binaları ve eklentileri her ne kadar yapıldığı dönemde özel teşebbüs eseri olsa da dönemin mimarisini yansıtan ender örneklerdendir.

Demiryolunun farklı şehirleri birbirine bağlaması insanlardaki merakı da tetiklemiş ve artık daha fazla seyyah yollara koyulur olmuştur. Gezme imkanı bulamayanlar için ise basın bu tanıtma görevini yerine getirmeye çalışmıştır.
Osmanlı matbuat hayatının önemli isimlerinden Servet-i Fünun Dergisi de insanlardaki bu merakı gidermek gerek Osmanlı, gerek dünya coğrafyasını tanıtmak gayesiyle her sayısında farklı şehirlere dair izlenimler içeren yazılara yer vermiştir.

İşte Afyonkarahisar’daki ilk hükümet konağının ipucu da derginin 2 Kasım 1896 tarihli sayısında şehrimizi tanıtan yazarın cümlelerinde gizlidir.

Mevkîfden (istasyondan) şehir dahiline kadar güzel bir şosenin inşaatı devam eyliyor idi. Pazar meydanına nâzır, Dâire-i Hükûmet’e geldik. Karahisâr Hükûmet Dâiresi şimdiye kadar gördüklerimize nisbetle hakîkaten bir harabe halinde idi. Hele gâyet yüksek ve kapalı tavanına, o garip taksîmâtına bir türlü akıl erdiremedim.
Oturduğumuz odanın penceresinden cesîm, kârgîr bir binanın inşaatı seyr olunuyor idi. Bunun hapishane olduğunu anlayınca civarda emsali nâ meşhûd [görülmemiş] olmasından dolayı muvaffâkiyet-i vâkıâ-yı şâyân-ı tebrîk gördük ve Dâire-i Hükûmetin dahi bir tahavvüle uğraması temenniyâtını tekrarladık. [Yazar, yeni yapılan hapishane binasının gayet muntazam yapıldığını fakat Hükümet Binasının da değişikliğe ihtiyacı olduğunu düşünüyor]1

Yazarın Pazar meydanına nazır yüksek ve kapalı tavanlı, garip taksimatlı diye bahsettiği bina şehrimizin bilinen ilk Hükümet Dairesi’dir.

Eski fotoğrafları incelerken yazar gibi bize de garip gelen bu binanın fotoğrafını sütunlarımızda ilk kez yayınlıyoruz. İşte Afyonkarahisar tarihinde ilk Hükümet Konağı.

Yazarın taksimatını ve yapısını pek beğenmediği ve yeni yapılan hapishane binası ile İstasyon Caddesi inşaatını gösterip değişikliğe ihtiyacı olduğunu belirttiği Hükümet Dairesi yetkililerin çabasıyla 1898-1899 yıllarında yıkılarak yerine yeni bir hükümet konağı inşasına başlanır. 1901 yılında hizmete giren bu binanın müteahhidi sonraki yıllarda mutasarrıflık yapacak olan Kabaağaçlızade Sabit Bey’dir.2

50 yaşın üzerinde pek çok hemşehrimizin hatırladıkları ve ilk Hükümet Konağı zannettikleri bu yapı o dönem devlet binaları bakımından en büyük ve görkemli olanıdır. Sonraki yıllarda (1910-1920 arası) şimdi Zafer müzesi olan Belediye Dairesi, Afyon Lisesi, İttihat Terakki gibi binalar yapılmıştır. Bu yönüyle şehir merkezinin kale eteklerinden çıkıp şimdiki Anıtpark çevresine yönelmesine öncülük yaptığı söylenebilir.

2. Hükümet konağı binası merdivenli giriş kısmındaki 4 adet sütun ve bu sütunların taşıdığı çıkma kısımlarıyla son dönem Osmanlı mimarisinin güzel bir örneğidir. Bina zemin ve üzerinde 2 kattan oluşmakta ayrıca sütunların taşıdığı kısımda, en üstte bir çatı katı bulunmaktadır.
1921-1922 yıllarında yaşanan işgal günlerinde Yunan Karargahı olarak kullanılan bina şehrin kurtuluşundan sonra tekrar vilayete çevrilmiş ve ilk ev sahibi de Vali Ethem Tuncel olur.

1933-34 yıllarında Hükümet Konağı büyük bir tadilat geçirir. Çatı değiştirilir. Bu da yetmez ön kısımdaki sütunlar ve bu sütunların taşıdığı üst katlardaki odalar kaldırılır. Binanın o eski ihtişamından eser kalmamıştır artık. Geçmiş yıllarda bayramlarda balkondan atılan nutuklar da yerini yeni yapılmaya başlanan Anıtpark’taki kutlamalara bırakır. Binanın altında yer alan “Karakol” yıllar boyu girenlerin pek de iyi anlatmadığı nezarethaneleriyle meşhurdur

Hükümet konağı uzun yıllar birçok Mutasarrıfı, Valiyi, idareciyi ağırladıktan sonra gerçekte yeni Hükümet Konağı yapımı amacıyla “Yıkılması Gerekli” raporu verilmiş ve 28 Temmuz 1973 tarihinde boşaltılmıştır. Boşatılan birimler II. Dumlupınar Caddesi’nde bulunan Barlas Apartmanı’na taşınırlar. Yaklaşık 5 ay boş halde bekleyen tarihi binada yıkım 11 Ocak 1974 tarihinde başlar. Yıkımın ilk günlerinde duyarlı vatandaşlar binanın tarihi eser olduğu gerekçesiyle Bayındırlık Bakanlığı-Kültür Müsteşarlığı gibi yetkili mercilere itiraz etmişler ve bu itirazlar neticesinde henüz çatı ve son katı kaldırılmışken yıkım durdurulmuştur.

Yıkımın bu aşamada durdurulmuş olması dönemin idarecilerini oldukça rahatsız eder. Gerek Cumhuriyet Senatosu’nun Afyonkarahisar’lı üyeleri gerekse milletvekillerimiz ‘’Hiçbir tarihi önemi olmayan(!) bu binanın yıkımının devam etmesi ve bir an önce tamamlanması gerektiği’’ konusunda sözbirliği etmişçesine sık sık açıklama yaparlar. Yıkımı durduran Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı Gayri Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu siyasi baskılar neticesinde 11 Mayıs 1974 tarihinde yeni bir karar alarak ‘“inanın tarihi eser olmadığı ve yıkılabileceği” şeklinde bir karar alır. Bu karar üzerine yıkım kaldığı yerden tekrar başlar, Temmuz 1974 tarihinde tamamlanır. Yaklaşık 75 yıllık bir bina da bu şekilde hem hatıralarda hem de tarihin sayfalarında yerini alır.

Tarihi binadan bu şekilde kurtulan Afyonkarahisar’ın Hükümet Konağı ihtiyacı için çözüm arayışları başlamıştır. 1970’li yıllar hep yeni bir Hükümet Konağı beklemekle geçer.1980 yılına kadar geçen süre içerisinde çevredeki evlerin ve tarihi cezaevinin istimlaki tamamlanıp yıkımları gerçekleştirilmiştir. İstikrarsızlık, mali darboğazlar bu yıllarda yeni bir Hükümet Konağı düşüncesini hep ertelenmesine sebep olmuştur.
Proje yarışmasına 1974 yılında çıkılacak denilmesine rağmen aradan 6 yıl geçtikten sonra 1980 yılında açılan proje yarışmasını Alpay Aşkun –İlgi Yüce isimli mimarların çizdiği proje kazanır.
“Seçici Kurul Raporuna göre
1- Park, anıt, korunacak yapı simetri aksında yer alan, Valilik bölümü ile kavşak yönüne ağırlık veren öneri, korunacak yapıya çok uygun bir fon oluşturmakta, çevre değerlerine katılarak bu değerleri artırmaktadır. Maliye ve Hükümet işlevlerinin bir bütün içinde ayrımları ve birliktelikleri ile Hükümet işlevlerinin Valilikle ilişkileri başarılıdır.
Girişler merkezi konumda bir ortak giriş holünden yapılmakta; alt zemin kottan giriş ile birlikte tek noktadan denetim güvenceye alınmaktadır. Giriş holünde buluşan yaya ve oto yaklaşımı, maliye ve hükümet bölümlerine net bir şekilde ayrılmaktadır.Oluşturulan esas giriş mevcut bina arkasında kalmasına karşın yapı biçiminin yaya yaklaşımların gelişle sağladığı süreklilik nedeniyle gerekli etkinliği sağlamaktadır. Otopark bina arkasında ve sınırlı kapasitede tutulmuştur.

2- Bina içinde çalışma alanlarının dağılımı nettir. Dış ile ilişkisi yoğun vergi, nüfus ve tapu müdürlüklerinin alt katlarda düzenlenmesi başarılıdır. Çalışma alanlarının devamlılığı kullanım esnekliğini güvenceye almaktadır. Dış köşelerde yeralan mekanlar müdür odası gibi özel mekanlar için başarı ile kullanılmıştır. İç köşelerde yeralan mekanların doğal aydınlatılması yetersizdir. İç dolaşım net, merdivenlerin konumları merkezi, katlarda koridorların galeri biçiminde düzenlenmesi ferahtır. WC lerin konum ve çözümleri başarılıdır. Garaj iç çözümü, binayla bağlantısı, kömürlük ve kazan dairesi düzenlemeleri başarılıdır. Mevcut bina için öngörülen düzenleme başarılı, sivil savunma dışında tanımlanan kullanım tutarlıdır.

3- Proje taşıdığı simgesel nitelikler açısından çok üst düzeydedir. Çalışma alanları meydan dışına yöneltilerek binanın meydan cephesi dolaşım ve servis alanlarına ayrılmış, bu alanları çevreleyen çeperler ise büyük bir başarı ile üst düzeyde plastik değerler elde edilecek şekilde biçimlendirilmiştir .İç mekanlara da benzer niteliklere ulaşmış galeri ve hollerde, gerekli simgesel düzey kazandırılmıştır. Öneri sahip olduğu üstün biçimsel nitelikler yanısıra, yapım kolaylığı ve işletme ekonomisi açısından da başarılıdır. Bu açıdan, sınırlı kaynak ve olanaklarla üstün plastik değerlere ulaşılabileceğinin somut bir kanıtıdır. Isı kaybı açısından yapılan irdelemede öneri ödül ve mansiyon alan projeler arasında üst sıralarda yeralmıştır.’’3

Teoman AKTÜRE, Ersin ARISOY, Emre ÇEKİÇ, Alhan GEDİK, Merih KARAASLAN gibi isimlerden oluşan seçici kurul yukarda belirttiğimiz gibi pek gerekçe öne sürerek bu projeyi 1. seçmişler.
Seçici kurulun bir tespitini haklı bulduğumu belirtmekte fayda var, “ doğal aydınlatılması yetersizdi”. Şimdi yıkılmakta olan binadan aklımızda kalan daracık koridorlarda ve iç mekanlarda gündüz saatlerinde bile hiç sönmeyen lambalar.

Zafer Müzesi’nin hemen arkasında 1984’te başlayan hafriyat çalışması insanlarda binanın biran önce yapılacağı hissini uyandırsa da iflas eden müteahhitler, yetmeyen ödenekler gibi sebepler yüzünden yeni binaya geçebilmek için 1993 yılını beklemek gerekir. Tarihi Hükümet Konağı’nın 1899-1901 arası 2 yılda bitirildiği düşünüldüğünde yeni binanın serüveni 20 yıl sürmüştür.
21 yıllık kullanım süresinin ardından yıkımına başlanan Hükümet Konağı’nın yerine yenisi tüm devlet dairelerini kapsayacak bir şekilde, geleneksel tarzda bir mimari ile geniş bir alanda inşa edilir.

Son yıllarda birçok ilimizde yapılan yeni hükümet binalarında olduğu gibi kimlikli ve kişilikli, uzun yıllar vatandaşa hizmet edecek ve yaptıranları hayırla yadettirecek yeni bir Hükümet Konağı Afyonkarahisar’a yakışır.

DİPNOTLAR
1- ‘’Servet-i Fünun’a göre Afyonkarahisar (II)’’ Lokman Derya SOLMAZ. Taşpınar Dergisi sayı 9 s.72
2- Afyon Vilayeti Tarihçesi.Ömer Fevzi ATABEK.Yayına Hazırlayan Turan Akkoyun.AKÜ Yayını 1997
3-Mimarlık Dergisi Ocak 1980 .s 53-58

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi